Sanırım bir iki gündür "inandığımız dağlara kar değil, kâr yağmış da haberimiz olmamış" diyenlerimizin sayısı hiç de az değil. Tüm Türkiye, bir yardım derneğinin şaibeli yöneticilerinin iç ettiği milyarların hesabıyla çalkalanıyor. Şaibe sözcüğünün anlamını çok az kişi bilir. Boşuna hukuk terimleri sözlüklerine bakmayınız, bu sözcük bir hukuk terimi değil, aksine kaynağı halk irfanında saklı bir içgörü anlatımı. Şaibeli kişi, ne suçlu kişi, ne de suçlu olma olasılığı bulunan kişi demektir. (Şaibeli olmak sabıkalı olmak anlamına gelmez.) Peki ne anlama gelir? Şaibeli kişi "suçsuz olmama olasılığı bulunan kişi" demektir. Arada çok ince bir fark var. Bazı insanlar güvenilirdir, bazıları da güvenilmez. Şaibeli insanlar güvenilmez insanlar kategorisinde yer almaz, aksine böyleleri "güvenilir olmayabilir" kategorisinde yer alırlar. (Aradaki farkı hala anlamadıysanız, salın gitsin, kendinizi boşuna yormayın.) Şaibe, insanları kantarla değil, kuyumcu terazisiyle tartmaya çalışanların başvurduğu bir ahlaki ölçüttü. Şimdi toplumumuzda hiçbir karşılığı kalmadı, çünkü birbirimize o denli yabancılaştık ki artık herkes şaibeli. En çok da şaibeli olanlar "ahbaplar", yani halk. Peki çavuş nerede? Çavuş devletin, devletluların ta kendisi. Adalet halktan değil devletten, insanlardan değil tanrıdan, duygulardan değil akıldan beklenir. KIZILAY devletti, AHBAP ise halk. Varın gerisini siz hesab eyleyin!
Become a supporter of this podcast: https://www.spreaker.com/podcast/konforsuz-alan--7149611/support.