
Sign up to save your podcasts
Or


Biri benden bir şey istedi, içimden hayır geçti, ağzımdan "tabii ki" çıktı. Bu küçük yalanın peşine düşünce yolum çay ikramındaki "yok, sağ ol" ritüeline, armağanın borcunu anlatan bir antropoloğa, Türk aile yapısını inceleyen bir psikoloğa, İran'daki taarof geleneğine ve "yapmamayı tercih ederim" diyen bir katibe çıktı. Hayır diyememek kişisel bir zayıflık mı, yoksa bu toprakların bize öğrettiği bir beceri mi?
Esinlendiğim kaynaklar: Marcel Mauss, Armağan Üzerine Deneme; Çiğdem Kağıtçıbaşı'nın aile ve benlik çalışmaları; William O. Beeman'ın İran üzerine çalışması; Herman Melville, Katip Bartleby.
Bir mesaja on beş dakika geç cevap verdiğim için neden açıklama yapma ihtiyacı duydum? Bu küçük suçluluğun peşine düşünce yolum 1771'de İngiltere’de kurulan Cromford pamuk fabrikasına, oradan demiryollarının güneşi iptal ettiği güne ve okul zillerine çıktı. Dakikliğin nasıl bir erdeme dönüştüğünü ve cebimizdeki telefonun o eski fabrika saatinin yerini nasıl aldığını konuşuyorum.
Esinlendiğim kaynak: E. P. Thompson, Zaman, Çalışma Disiplini ve Sanayi Kapitalizmi.
Merhaba ben Hasan Emre. Burası İlk İzlenim. 23 Nisan 2026. Bugün stadyumların tozundan ekran uyuşukluğuna uzanan rasyonel bir zaman yolculuğuna çıkıyoruz. O bizi dik tutan yün üniformaları ne ara bir algoritmanın uyuşukluğuna feda ettiğimizi ve AVM bayramlarına nasıl geldiğimizi konuştum. Rüzgarda savrulan bir yaprak mısın yoksa toprağa tutunan bir kök mü? Karar senin.
Selamlar, ben Hasan Emre. Burası İlk İzlenim.Sıradan bir günde, hiç davet edilmediği halde zihninizin tam ortasına gelip başköşeye oturan o tanıdık yüzlerin, şarkıların ve kokuların peşine düşüyoruz. Eternal Sunshine of the Spotless Mind filminde Joel ve Clementine’in o hüzünlü silinme sürecinde kaybolurken, aslında kendi zihnimizin o 'hatalı fragmanlarını' inceliyoruz.
Neden hayatımızda kesinlikle istemediğimiz insanları, zihnimiz inatla o eski sokağa çekmeye çalışıyor? Neden farklı kitaplardan hep aynı cümleleri okuyup duruyoruz? Kimliğimizden bir parçayı söküp atmaya çalışırken, aslında sahnede üzerine yaslandığımız o tek desteği mi kaybediyoruz?
Film & Yönetmen: Eternal Sunshine of the Spotless Mind, Sil Baştan, Jim Carrey, Michel Gondry.
Kavramlar: Hafıza, Bellek, Psikoloji, Nörobilim, Felsefe, Unutmak, Döngüler.
Bilimsel Terimler: Zeigarnik Etkisi, Sinapslar, Nörobiyoloji.
Selamlar, ben Hasan Emre. Burası İlk İzlenim.
Gece boyunca gördüğümüz rüyalar dağılır, sahneler silinir.
Ama his kalır.
Tanıdık, ama açıklanamaz bir yorgunluk.
Bu bölümde, o yorgunluğun izini sürüyoruz.
Zihnin yaşanmamış anları nasıl gerçekmiş gibi deneyimlediğini,
duyguların neden sabaha taşındığını
ve uyanmanın gerçekten ne anlama geldiğini konuşuyoruz.
Yeni bir yıl… yeni umutlar, yeni sözler, yeni başlangıçlar.
Peki gerçekten değişiyor muyuz, yoksa sadece takvim mi yenileniyor?
Bu bölümde, değişim fikrini, tekrar eden döngülerimizi ve “yeni ben” söyleminin ardındaki gerçekleri sorguluyoruz.
Belki de mesele değişmek değil, kendimizle ilk kez dürüstçe yüzleşmek…
Her sabah aynı alarm, aynı kahve, aynı cümleler. Aynı hatalar, aynı umutlar. Peki gerçekten yaşıyor muyum, yoksa sadece tekrar mı ediyorum? Bu kayıt bir cevap değil; belki sadece bir yankı. Ama belki de ilk defa durup soruyoruz: Bu döngü mü kırılıyor?Yoksa biz mi kırılıyoruz?
Acının ve bencilliğin sonsuz döngüsünde insanın hem kurban hem de cellat olma gerçeği... Bu podcast bölümü, Schopenhauer’in "Acı çekenler ve çektirenler aynıdır" sözünden yola çıkarak, insan doğasının karanlık yönlerini ve iradenin kısır döngüsünü irdeliyor. Günlük hayattan örneklerle, vicdanın ve bencilliğin iç içe geçtiği bu çarkta, farkındalıkla döngüyü kırmanın mümkün olup olmadığını sorguluyoruz.
George Orwell’in ölümsüz eseri Hayvan Çiftliği üzerinden, devrim hayaliyle başlayan bir toplumun nasıl kendi döngüsüne hapsolduğunu birlikte keşfedelim. İktidarın yozlaşması, değişim vaatleriyle gelenlerin zamanla önceki iktidarların baskıcı yüzüne benzemesi ve masum umutların yerini alan rejimler... Bu podcastte, güç, ihanet ve insan doğasının karanlık yönlerini distopik bir çerçevede ele alıyorum. Adalet arayışının nasıl bir yanılsamaya dönüştüğünü birlikte sorgulayalım. Geçmişi hatırlayın ya da geleceği düşünün, bu tartışmayı kaçırmayın!
“Gabriel García Márquez’in ölümsüz eseri Yüz Yıllık Yalnızlık ile Macondo’nun büyülü dünyasına adım atın. Döngüsel zaman, kaderin kaçınılmazlığı ve yalnızlıkla lanetlenmiş bir ailenin hikayesi… Bu podcastte, insanın varoluşsal sorularını yeniden duyacak ve kendi yalnızlığınıza farklı bir pencereden bakacaksınız.”
From the publisher's feed