Bu bölümde seküler kesimi anlamaya çalışıyoruz.
Sekülerizm, genel olarak dinin kamusal alandan çekilmesini ve toplumun laik bir şekilde yönetilmesini savunan bir felsefi ve siyasi ideolojidir. Sekülerizm, devletin dini otorite ve kurallardan bağımsız olması gerektiğini savunur ve bireylerin din ve inanç özgürlüğünü koruma amacını taşır.
Sekülerizmin kökenleri, Aydınlanma dönemine kadar uzanır. Aydınlanma, 17. ve 18. yüzyıllarda Avrupa'da gerçekleşen bir entelektüel harekettir ve bu dönemde bilim, mantık ve akıl yoluyla gerçeğin araştırılması ve anlaşılması vurgulanmıştır. Aydınlanma düşünürleri, insanların kendi aklını kullanarak gerçeği sorgulaması ve dogmatik inançlara dayalı otoriteye meydan okuması gerektiğini savunmuştur.
Sekülerizm, dinin etkisinin azaltılması veya dini kuralların devlet yönetimine etkisiz hale getirilmesi anlamına gelmez. Aksine, sekülerizm, farklı din ve inançlara sahip olan tüm bireylerin eşit haklara sahip olduğu ve inanç özgürlüğünün korunduğu bir toplum modelini teşvik eder. Devletin nötr bir konumda olması, bireylerin istedikleri dini veya inancı seçme hakkına sahip olmalarını sağlar.