Hayat kurtarmak sadece bir hastanede veya bir muayenehanede gerçekleşmez. Bazen günlük işinizden çıkıp doğaya adım attığınızda canlanmanız gerekebilir veya sınırlı kaynaklara sahip bir konumda/durumda acil bir durumu tedavi etmeye hazırlanmanız anlamına gelebilir. Wilderness Tıp Derneği1 (Wilderness Medical Society) ve kılavuzlarının amacı; çölde, denizde, dağlarda, uzayda ve her türlü arazide, her türlü ortamda hasta tedavi etmeye hazır olabilmemiz için çalışmaktır.
Wilderness Tıp Derneği (WMS), Kaliforniya, Amerika Birleşik Devletleri'nde Dr. Paul Auerbach, Dr. Ed Geehr ve Dr. Ken Kizer tarafından 15 Şubat 1983'te kuruldu. Bu dernek, doğadaki tıbbi sorunlarla ilgilenen en büyük uluslararası kar amacı gütmeyen üyelik kuruluşudur. Özellikle, "sabit veya geçici coğrafi zorlukların tıbbi bakımı sınırladığı veya değiştirdiği alanlarda sunulan tıbbi bakım" konusunda uzmanlaşmıştır. Ayrıca, Wilderness & Environmental Medicine Journal, Wilderness Medicine Magazine ve Wilderness Medicine Klinik Uygulama Kılavuzları gibi yayınlar da sunmaktadır.
Bu yazımızda da orijinali 2016 yılında yayınlanmış olan Wilderness Tıp Derneği (WMS)'nin Boğulmanın Tedavisi ve Önlenmesi İçin Klinik Uygulama Kılavuzları: 2024 Güncellemesini inceleyeceğiz.
Giriş
Her yıl dünya genelinde yaklaşık olarak 236,000 ölüm boğulmaya atfedilir, ancak bu rakamın gerçek ölüm sayısını eksik yansıttığına inanılmaktadır. Boğulma, özellikle gençleri etkilemekte olup; hastalar, aileler ve toplum için derin kişisel, duygusal ve mali sonuçlar doğurabilir. Bu kılavuzların temel amacı; tedavi ve önleme yoluyla boğulma ve ortaya çıkardığı yükü azaltmaktır.
Kabul edilen boğulma terminolojisinin yanı sıra; acil tıbbi bakım ortamlarında ve hastane dışı ortamlarda, özellikle doğada, boğulma hastalarının akut bakımıyla ilgili literatürün incelenmesi ve değerlendirilmesi ele alınmaktadır. Kılavuzda yazarlar, önerilerde bulunmak için az veya belirsiz kanıtların bulunduğu durumlarda, bir doğa ve acil tıp uygulayıcıları panelinin deneyim ve bilgisine dayanmışlar. 2,3
Yöntem
2018 ile 2022 arasında PubMed, MEDLINE ve Google Scholar'da her konuya uygun anahtar kelime aramaları kullanılarak belirlenen makaleler incelenip, rasgele kontrollü denemeler, gözlemsel çalışmalar, vaka serileri ve derleme makaleler değerlendirilerek kanıtlar değerlendirilmiş. Tam metni alınamayan özetler hariç tutulup; ilgili çalışmalar bulunamadığında, öneriler panelin klinik deneyimine dayandırılmış.4
Terminoloji
Boğulma, "sıvı içinde batma veya suya daldırma sonucu solunum bozukluğu yaşama süreci"3 olarak 2002 Dünya Boğulma Kongresi tarafından tanımlanmıştır. Bu tanım, ölümcül olmayan boğulma (morbidite olan ve olmayan) ve ölümcül boğulma olmak üzere üç sonuca izin verir. "Daldırma", hava yolunun suyun üstünde olduğu durumu ifade ederken, "batma", hava yolunun suyun altında olduğu durumu ifade eder.5
Soğuk suya daldırma hipotermiye yol açabilir (ve sadece su sıçraması yoluyla yeterli hava yolu maruziyeti kalma durumunda boğulma olabilir), ve herhangi bir su sıcaklığında batma boğulmaya yol açabilir. Standart boğulma tanımını anlayarak ve kullanarak ve yanlış terimlerden kaçınarak, tıp uygulayıcıları arasındaki iletişim daha tutarlı hale gelmiştir.
Epidemiyoloji
Dünya genelinde boğulma için en yüksek risk grubu 1 ila 4 yaş arası çocuklarken; takip eden en yüksek risk grubu ise doğal su kaynaklarında olan ergenler ve genç yetişkinlerdir. Dünya genelindeki boğulma ölümlerinin %90'dan fazlası düşük ve orta gelirli ülkelerde meydana gelmektedir. Uluslararası düzeyde, ölümcül olmayan boğulma yükünün tahmini daha zordur çünkü birçok hasta hastane başvurusu yapmayabilir.2
Boğulan Hastanın Kurtarılması
Hastaya Ulaşmak
Kurtarıcı güvenliği, kurtarma operasyonlarının kritik bir önceliğidir. Su ortamlarında kurtarma yapabilmek için gerekli beceriler, eğitim ve fiziksel yetenekler önemlidir. Su ortamlarının çeşitliliği, farklı ekipman ve eğitimi gerektirir. Suda kurtarma tekniklerinin etkinliği hakkında sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır ve literatür büyük ölçüde deneyimlere ve politikalara dayanmaktadır.6
Kurtarma operasyonları sırasında, tehlikeli su koşullarının devam ettiği ve kurtarıcının kendi güvenliğini sağlaması gerektiği unutulmamalıdır. Eğitimsiz kişiler tarafından yapılacak kurtarma girişimleri, kurbanın yanına ulaşmak için güvenli yöntemlerle planlanmalıdır. Farklı su güvenlik cihazlarının uygun kullanımı için temel bilgi ve düzenli pratik önemlidir.
Tavsiye: Formal su kurtarma eğitimi olmayan kişilerin, güvenli bir konumdan boğulma kurbanına ulaşarak, bir halat veya yüzen bir nesneyi atarak veya kürek çekerek kurtarma denemesi yapmalarını öneriliyor. Formal su kurtarma eğitimi olan kişiler, eğitim seviyelerine ve kişisel koruyucu ve güvenlik ekipmanlarıyla birlikte su içinde kurtarmaları gerektiği şekilde kurtarma yapmalıdır.
Belirli kurtarma cihazlarını önermek için yeterli kanıt yoktur. Özel kurtarma ekipmanı mevcutsa, katılımcılar bu ekipmanın konumunu ve amacını bilmelidir ve kurtarma durumunda bu ekipmanın kullanımı için uygun eğitimli belirlenmiş kurtarma personeline görev verilmelidir. Güçlü öneri, düşük kaliteli kanıt.
Batan/Sudaki Hastalara Ulaşım
Batmış araçlarda sıkışma ve boğulma vakaları, genellikle boğulma ölümleri olarak sınıflandırılmaz, bu da bu tür olayların epidemiyolojisinin doğru bir şekilde izlenmesini zorlaştırır. Çalışmalar, boğulma ölümlerinin yaklaşık %10'unun araç batması sonucu meydana gelebileceğini ve iç kesimlerdeki sellerde, araç kazalarının %10'dan fazlasının boğulma ölümüne neden olduğunu öne sürmektedir. Ancak, bu tür vakalara ilişkin tıbbi ve kurtarma literatürü oldukça sınırlıdır.7
Resmi incelemeler, boğulmalarda yüksek ölüm oranının üç ana nedenini belirlemiştir: yetkililerin araç batma durumunu yeterince açıklamaması, çelişkili ve yetersiz tavsiyelerin sıklıkla sunulması, ve halkın araçtan çıkma yöntemleri konusunda yanlış bir algıya sahip olması.
SWOC algoritması gibi belirli protokoller, suda sıkışanların araçtan çıkış eylemlerini sıralamak için geliştirilmiştir. Bu protokoller, suya girdikten sonra hemen araçtan çıkılmasını ve camların hızlı bir şekilde açılmasını önerir. Özellikle, araç hareket halindeyken, çıkış için yukarı akıntı penceresinin kullanılması tavsiye edilir, çünkü bu, kurtarılanın su yüzeyine çıkma şansını artırır.8
2010 yılında, IAED, batan araçlarla ilgili protokollerini gözden geçirmiş ve araçtan çıkışın öncelikli olduğunu belirten yeni bir protokolü kabul etmiştir. Ayrıca, sel sularında boğulan hastaları ele alan ek bir protokol geliştirilmiştir. Bu protokoller, araçta kalmak yerine araçtan çıkmayı ve kurtarma eylemlerini gerçekleştirmeyi vurgular.9
2022 Trabzon AFAD Sel Tatbikatı
Tavsiye: Araç suya girdiyse, hemen , araç yüzeydeyken çıkılmasıdır. Eğer araç hala yüzüyorsa, insanların araçta kalması ve aracın üzerinde kalmaları önerilir. Ancak, araç batmaya başlarsa, insanlar araçtan çıktıktan sonra araçtan uzaklaşmalı ve güvenli bir yere doğru hareket etmelidirler. Güçlü tavsiye, orta kaliteli kanıt.
Su İçinde Canlandırma (IWR)
Su içinde canlandırma (IWR), boğulma vakalarında su içinde bulunan kişilere solunum sağlama girişimidir. Göğüs basınçları için geçerli değildir çünkü hem kurtarıcının hem de kurbanın sudayken yeterli göğüs basıncı uygulaması mümkün değildir.10 Başarılı IWR kullanımı 1976'da tanımlanmış olup, ilk klinik çalışma 2004 yılında yayımlanmıştır.
IWR için mevcut sonuçlar, Brezilya'daki profesyonel cankurtaranların uygulamalarına dayanmaktadır ve IWR'nin hayatta kalma ve nörolojik sonuçlarda önemli bir iyileşme sağladığını göstermektedir. Bu kurtarmalar genellikle eğitimli cankurtaranlar tarafından okyanus ortamında gerçekleştirilir ve hastalar kırılan dalgaların ötesine çekilerek helikopterlerle kıyıya taşınırken ağızdan ağıza solunum yapılır.11
CPR'nin teknede uygulanmasıyla ilgili doğrudan sonuçları değerlendiren çalışmalar bulunmamakla birlikte, bu uygulamanın yapılabileceğini gösteren birçok çalışma vardır. Kurtarıcının güvenliği ve bulaşıcı hastalıkların önlenmesi için bariyer cihazlarının kullanımı önerilir. FDA onaylı, IWR için özel olarak tasarlanmış mekanik tek yönlü vana kullanan cihazlar standart CPR maskeleri yerine kullanılabilir.12,13
Tavsiye: IWR'nin yalnızca yeterli eğitim, yetenek ve donanıma sahip bir kurtarıcı tarafından su ortamında, güvenli ve etkili bir şekilde gerçekleştirilebilmesi durumunda düşünülmesini öneriliyor. Kurtarıcının IWR'yi gerçekleştirmesi için su koşulları yeterince güvenli olmalı ve sudan çıkma noktası, teknik olarak zorlu bu görevi denemeyi gerektirecek kadar uzak olmalıdır.
Koşullar, görevi güvenli bir şekilde yerine getirmek için çok tehlikeliyse, IWR için bir gecikme olmadan hızlı çıkarma öneriliyor. Su içinde göğüs basıları deneme ise önerilmiyor. Nabız alınamayan tüm boğulma hastalarının mümkün olan en hızlı ve güvenli şekilde çıkarılması gerekmektedir, böylece erken ve etkili göğüs basıları ve solunumlar başlatılabilir. Güçlü tavsiye, düşük kaliteli kanıt.
İlk Müdahale/ Resüsitasyon
Kardiyopulmoner Canlandırma ve Havayolu
Boğulma vakalarında, hipoksemi'nin önemi göz önünde bulundurularak; resüsitasyon, havayolunun açık tutulması ve yüksek konsantrasyonda oksijen sağlanması gibi odak noktaları üzerine yoğunlaşmalıdır. Kardiopulmoner canlandırma (CPR) algoritmalarının güncellenmesi, özellikle sıradan bir kurtarıcı için, basının önceliklendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu, göğüs basısının havayolu manevraları ve solunum öncesinde yapılması gerektiği anlamına gelir.[NO_PRINTED_FORM] Yalnızca bası CPR'nin boğulma canlandırmasında yetersiz veya sınırlı fayda sağlayabileceği düşünülmektedir ve bu nedenle, eğitimsiz kişiler tarafından tam CPR sağlanamıyorsa tercih edilmemelidir.14,15
Bebekler ve çocuklar için tanık CPR, göğüs basısı ve solunumları içeren standart prosedürlerin uygulanmasını gerektirir.