Nöbetin en yoğun saatidir, kapıdan kaçıncı olduğunu sayamadığınız bir 112 sedyesi daha girer. Travma hastası getirmişlerdir. En azından müphem şikayetlerle gelip onlarca ayırıcı tanıda boğulmayacağınız için bir nebze avunursunuz. Anamnezi alır, dikkatlice muayenesini yaptıktan sonra kontrastlı batın tomografi endikasyonunu koyarsınız. Bir süre sonra alan telefonu çalar ve “Hocam; damaryolu patladı, kontrast ekstravaze oldu n’apalım?” şeklinde bir soruyla karşılaşırsınız. Başka bir damaryolu açalım deyip travma eveluasyonu sonrası taburcu mu edelim? Peki ya cilt altında kontrast ekstravaze olan kolu?
Yeşilde bir saatin dünyada bir güne denk geldiği nöbetinizde sağ önkolu ödemli bir hasta gelir. Gün içinde kayıp düştüğünü, hastaneye başvurduğunda çekilen görüntülemelerde bir şey olmadığını söylediklerini ancak şişliğin ve ağrının giderek arttığını, ağrı kesicinin fayda etmediğini, bu yüzden başvurduğunu ifade eder. Önkolu ödemli ve ağrılıdır. Sistemden diğer hastanede çekilen röntgen ve tomografilere bakarsınız, gerçekten de patoloji yoktur. Peki şimdi ne yapmalı? Elevasyon ve buz önerileri ile taburcu mu etmeli? Yoksa ayırıcı tanıda bir şeyleri göz önünde bulundurmak gerekli mi?
Evet, kompartman sendromu.
Kompartman sendromunu fasya ile sarılı olan kas gruplarının bulunduğu bir alanda basıncın artması ile gelişen perfüzyon bozukluğu olarak tanımlayabiliriz.1,2
Epidemiyoloji ve Risk Faktörleri
Bir travmayı takiben akut gelişebileceği gibi çoğunlukla sporcularda görüldüğü gibi kronik olarak da karşımıza çıkabilir. Bugün sizlerle akut kompartman sendromunu konuşacağız.
Altı çizilmesi gereken en önemli noktalardan biri akut kompartman sendromunun (KS) cerrahi bir acil olduğudur.İnsidansı değişmekle beraber, görülme olasılığı her 100.000’de 0.7-7.3 vaka olarak söyleyebiliriz.3
Yüksek enerjili travma maruziyet riski yüksek, fasya yapıları kuvvetli, kas kütlesi göreceli daha fazla olduğu için 35 yaş altı grupta akut kompartman sendromu riski daha yüksek. Hatta kadınlarla karşılaştırıldığında erkeklerin KS ile karşılaşma riski 10 kat daha fazla.3,4 Yaşlı hastaların risk grubunda yukarılarda olmama sebeplerinden biri azalmış kas kütlesine sahip oluşları. Bir başka neden ise hipertansiyonun daha fazla görülmesi.Hipertansiyon, perfüzyon basıncının artmasına neden olarak bir açıdan koruyucu rol oynuyor.5
KS genellikle travmayı takiben ilk 24 saat içinde gelişir ancak bu sürenin birkaç günü de bulabileceği unutulmamalıdır.6
Özellikle uzun kemikleri içeren fraktürle sonuçlanan travmalar etiyolojide üst sıralarda yer alsa da minör travmalara ve hatta nontravmatik sebeplere de bağlı olabilir.2,7 Diyastolik basıncı aşmaya neden olacak herhangi bir durum kompartman sendromu için risk oluşturmakta. Ufak bir hatırlama da yapmak lazım: Kırığın, açık kırık oluşu kompartman sendromu gelişmeyeceği anlamına gelmez.
Üst ve alt ekstremitede KS’a yol açacak benzer risk faktörleri Uzun kemik kırıkları(en sık tibia) Reperfüzyonla beraber akut ekstremite iskemisiYanıklarCrush yaralanmalarSpontan hemoraji/hematomYumuşak doku enfeksiyonlarıNontravmatik miyozit/miyonekroz/rabdomyolizSistemik inflamatuar yanıt sendromu (SIRS)/masif sıvı resüsitasyonu Daha çok üst ekstremitelerde KS’a yol açacak risk faktörleriYüksek basınçlı enjeksiyonlarİntravenöz ekstravazasyon yaralanmalarıKasıtlı/kasıtsız yapılan intra-arterial enjeksiyonlarDoğum yaralanmaları (neonatal kompartman sendromu) Daha çok alt ekstremitelerde KS’a yol açacak risk faktörleriUzamış immobilizasyonYılan ısırması