Travmatik diş yaralanmaları, estetik, fonksiyonel ve psikolojik olarak olumsuz sonuçlara yol açabilen önemli bir halk sağlığı sorunudur. İzole diş yaralanmaları çocuklarda daha sık görülür ve etiyolojide sıklıkla düşmeler ve spor yaralanmaları yer alır. 1 Erken müdahale, yaralanmış dişin prognozu için oldukça önemlidir ancak eşlik eden ciddi yaralanmalar dışında, travma sonrası diş hekimlerine başvuru oranları ve erken başvuru konusunda toplumsal bilgi düzeyi yetersiz kalmaktadır.
Ülkemizde diş yaralanmaları konusunda pediatrik vakalar arasında yapılan bir çalışmada, yaralanmaların sadece %31.4'ünün ilk 24 saat içinde bir diş hekimi tarafından görüldüğü saptanmıştır. 2 Yine ülkemizde, acil tıp teknisyenleri ve sağlık görevlileri arasında diş travmaları hakkında bilgi düzeyini ölçmeye yönelik yapılan 389 kişilik bir anket çalışmasında, %86.4 katılımcı travmatik diş yaralanmaları hakkında herhangi bir eğitim almadığını, bu eğitimi aldığını belirten 53 katılımcının yaklaşık yarısı da bu eğitimin yeterli olmadığını belirtmiştir. 3
Diş yaralanmalarını kapsayan dental acil vakaların acil servise başvuru sıklığı % 0.3 ila %4 arasında 4 olsa da acil servis hekimleri arasında da diş travmalarına yaklaşım açısından durum benzerdir. Ülkemizde yapılan 109 kişilik bir başka anket çalışmasında, acil servislerde görev yapan hekimler arasında diş yaralanmaları hakkında en tecrübeli grup acil tıp uzmanları çıksa da pratisyen hekimlerin %75’i, acil tıp asistanlarının %54,8'i düşük bilgi düzeyi kategorisinde kalmış ve hekimlerin pek çoğu diş travmalarının yönetimi üzerine tıp fakültesi yıllarında özel bir eğitim almadığını belirtmiştir. 5
Bu nedenlerle, acil servis hekimlerinin diş yaralanmalarına daha bilinçli yaklaşmalarını ve diş hekimlerine uygun şekilde ve doğru zamanda yönlendirme yapmalarını sağlamak için bu yazıyı kaleme almak istedim. Keyifli okumalar dilerim.
Giriş
Diş yaralanmaları sıklıkla çocuklarda görülür ve en çok maksiller bölgedeki kesici dişleri etkiler. Bütün travma hastalarında olduğu gibi diş yaralanması olan hastalar da birincil ve ikincil travma bakısı ile değerlendirilmeli, özellikle aspirasyon riskine karşı hava yolu güvenliği sağlanmalıdır. Fizik bakıda ekstraoral ve intraoral yumuşak doku incelenmeli, perikoronal kanama varlığı not edilmeli, ağız içi hematom açısından detaylı değerlendirilmelidir. Çene kemikleri ve alveolar kemikler olası fraktürler açısından değerlendirilmelidir.
Diş yaralanmaları sonrası birden fazla mobilize dişin varlığında alveolar kırık söz konusu olabileceği, sublingual bölgede gizlenmiş hematomların mandibular kırıkları işaret edebileceği unutulmamalıdır. Dişlerin mobilitesine bakılmalı, yerinde olup olmadığına dikkat edilmeli, mümkünse transillüminasyon ve perküsyonla muayenesi yapılmalıdır. Temporomandibular eklem mutlaka dislokasyon ve fraktür açısından değerlendirilmelidir. Hem mandibula ve maxillayı içeren hem de dişlerde olabilecek fraktür ve malpozisyonlar için direkt radyografilerden yararlanılabilir6.
Diş Kırıkları
Diş Kırıklarında Ellis Sınıflaması:
* Sınıf 1: Kırık sadece enameli içerir, ağrılı değildir ve renk değişimi yoktur. Keskin/pürüzlü kenarlara dikkat edilmelidir, ayaktan tedavi edilebilir. * Sınıf 2: Sarı renkli dentin açığa çıkmıştır ve ağrılı olabilir. Maruz kalan alanı kalsiyum hidroksit/adheziv bariyerler ile kaplayarak (yapışmayı sağlamak için dişin kuru olmasına dikkat ederek) sulu beslenme önerisi ile hastayı 24 saat içinde bir diş hekimine yönlendirmek gerekir. * Sınıf 3: Pembe veya kırmızı renkte pulpa açığa çıkmıştır ve son derece ağrılıdır. Antibiyotik profilaksisi başlanması ve acilen bir diş hekimi tarafından değerlendirilmesi gerekir.