ABD’nin 5 Aralık’ta açıkladığı yeni strateji belgesi, Washington’ın II. Dünya Savaşı sonrası kurduğu güvenlik mimarisinin temel varsayımlarını yeniden yazmaya başladığını gösteriyor. 1️⃣ ABD küresel jandarma rolünü azaltıyor. Artık her coğrafi krize müdahale eden ülke olmak istemiyor; önceliğini kendi güvenliğine ve Batı Yarımküre’ye veriyor. Bu, Monroe Doktrini’nin modern bir versiyonu gibi. 2️⃣ Müttefiklere daha fazla yük transferi. ABD, NATO dahil tüm ittifaklarda maliyeti ve askeri sorumluluğu daha fazla müttefiklere devretmeyi hedefliyor. “ABD öder, Avrupa yararlanır” modeli sona eriyor. 3️⃣ Avrupa stratejik öncelik olmaktan çıkıyor. Transatlantik alan ilk kez “ikincil bölge” olarak tanımlanıyor; bu, AB’nin kendi savunmasını üstlenmesi gerektiği anlamına geliyor. 4️⃣ ABD küresel angajmanını daraltıyor. Orta Doğu, Doğu Akdeniz, Afrika ve Orta Asya’da ABD varlığının azalması bekleniyor — bu da Çin, Rusya ve bölgesel güçlere daha fazla alan açıyor. 5️⃣ Askeri strateji modernizasyon odaklı. ABD büyük kara savaşlarına geri dönmek yerine; siber, yapay zekâ, hipersonik savunma ve dron tabanlı yüksek teknoloji üstünlüğüne yöneliyor. ABD’nin yeni güvenlik stratejisi, küresel dengeleri olduğu kadar Türkiye’nin jeopolitik alanını da yeniden şekillendiriyor. Washington geri çekildikçe, Türkiye’nin bölgesel diplomasi, enerji ve güvenlik mimarisindeki etkisi daha da belirginleşiyor.
Become a supporter of this podcast: https://www.spreaker.com/podcast/digital-diplomacy--4378498/support.
Digital Diplomacy
Küresel siyaseti, diplomasiyi ve jeoekonomiyi analitik bir perspektifle okuyan bağımsız podcast.
Yeni bölümler için takipte kalın.