
Sign up to save your podcasts
Or


8 Mart geldiğinde çoğumuz aynı anda iki şey hissediyoruz sanırım: gurur ve burukluk.
Kadınların eğitimde, işte ve kamusal alanda daha görünür olduğu bir dönemdeyiz. Ama aynı anda eşitsizlik, güvensizlik, temsil eksikliği ve görünmeyen emek hala çok büyük bir gerçek.
Bu yüzden bu bölüm, “kadınlar ne kadar güçlü” demekten çok, kadınların neden hâlâ bu kadar çok yük taşımak zorunda bırakıldığını konuşuyor.
8 Mart gerçekten ne ifade ediyor?
Kadınlar eğitimde var, işte var, şehirde var. Ama temsil, güvenlik ve eşitlik konusunda tablolar ne söylüyor?
instagram.com/aleyinframes
Bu bölümde “ben bunu iyiliğin için söylüyorum” cümlesinin mayın tarlasına dalıyoruz: Niyet iyi olsa bile neden bazen kötü çarpıyor, nerede savunma başlıyor, nerede ilişki kopuyor? Yapıcı olmanın o ince ayarını konuşuyoruz—ne söyleyeceğin kadar nasıl söylediğinin de her şeyi değiştirdiği yerleri. Bir de eleştiri gelince beynin neden anında “kaç/savaş/don” moduna geçtiğini, akademide sürekli değerlendirilme haliyle bunun nasıl tetiklendiğini ve bu döngüyü daha az yoran bir şeye çevirmenin pratik yollarını...
Yakından takip etmek istersen: instagram.com/aleyinframes
Dipnot: Sizi çok özledim <3
Yeni yıl geldi çattı. Bir yanda “yeni sayfa” hissi, bir yanda yapılacaklar listeleri… ve o listenin tamamını yapamayınca gelen o tanıdık stres: sanki yetişemezsen, eksik kalırsın. Sanki dinlenmek bile hak edilmesi gereken bir şeye dönüşür. Halbuki hayat checklist gibi çalışmıyor; bazen en gerçek ilerleme, daha yumuşak bir ritim yakalamaktan geçiyor. “Bu yıl her şeyi yapacağım” baskısı da çoğu zaman rekabetçi düzenin “hep daha fazlası” dayatmasından.
Bu bölümde tam da buradan yola çıkıyoruz: Konfor alanından çıkmak zorunda mıyız, yoksa bu da bir dayatma mı? Korku geldiğinde “ben yetersizim” demeden, panik zorlanması ile sağlıklı zorlanmayı ayırmayı konuşuyoruz. Yeni yıl hedeflerini de “kendini itelemek” yerine “kendini taşıyacak” şekilde kurmanın mümkün olup olmadığına bakıyoruz.
instagram.com/aleyinframes
Son zamanlarda hayatımın arka planda kalan kısımlarını biraz daha öne alıyorum. Bu bölümde ilk kez uzak mesafe ilişkimi ve tezle geçen yalnız kalma hallerimi anlatıyorum. İlişkiler genelde ya en başında ya da sonunda konuşulur; ben biraz ortasında, hala içindeyken paylaşmak istedim. Hem özlemi, hem yalnızlığı, hem de bir yandan hayatı ve tezi yürütmeye çalışmanın tuhaf halini konuşuyoruz. Eğer sen de bir yandan kendi yolunu çizerken bir yandan duygularınla boğuşuyorsan, belki bu bölüm sana da biraz eşlik eder.
Bana yazın <3 : instagram.com/aleyinframes
Demotive olduğumuzda genelde kendimizi suçlamaya, “neden böyleyim?” demeye çok hızlı gidiyoruz.
Ben bu bölümde başka bir yerden bakmayı deniyorum:
Motivasyon düştüğünde, kendine yatırım yapmanın ve hayatta küçük de olsa seçenekler yaratmanın nasıl iyi geldiğinden bahsediyorum. ❤️
Bölümü dinledikten sonra bana ulaşabilmek için:
instagram.com/aleyinframes
Sizi seviyorum!!
Bu bölümde akademik üretkenlik, tükenmişlik ve kendine alan açma çabası arasındaki gidiş gelişlerimden bahsettim. Bu aralar dengem error verse de birlikte çözeceğiz <3
Deneyimlerimi yakından takip etmek istersen:
instagram.com/aleyinframes
Her boş vakitte üretken olmak zorunda değiliz. Bazen kolay işlere kaçıyoruz, bazen de sosyal medyanın ‘hep üret’ baskısıyla kendimizi yoruyoruz. Oysa zaman yönetimi sadece iş bitirmek değil; öncelik koymak, durmayı bilmek ve gerektiğinde resetlenmek demek. Bu bölümde öncelik sırasının neden önemli olduğunu, kolay işe kaçma tuzağını ve dinlenmenin üretkenliğin gizli anahtarı olduğunu konuşuyoruz.
Doktora yolculuğumu takip etmek istersen:
instagram.com/aleyinframes
Her doktora öğrencisinin hayatında danışman–öğrenci ilişkisi ayrı bir yere sahip. Benim için bu süreci şekillendiren en önemli kişi değerli hocam Prof. Ayişe Karadağ.
Bu bölümde birlikte, akademide yol arkadaşlığının önemini konuştuk. Hem samimi hem öğretici bir sohbet oldu. Umarım faydalı bulursunuz <3
Doktora sürecimi yakından takip etmek isterseniz:
instagram.com/aleyinframes
Bu bonus bölümde biraz içimi döktüm: kitap okumakla kursa gitmek arasında gidip gelmek, kişisel gelişim mi akademik gelişim mi ikilemleri ve giderek kısalan dikkat sürem…
Aslında hepimizin yaşadığı küçük kafa karışıklıkları üzerine kendi kendime konuştuğum bir sohbet oldu. Haftaya bu konuyu belki de detaylarıyla inceleriz.
Doktora deneyimimi yakından takip etmek istersen:
instagram.com/aleyinframes
Spotlight Effect : Küçük hatalar gözümüzde devleşiyor, başkaları içinse çoğu zaman görünmez kalıyor. Akademide hata yapmak kaçınılmaz ama bu küçük krizler aslında düşündüğümüz kadar da yıkıcı değil.
Küçük utançların psikolojisini, bu anların kolektif hafızadaki yerini ve onlarla baş etmenin yollarını bu bölümde ele alıyoruz. Bizi insanileştiriyor, birbirimize yaklaştırıyor.
Dinle, belki kendi utançlarına biraz daha farklı bakarsın. <3
Doktora sürecimi yakından takip etmek istersen
Instagram: aleyinframes
From the publisher's feed