Narin Güran cinayetinin medyanın gündemine oturduğu günlerde, doğrusunu söylemem gerekirse, neler olup bittiğini bir türlü anlayamamıştım. Teoriler havada uçuşuyor, herkes kendince bir şey söylüyordu. İşin garip tarafı ortada söylenenleri doğrulayacak veya yanlışlayacak herhangi bir ölçüt de bulunmuyordu. Bütün anımsadığım, o yavrucağın ailesinden birkaç kişinin çok kısa zamanda ağır cezalara çaptırıldığı ve böylelikle konunun kapandığından ibaretti. Ne ki dün akşam ŞEYTAN TEPE BELGESELİ'ni izledim ( • şeytantepe ) ve olup bitenlerden o denli etkilendim ki ancak sabah saatlerinde uyumayı başarabildim. "Bir Katil Yaratmak" adlı ABD belgeselinde de gördüğümüz üzere, sıradan insanların, kötü niyetli olduklarından kuşkulanamayacağımız hukuk ve güvenlik bürokrasisinin kıyıcılığı karşısında ne denli çaresiz, ne denli acınası bir durumda olduğuna bir kez daha tanık olmuştum. Bu söyleşide ŞEYTAN TEPE SELGESELİ üzerinden bu kez ülkemizde işlenen bir hak-hukuk cinayetine odaklanacağım. (İnsani değerlerimizi ayakta tutmanın ne denli güç bir ödev olduğunu bir kez daha idrak etmek için, lütfen bu belgesi mutlaka izleyin!)
Become a supporter of this podcast: https://www.spreaker.com/podcast/konforsuz-alan--7149611/support.