Acilcinin Sesi

Albümin Konuşalım: Mitler & Gerçekler


Listen Later


Neden Albümin konusunu seçtim?



2. basamak acillerde çalışan meslektaşlarım, çok temel tedavi ajanlarına dahi kimi zaman ulaşamazken, çoğu başlıkta kullanımı zaten “tartışmalı” olan albümin uygulamasından neden bahsetmek istediğimi anlamakta zorlanabilir. Oysaki kritik bakımda hem prognostik bir biyobelirteç olarak hem de tedavi modalitesi olarak önemli bir rol oynadığını bildiğimiz albüminin adı sandığımızdan sık telaffuz ediliyor. Ancak kullanımına dair pratik eksiğimizden ötürü hakkında çok az şeye hakimiz. Üstelik özellikle 3. basamak hastanelerin acil servislerinde günlerce kritik hasta takibi yaptığımız bir gerçek. Dolayısıyla çoğu zaman, bu kritik hastalar özelinde, branşımızın kapsayıcılığına hayret ediyor, “hani acil tıp diğer tüm uzmanlık dallarının en ilginç ilk 15 dakikasıydı” sorgusunu yaptığımız tedavilerle dolu nöbetler geçiriyoruz. Yakın gelecekte acil tıbba yoğun bakım yan dalı hakkı verilmese dahi, Türkiye’deki sağlık sisteminin, acillerin kritik hasta iş yükünü böyle giderse daha da artıracağı da aşikar. Bu durumda “nedir bu albümin meselesi?” üzerine biraz kafa yormaya karar verdim. Faydalanacağınız bir yazı olmasını umuyorum.



Albümin,​1​ ilk olarak plazma onkotik basıncının ana sağlayıcısı serum proteini olduğunun keşfiyle birlikte, İkinci Dünya Savaşı yıllarında travmatik hemorajik yaralanmalarda ve Pearl Harbour’dan kurtulan yanık hastalarında kan ve sıvı  kaybını önlemek için kolloid bir terapötik ajan olarak başarıyla kullanılıyor (günümüz pratiğinde yeri yok). Askerlerde kanama kontrolünden doğan bu ihtiyaç, sonraki dekadlarda travma ve acil tıp alanlarında albümin kullanımının klinisyenlerce çokça araştırılmasının ve oluşan merakın temelini oluşturmuş. Anti-inflamatuar ve anti-oksidan özelliklerinin de keşfiyle siroz, sepsis ve diğer inflamatuar durumların tedavisi için de kullanımı araştırılmış, ancak klinik çalışmaların değişen ve zaman zaman çelişen sonuçları, pratikte kullanımı ile ilgili eksiklikler ve yanlış uygulamaları beraberinde getirmiş. Karşıma çıkan bir derleme,​2​ albümin kullanımı ile ilişkili mitleri 10 başlıkta ele alması ve kanıta dayalı olarak incelemesi açısından ilgimi çekti:



Mit #1. Albümin intravasküler boşluktan interstisyel kompartmana sızar ve pulmoner ödem oluşumuna katkıda bulunur.



Gerçek #1. Albümin intravasküler boşluktan interstisyel kompartmana sızar evet, ancak bu mekanizma ödem oluşumuna katkıda bulunmaz.



Bu noktada albümin metabolizmasına​3​ bir bakmamız gerekecek:



* Kantitatif olarak en önemli plazma proteini olduğunu ve intravasküler onkotik basıncın korunmasındaki önemini söyledik. Vücut sıvılarında dağılan kısmı yaklaşık 300 ila 500 gramıdır (total vücut albümininin %40’ı) ve ortalama bir erişkin karaciğeri günde yaklaşık 15 gr (200 mg/kg/gün) albümin sentezler.



* Serum albümin konsantrasyonunda düşüş olduğu durumlarda KC sentez hızı iki katına çıkabilir.



* Serum albümin konsantrasyonu; sentez oranı, bozunma hızı ve dağılım hacminin bütününü yansıtır.



* Albümin sentezi ve işlevi; beslenme durumu, serum onkotik basıncı, sitokinler ve hormonlar dahil olmak üzere çeşitli faktörler tarafından düzenlenir. TNF ve IL-1 gibi inflamatuar durumlarla ilişkili inhibitör maddeler, albümin sentezini ve non-onkotik işlevlerini (anti-oksidan, immünomodülatör, endotel koruyucu) etkileyebilir.



Öte yandan, evet fizyolojik olarak, intravasküler albüminin saatte yaklaşık %5'i kadarı ekstravasküler boşluğa sızar – buna albüminin transkapiller kaçış hızı (TER) diyoruz – ancak önemli nokta şu ki ekstravasküler sızıntının ardından albümin, kan dolaşımına lenfatik sistem yoluyla yeniden girer ve interstisyumda kalmaz (Şekil 1). Bu durumda TER ve lenfatik sistem arasındaki denge,
...more
View all episodesView all episodes
Download on the App Store

Acilcinin SesiBy Acilci.Net


More shows like Acilcinin Sesi

View all
Hiçbir Şey Tesadüf Değil by Podbee Media

Hiçbir Şey Tesadüf Değil

10 Listeners