İktidarlar tarafından cezalandıran aydınların gücü, hiç kuşkusuz ruhları etkileyebilme gücüdür. Görünüşte dilin, sözün, kalemin gücü. Gerçekte ise imgelemin ve usun gücü. Sabahattin Ali ve Nazım Hikmet Cumhuriyet döneminin acımasızca cezalandırılan aydınlarındandı. İlkini hapislere atmaktan çekinmediler, en sonunda 41 yaşında döve döve canına kıydılar; ikincisini ise 36 yaşında girdiği cezaevinde 13 yıl tutup, en güzel, en verimli yıllarını elinden almakte tereddüt bile etmediler (1938-1950). Genel afla dışarı çıktıktan sonra 49 yaşında askere alınmak istenince yurt dışına kaçtı. 61 yaşında geçirdiği kalp krizi nedeniyle Moskova'da yaşama veda etti. Bu söyleşide, Ahmet Turan Alkan'ın kaleme aldığı "özür mektubu" bağlamında Sabahattin Ali ile Nazım Hikmet' tarafından doğrudan Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'e, Necip Fazıl'ın ise 1960 ihtilalinin başı Cemal Gürsel'e yazdıkları mektupları tek tek ele alacak, Ahmet Turan Alkan'ın kaleme aldığı üç özür mektubundan yalnızca yayımlanmış olanıyla karşılaştıracağız.
Become a supporter of this podcast: https://www.spreaker.com/podcast/konforsuz-alan--7149611/support.