Acilcinin Sesi

Hitler’in Sosyetik Doktoru


Listen Later


1942'nin sonlarında, Rusya'nın Stalingrad kentinde Nazi Almanya’sının Altıncı Ordu komutanı General Friedrich von Paulus, sayıca üstün Rus birlikleri tarafından kuşatılacağını anladığında, Hitler’e haber uçurur, birliklerini geri çekme izni ister. Hitler şöyle bir cevap gönderir:



Stalingrad’ı yine de elde tutmayı başarabilecekseniz, geri çekilebilirsiniz.”



Bu saçma cevaptan bir şey anlamayan ve hem geri çekilip hem şehri elde tutmanın yolu olmadığına kanaat getiren von Paulus şehirden çekil(e)mez. Stalingrad gerçekten birkaç hafta sonra kuşatılır ve Ocak 1943'te Altıncı Ordu Ruslar’a teslim olur. Stalingrad Savaşı'nda 800.000 Mihver Devletleri askeri ölür ve savaşın sonunu görmeyi başaran 90.000 asker de Sibirya'ya sürülür. Onların ise sadece 6.000’i Sibirya’ya sağ ulaşabilir.



Bu korkunç hezimet, 2. Dünya Savaşı’nın seyrini değiştirir.



Peki Hitler bu saçma kararı hangi atmosferde alır dersiniz?



Önce biraz gerilere gitmemiz gerekiyor.



Kahvenizi alın, başlayalım.



Paulus (solda) ve yardımcıları Stalingrad'da teslim olurken akıllarında tek bir soru vardır: "Ne demeye geri çekilmedik?"



Gaz Problemleri



Hitler küçüklüğünden itibaren hazım problemleri yaşar. Ne zaman stres yaşasa, şiddetli karın ağrıları başlar. 40’lı yaşlarına geldiğinde karın ağrıları sıklaşır, dönem dönem kabızlık ve ishal arasında gider gelir. Bir nevi İrritabl Barsak Sendromu’ndan muzdariptir anlayacağınız. Bazen yemeklerin orta yerinde sıkışınca aniden kalkar gider, misafirler ne olduğunu anlayamaz, kendilerine sinirlenmiş olmasından korkarlar. Sıklıkla geri de dönmez, masadakiler bir başlarına kalırlar.



Hitler elbette bu derdin çaresini arar. Ancak kullandığı ilaçlardan fayda görmeyince; eti, sütü, yağı hayatından tamamen çıkarır, yemek listelerini lifli besinler kaplar. Beslenme tarzındaki bu dramatik değişiklik de sancılarını azaltmaz. O sıralarda Hitler’in kişisel fotoğrafçısı Heinrich Hoffmann, “cemiyet hayatının aranan doktoru” Dr. Morell tarafından tedavi edilmiş ve iyileşmiştir. Karın ağrılarından ve bacaklarındaki egzamadan muzdarip olan Hitler’e durumu açar, “Bir de ona görünün isterseniz” der.



Hitler 1936’da bir Noel partisinde, Dr. Morell ile tanışır. Doktoru bir kenara çeker, dertlerini anlatır. Doktorlarının çay ve sade tost ile beslenmesine salık verdiklerini ama bu diyetin şikayetlerini geçirmek şöyle dursun, yorgun ve bitap düşmesine neden olduğunu söyler. “Aman doktor” der, “Derdime bir çare!”



Dr. Morell, gözlerini kısar, “Hallederiz Führerim” der. “Bir yıla kalmaz, tereyağından kıl çeker gibi alırım egzama ve ağrıları. O iş bende.”



Hitler’in içini çocuksu bir mutluluk kaplar.







Medyatik Doktor Theodor Morell



Almanya esasen tıpta iyi bir devlettir. Bir çok uzman hekim ülkenin dört köşesinde görev yapar. Ancak Naziler bu alanı da mahveder, ırkçı fikirler ve saçma sapan “bilimsel” teoriler ile tıbbı da “bezerler”. Bu arada Nazi fikirlerini desteklemeyen hekimleri de meslekten uzaklaştırırlar elbette. Yine de Almanya’da hala işinin uzmanı hekimler vardır. Nazi Almanya’sının bir numarası sağlığını emanet ettiğine göre, Dr. Morell de bu hekimlerden biridir herhalde, değil mi? Pek değil.



Theodor Gilbert Morell, Hitler’den 3 yıl önce, 1886’da Yukarı Hesse’de doğar. 1945 tarihli bir gazeteye bakılacak olursa, “Yarı Yahudi”dir. Fransa’da tıp okur, Münih’te Kadın Doğum ihtisasını tamamlar. 1914’e kadar gemi doktorluğu yapar, 1. Dünya Savaşı patlak verince cepheye koşar. 1918’de askeriyeden ayrılır ve Berlin’de kendi muayenehanesini açar. 2 yıl sonra zengin bir aktris olan Hannelore Moller ile e...
...more
View all episodesView all episodes
Download on the App Store

Acilcinin SesiBy Acilci.Net


More shows like Acilcinin Sesi

View all
Hiçbir Şey Tesadüf Değil by Podbee Media

Hiçbir Şey Tesadüf Değil

9 Listeners