
Sign up to save your podcasts
Or


Behind the Times Ne Demek? Anlamı, Kullanımı ve Örnek Cümleler
Sıkça duyduğumuz ama tam olarak behind the times nedir ve ne anlama gelir merak ediyor musunuz? İngilizce öğrenirken karşımıza çıkan bu deyim, aslında günlük dilde oldukça yaygın bir kullanıma sahiptir. Bu yazıda, "behind the times" ifadesinin anlamını, hangi durumlarda kullanıldığını ve cümle içinde nasıl yer aldığını detaylıca inceleyerek, bu deyimi İngilizce konuşmalarınızda bir profesyonel gibi kullanmanızı sağlayacağız.
Behind the Times Ne Demek? / Anlamı Nedir?
Behind the times ne demek sorusuna verilebilecek en net ve kısa yanıt, "zamanın gerisinde kalmış" veya "çağdışı" demektir. Bu ifade, kelimelerin birebir çevirisinin ötesinde mecazi bir anlam taşır. Bir kişinin, kurumun veya fikrin güncel gelişmeleri, teknolojiyi, modayı veya modern düşünce tarzını takip etmediğini belirtmek için kullanılır. Yani, bir şeyin veya birinin modası geçmiş, eski kafalı veya güncel olmadığını vurgular.
Behind the times Türkçe anlamı olarak "çağın gerisinde kalmak", "modası geçmiş olmak", "eski kafalı olmak" veya "günceli takip etmemek" gibi karşılıklar bulabiliriz. Bu deyimin temelindeki mantık, zamanın bir nehir gibi aktığı ve bazı kişilerin veya şeylerin bu akışın "arkasında" kaldığı metaforuna dayanır. Behind the times açıklaması yapılırken, genellikle yeni teknolojilere direnen, sosyal değişimlere ayak uyduramayan veya hala eski yöntemlerle iş yapmaya devam eden durumlar örnek verilir.
Kısacası, behind the times İngilizce deyim anlamı olarak, modern dünyadan ve onun getirdiği yeniliklerden habersiz veya bunlara uzak kalmış bir durumu niteleyen, oldukça açıklayıcı ve sık kullanılan bir ifadedir.
Behind the Times Kullanımı ve Kullanım Alanları
Behind the times nedir ve anlamı tam olarak anlaşıldıysa, şimdi sıra kullanımına geldi. Bu deyimin en güzel yanlarından biri, oldukça esnek bir kullanıma sahip olmasıdır. Hem resmi olmayan günlük sohbetlerde hem de iş hayatında eleştirel bir yorum yapmak için kullanılabilir. Genellikle "to be" (am, is, are) fiili ile birlikte kullanılır. Örneğin, "He is behind the times" (O, zamanın gerisinde kalmış) şeklinde bir yapı yaygındır.
Behind the times kullanımı için bazı yaygın senaryolar şunlardır:
Teknoloji: Akıllı telefon kullanmayı reddeden veya e-postanın ne olduğunu bilmeyen biri için bu ifade kullanılabilir. İş Dünyası: Pazarlama stratejilerini dijital dünyaya taşımayan, hala eski usul reklam yöntemlerine takılıp kalmış bir şirket için "behind the times" denebilir. Moda ve Trendler: Yıllar öncesinin modasına göre giyinen veya güncel müzik ve filmlerden habersiz olan birini tanımlamak için kullanılır. Fikirler ve Görüşler: Toplumsal olarak kabul görmüş yeni fikirlere veya sosyal değişimlere karşı eski ve katı bir tutum sergileyen kişiler için de bu deyim geçerlidir.
Deyimi kullanırken genellikle nazik bir eleştiri veya bir durum tespiti yapılır. Kaba bir hakaretten ziyade, bir kişinin veya kurumun güncellenmesi gerektiğine dair bir ima içerir.
Behind the Times Örnek Cümleler
Deyimin farklı bağlamlarda nasıl kullanıldığını görmek, behind the times İngilizce-Türkçe karşılığını pekiştirmenin en iyi yoludur. İşte size yol gösterecek bazı behind the times örnek cümleler:
1. English: My grandfather doesn't own a computer; he's a bit behind the times. Türkçe: Büyükbabamın bir bilgisayarı yok; biraz zamanın gerisinde kalmış.
2. English: The company's management is completely behind the times. They still think advertising in newspapers is the best strategy. Türkçe: Şirketin yönetimi tamamen çağdışı. Hala gazetelere reklam vermenin en iyi strateji olduğunu düşünüyorlar.
3. English: If you're still using a dial-up modem for internet, you are seriously behind the times. Türkçe: İnternet için hala çevirmeli ağ modemi kullanıyorsan, ciddi anlamda zamanın gerisinde kalmışsın.
4. English: I feel so behind the times; I hadn't even heard of that new social media app everyone is using. Türkçe: Kendimi çok çağdışı hissediyorum; herkesin kullandığı o yeni sosyal medya uygulamasını duymamıştım bile.
5. English: Some of their political views are considered behind the times by the younger generation. Türkçe: Onların bazı siyasi görüşleri, genç nesil tarafından zamanın gerisinde kalmış olarak kabul ediliyor.
Sonuç/Özet
Özetle, "behind the times" deyimi, güncel olmayan, modası geçmiş veya modern gelişmelerden habersiz kişi, kurum ve fikirleri tanımlamak için kullanılan etkili ve yaygın bir ifadedir. Artık behind the times nedir, anlamı ve kullanımı hakkında detaylı bilgiye sahipsiniz! Bu deyimi korkmadan İngilizce sohbetlerinize ekleyerek hem kelime dağarcığınızı zenginleştirebilir hem de kendinizi daha akıcı bir şekilde ifade edebilirsiniz.
By Konuşarak ÖğrenBehind the Times Ne Demek? Anlamı, Kullanımı ve Örnek Cümleler
Sıkça duyduğumuz ama tam olarak behind the times nedir ve ne anlama gelir merak ediyor musunuz? İngilizce öğrenirken karşımıza çıkan bu deyim, aslında günlük dilde oldukça yaygın bir kullanıma sahiptir. Bu yazıda, "behind the times" ifadesinin anlamını, hangi durumlarda kullanıldığını ve cümle içinde nasıl yer aldığını detaylıca inceleyerek, bu deyimi İngilizce konuşmalarınızda bir profesyonel gibi kullanmanızı sağlayacağız.
Behind the Times Ne Demek? / Anlamı Nedir?
Behind the times ne demek sorusuna verilebilecek en net ve kısa yanıt, "zamanın gerisinde kalmış" veya "çağdışı" demektir. Bu ifade, kelimelerin birebir çevirisinin ötesinde mecazi bir anlam taşır. Bir kişinin, kurumun veya fikrin güncel gelişmeleri, teknolojiyi, modayı veya modern düşünce tarzını takip etmediğini belirtmek için kullanılır. Yani, bir şeyin veya birinin modası geçmiş, eski kafalı veya güncel olmadığını vurgular.
Behind the times Türkçe anlamı olarak "çağın gerisinde kalmak", "modası geçmiş olmak", "eski kafalı olmak" veya "günceli takip etmemek" gibi karşılıklar bulabiliriz. Bu deyimin temelindeki mantık, zamanın bir nehir gibi aktığı ve bazı kişilerin veya şeylerin bu akışın "arkasında" kaldığı metaforuna dayanır. Behind the times açıklaması yapılırken, genellikle yeni teknolojilere direnen, sosyal değişimlere ayak uyduramayan veya hala eski yöntemlerle iş yapmaya devam eden durumlar örnek verilir.
Kısacası, behind the times İngilizce deyim anlamı olarak, modern dünyadan ve onun getirdiği yeniliklerden habersiz veya bunlara uzak kalmış bir durumu niteleyen, oldukça açıklayıcı ve sık kullanılan bir ifadedir.
Behind the Times Kullanımı ve Kullanım Alanları
Behind the times nedir ve anlamı tam olarak anlaşıldıysa, şimdi sıra kullanımına geldi. Bu deyimin en güzel yanlarından biri, oldukça esnek bir kullanıma sahip olmasıdır. Hem resmi olmayan günlük sohbetlerde hem de iş hayatında eleştirel bir yorum yapmak için kullanılabilir. Genellikle "to be" (am, is, are) fiili ile birlikte kullanılır. Örneğin, "He is behind the times" (O, zamanın gerisinde kalmış) şeklinde bir yapı yaygındır.
Behind the times kullanımı için bazı yaygın senaryolar şunlardır:
Teknoloji: Akıllı telefon kullanmayı reddeden veya e-postanın ne olduğunu bilmeyen biri için bu ifade kullanılabilir. İş Dünyası: Pazarlama stratejilerini dijital dünyaya taşımayan, hala eski usul reklam yöntemlerine takılıp kalmış bir şirket için "behind the times" denebilir. Moda ve Trendler: Yıllar öncesinin modasına göre giyinen veya güncel müzik ve filmlerden habersiz olan birini tanımlamak için kullanılır. Fikirler ve Görüşler: Toplumsal olarak kabul görmüş yeni fikirlere veya sosyal değişimlere karşı eski ve katı bir tutum sergileyen kişiler için de bu deyim geçerlidir.
Deyimi kullanırken genellikle nazik bir eleştiri veya bir durum tespiti yapılır. Kaba bir hakaretten ziyade, bir kişinin veya kurumun güncellenmesi gerektiğine dair bir ima içerir.
Behind the Times Örnek Cümleler
Deyimin farklı bağlamlarda nasıl kullanıldığını görmek, behind the times İngilizce-Türkçe karşılığını pekiştirmenin en iyi yoludur. İşte size yol gösterecek bazı behind the times örnek cümleler:
1. English: My grandfather doesn't own a computer; he's a bit behind the times. Türkçe: Büyükbabamın bir bilgisayarı yok; biraz zamanın gerisinde kalmış.
2. English: The company's management is completely behind the times. They still think advertising in newspapers is the best strategy. Türkçe: Şirketin yönetimi tamamen çağdışı. Hala gazetelere reklam vermenin en iyi strateji olduğunu düşünüyorlar.
3. English: If you're still using a dial-up modem for internet, you are seriously behind the times. Türkçe: İnternet için hala çevirmeli ağ modemi kullanıyorsan, ciddi anlamda zamanın gerisinde kalmışsın.
4. English: I feel so behind the times; I hadn't even heard of that new social media app everyone is using. Türkçe: Kendimi çok çağdışı hissediyorum; herkesin kullandığı o yeni sosyal medya uygulamasını duymamıştım bile.
5. English: Some of their political views are considered behind the times by the younger generation. Türkçe: Onların bazı siyasi görüşleri, genç nesil tarafından zamanın gerisinde kalmış olarak kabul ediliyor.
Sonuç/Özet
Özetle, "behind the times" deyimi, güncel olmayan, modası geçmiş veya modern gelişmelerden habersiz kişi, kurum ve fikirleri tanımlamak için kullanılan etkili ve yaygın bir ifadedir. Artık behind the times nedir, anlamı ve kullanımı hakkında detaylı bilgiye sahipsiniz! Bu deyimi korkmadan İngilizce sohbetlerinize ekleyerek hem kelime dağarcığınızı zenginleştirebilir hem de kendinizi daha akıcı bir şekilde ifade edebilirsiniz.