Kimsesiz bir kuşun kanad çırpışıyla, uyandı gönlüm .
Gözlerini dünyaya, henüz açmış bir yetim bakışı.
Ötelenmiş sokak hayvanlarının buruk yanlızlığı .
Ulu bir cınar ağacının asil duruşu .
Hepsi ve herkes şahit ,
Sana olan sevdamın güzelliğine
Sen bana birkez olsun gülünce ,
Gülüşün yolunu kaybetmiş bir kaptana kutup yıldızı olur .
Yolumu bulurum sayende ,
Ağaçların ve insanların yosunlu taraflarına bakmadan.
Bütün yollarım sana çıkar ,tüm gökyüzüm senle kaplı.
Sevdam tarifsizdir, içimde bir meczubun aklı.
Bir kış günü ,
Bir köşebaşı pastahanesinde ,
İçilen sıcak bir salep gibi, Haydi gelde ısıt içimi.
Kendi içime dahi sığamıyorum ,
Yeryüzü çok mu dar .
İçimde bir sevda yangını .
Gökyüzü bana hâr.
Gözlerin çağlayan bir şelale .
Aklım sihirli bir lamba ,
Dilenmemiş üç koca dilek.
Aşmadığım dağ kalmadı ,
Heybemde Ferhad’ınkinden bir yürek.
Bir gök kuşağıdır saçların , kat kat , renk renk .
Baharı devşirmiş endamın rengarenk.
Ellerim titriyor yokluğundan
Aramızdaki hasret , bir garip ahenk…