Merhaba,Bugün asistanlık eğitimimizde karşılaşmadığımız için zorlandığımız belki de tek hasta grubu olan çocuk hastalardan bahsedeceğiz. Ülkemizde çoğu hastanede pediatri uzmanlarının da olması bizi biraz rahatlatsa da çocuk hastaların ilk müdahalelerinin yapılması, doğru ön tanıların düşünülmesi ve buna yönelik tetkiklerin planlanması, gerekli yerlerde de pediatri uzmanına danışılması çok önemli. Bu açıdan günlük hayatta karşımıza en sık gelen vakalar üzerinden yaklaşım önerilerini pediatri uzmanı arkadaşım Dr. Meltem Çakmak ile konuştuk. Yazımızda amacımız teorik bir bilgi sağanağı yerine pratik yaklaşım önerilerinde bulunmak olacak. Elbette tüm bu konular kaynak kitaplardan ileri okumalarla geliştirilebilir. İki parça olarak yayınlayacağımız yazımızın ilk bölümünde ateş yüksekliği olan çocuk hastaya yaklaşımdan bahsedeceğiz. İkinci bölümümüzde de bulantı kusma, karın ağrısı, göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi başlıklarımız olacak. Benim için çok faydalı olan bu soru cevap, umarım sizler için de faydalı olur.
İyi okumalar.
Çocuk hastaların ilk değerlendirmesi ile ilgili yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.
Ateş Yüksekliği Olan Çocuk
Soru
* Ateş yüksekliği ile başvuran çocuk hastada öncelikle araştırmamız gereken enfektif odaklar ve yaklaşımımız ne olmalı?* Ne zaman kan tetkiki istemek gerekir?* Her ateş tetkik edilmeli midir?* Enfektif parametreler bize tedavi yönlendirmede ne ölçüde katkı sağlar?
Acil servise ateş yüksekliği ile başvuran çocuk hastaların en sık tanıları şunlardır:
* üst solunum yolu enfeksiyonları (otit, nezle, sinüzit, farenjit, krup),* alt solunum yolu enfeksiyonların (bronşiolit, bronkopnömoni, pnömoni),* üriner sistem enfeksiyonları (alt ve üst),* gastroenteritlerdir (rotavirüs, adenovirüs, norovirüs)
Üst solunum yolu hastalıkları
Bu hastalıkların tanısı hastanın şikayetleri sorgulanarak ve klinik bulgulara dayanarak konulabilmektedir, genel durumu iyi hastalarda tedavi düzenlemek için klinik bulgular yeterlidir, ek tetkike ihtiyaç yoktur.
Fakat tanıyı doğru koymamız, varsa alarm bulguları ve hayatı tehdit edici durumları tespit etmemiz, çocuğun genel halini iyi değerlendirmemiz gerekmektedir.
* Üst solunum yolu hastalıklarından birini tespit ettiğimizde, hastalığın seyri beklenene uygunsa (2-3 gündür ateş, evde kontrol altına alınabiliyor, çocuğun beslenmesi ve hidrasyon durumu iyi, küçük çocuklarda anne kucağında sakinleşiyor) herhangi bir tetkik almadan tedavi vermemiz ve poliklinik kontrolü önermemiz yeterlidir. * Otit özellikle 2 yaş altında ve bilateralse, farenjitte Grup A Streptekok enfeksiyonundan şüpheleniyorsak ( 5-15 yaş arası çocuk, eşlik eden LAP olması, buruk akıntısı ve öksürük olmaması) uygun antibiyoterapi başlanmalıdır. * Hafif ateşle seyreden nezle, viral farenjit (ilk 5 yaşta hafif ateş ve öksürük burun akıntısı ile seyreden), krup tanılarında acil serviste antibiyoterapi başlanması önerilmez. Bu hastalarda WBC ve CRP'nin değerlendirilmesi tedavi kararını etkilemez. * ÜSYE düşündüğümüz çocuklarda ateş 3 günü doldurmuşsa, dirençli ateşi varsa (her 3-4 saatte bir çıkan veya evde uygun dozda ateş düşürücülerle kontrol altına alınamayan), hastanın genel durumu düşkünse, dehidrate ise ( turgoru azalmış, ağız mukozası kuru, gözyaşı olmayan hastalar) eşlik eden komplikasyonları tesit edebilmek için hastanın tetkikleri alınmalıdır ve bu hastalar ateş izlemi ve hidrasyonun sağlanması için müşahadede tutulmalıdır. * Tanısı net olmayan, genel durumu düşkün, hastalığın seyri atipik olan hastalar uzmana danışılmalıdır.