Güftekâr & Bestekâr : Abdulmecîd Yılmaz
Dermânsız bir derde düştüm, yâ Rasûlallâh Sen yetiş,
Türlü hâlden hâle düştüm, yâ Habîballâh Sen yetiş.
Derde düşmüş dîvâneyim, şem'i aşka pervâneyim,
Bu halk içre bî-çâreyim, yâ Rasûlallâh Sen yetiş.
Tabîb bu dertten anlamaz, yaram çok derin saramaz,
Gayrisi bunu bilemez, yâ Rasûlallâh Sen yetiş.
Sen'sin tabîbler tabîbi, ol Mevlâ'nın hâs habîbi,
Cümle âşıklar ma'şûku, yâ Rasûlallâh Sen yetiş.
Abdulmecîd eyleyu zâr, bu dert ile hep intizâr,
Ey sevgili, ey yahşî yâr, yâ Rasûlallâh Sen yetiş.
----------------------------------------------------------------------
Güftekâr : Abdurrahmân Sâmî Saruhânî Hz.
Bestekâr : Abdulmecîd Yılmaz
Aşk ehli isen durma, dermân yoludur bu yol,
Bigâneye yol sorma, irfân yoludur bu yol.
Kim bu yola bel bağlar, yaş yerine kan ağlar,
Sel gibi akıp çağlar, ummân yoludur bu yol.
Ah ile sadâ eyle, kendini fedâ eyle,
Aşk ile gedâ eyle, ihsân yoludur bu yol.
Kasdın ise hünkârlık, mahvolmalı bu varlık,
Zâil olup ağyârlık, yeksân yoludur bu yol.
Dostuna vücud perde, ne gökde ne de yerde,
Aşkın vâr ise serde seyrân yoludur bu yol.
Dil şem'ini yakdınsa, aşk bahrine akdınsa,
Cân mülküne bakdınsa, cânân yoludur bu yol.
Nur eyleyerek nârı, fark eyleye gör yâri,
Şirkden olasın ârî, îmân yoludur bu yol.
Sâmî gibi dîvâne, vahdet ile hayrâne,
Cânâneye pervâne, sûzân yoludur bu yol.