Merhaba
Bu yazımızda acil servise hayatında ilk defa nöbet geçirerek başvuran bir erişkin hastadan bahsedeceğiz. Hepimizin bildiği epilepsi tipleri, fizyolojisi, ayırıcı tanısı, tedavisi gibi konulardan ziyade günlük pratiğimizde sık karşımıza çıkan bazı soruları cevaplamaya çalışacağız. Daha önce nöbetle ilgili yazılmış ACEP ve ACR yazılarını da gözden geçirmek isteyebilirsiniz.
Tanımlar
Başlamadan bu yazıda kullanacağımız bazı temel tanımları hatırlayalım.
* Nöbet: Serebral korteksteki nöronal ağda elektriksel hipersenkronizasyona bağlı ani davranış değişikliğidir. Konvulziyon ise bu nöronal aktivite değişikliğinin motor bulgularla kendini göstermesidir.* Akut semptomatik (tetiklenmiş) nöbet: Santral sinir sisteminin (SSS) metabolik, toksik, yapısal veya enfeksiyöz bir sebeple akut hasar görmesi sonucu oluşan nöbetlerdir. Bu akut hasardan sonra kısa bir zaman geçmiş olmalı (inme, kafa travması, anoksik ensefalopati sonrası 1 hafta, ciddi metabolik bozukluk sonrası 24 saat, alkol yoksunluğu için son alkol alımından 7-48 saat sonra gibi)1 Akut semptomatik nöbet sonrası epilepsi gelişme riski tetiklenmemiş nöbetlere göre daha düşük. * Tetiklenmemiş nöbet: Presipitan faktörün olmadığı / tespit edilemediği veya altta yatan SSS hastalığı ile zamansal ilişki bulunmayan (uzak semptomatik) nöbetler. Yani 1 yıl önce SVO geçiren bir hasta şimdi ilk defa nöbet geçirme şikayeti ile başvuruyorsa ve yeni bir metabolik tetikleyici bulmadıysak bu nöbet "tetiklenmemiş nöbet" sınıfına giriyor. * Refleks nöbet: Belirli bir uyarana karşı daima nöbet gelişmesi (açılıp kapanan ışık gibi)* Epilepsi (ILAE)2: * En az iki tetiklenmemiş (veya refleks) nöbetin 24 saat ara ile meydana gelmesi* Tetiklenmemiş bir nöbet (veya refleks nöbet) ve önümüzdeki 10 yıl içinde nöbetin tekrarlama riskinin %60’dan fazla olması * Epilepsi sendromu tanısı
Öykü
Erişkin bir hasta hayatında ilk defa nöbet geçirme şikayetiyle acil servise başvurduğunda bizler için önemli nokta temelde altta yatan sistemik ya da santral sinir sistemi ilişkili bir patoloji olup olmadığı. Tabi ki her zaman olduğu gibi bize en yol gösterici olan kısım öykü.
[box type="info" align="alignleft" class="" width=""] [highlight color="yellow"]Neler soralım?[/highlight]
* Olay nasıl oldu? – Fokal/generalize? Bilinç değişikliği eşlik ediyor mu? Kaç dakika sürdü?
* Ne yapıyordu? – Tetikleyici var mı? Duygudurum, egzersiz, ses, ışık? Uykusuzluk, ateş, stres, menstruel periyod?
* Sonrasında bilinç durumu nasıldı? – Postiktal konfüzyon / paralizi / parezi?
* Daha önce benzer olay yaşandı mı? – Fokal nöbet, “jerk”, halüsinasyon şeklinde yaşanan olaylar hastalar veya yakınları tarafından olayla ilişkilendirilemeyebilir, bu sebeple ayrıntılı örnek vererek sormakta fayda var.
* Kronik hastalıklar / kullanılan ilaçlar / bitkisel ilaçlar / alkol? – Yakın zamanlı kafa travması, SSS enfeksiyonu öyküsü, olay öncesi nörolojik durum, immunsupresyon ayrıca sorgulanmalı.
[/box]
Bilinç değişikliği olmayan fokal nöbetlerde hasta olayı net olarak tanımlayabilir. Fakat bilinç değişikliği olan durumlarda mutlaka olayı gören kişilerden detaylı öykü alınması gerektiği unutulmamalıdır. Ancak bu detaylı öykü sayesinde olayı anlayabilir ve non-epileptik sebeplerden (senkop, kardiyak aritmi, psikojenik nöbet...) ayırabiliriz.
Fizik Muayene
Fizik muayenede özellikle nörolojik muayenenin eksiksiz yapılması, güçsüzlük, hiperrefleksi, patolojik refleks varlığı açısından hastanın değerlendirilmesi ön...