
Sign up to save your podcasts
Or


Evvel zaman içinde kalbur saman içinde, kervanların birigidip biri gelir, her sesin gürültüsü birbirine karışır, nargile dumanları göğe yükselirken hanlar içinde, Mevlananın gönül köprüsü Simirniye de uzanır.
Mevlevihânenin kurucu şeyhi Halil Âkif Dede 1803 yılındadünyaya gelir. (1803-1888). İyi yetişmiş bir Mevlevî olan Halil Dede daha yedi yaşındayken hâfız olur, 18 yaşında kıraat ilminde icâzet alır. 35 yaşında iken Nakşıbendî tarîkatine girer. Yenikapı’da aldığı ilimle ve tecrübelerle Mevlevihane kurma çalışmalarına başlar.
Mevlevihane, bugün Patlıcanlı yokuş diye bilinen 806 sokakile onu kesen 803 sokağın birleştiği yerden başlar, 803 nolu sokağın içine doğru yayılır. Sultan Abdülmecid hibesiyle kurulur.
1858’de oğlu Nureddin dünyaya gelir, mutluluğu katlanır. 1874 yılında bir oğlu daha olacaktır, Yahya Cemaleddin isminde.
38 sene şeyhlikten sonra 3 eylül 1888’de vefat eder.
Hafız Halil dedenin vefatının ardından 7 ekim 1888 tarihinde32 yıl sürecek postnişinliğe büyük oğlu Nureddin dede geçer. İzmir Mevlevîhânesi’nin en aktif ve renkli sîmâsı Şeyh Nûreddin Efendi’dir. Şeyh Nureddin dede de siyasetten pek uzak kalmaz.
Mevlevihane musiki üstadların fasıllarıyla şenlenmeye başlar.Tokadizade ve Tevfik Nevzat gibi şairler şiirler okur. Halit Ziya Uşaklıgil de bazı fasıllara katılıp, Nureddin dedenin musikişinas karakterinden faydalanır.
Entelektüel buluşmalar, siyasi buluşmalara evrilir zamanla. Tapu idaresinde memur Mustafa efendi hafiyelerden biridir. Abdülhamit'in kötü yönetimi hakkındaki yorumları toplayan Mustafa bunları kelime kelime yıldız sarayına telgrafla iletir.
9 eylül 1899 sabahı, Şeyh Nureddin Dede, Abdülhalim Memduh, Tokadizade Şekib, Hizmet Gazetesi sahibi doktor İbrahim Ethem, baş yazar Nevzat Efendi Bitlis'e sürgün edilmek üzere Karahisar trenine bindirilirler. Sürgün 13 ay sürer.
Birinci dünya savaşı bitince, İzmir'in işgal edileceği dilden dile yayılır. 23 kasım 1918 günü Müdafaa-i Hukuk-i Osmaniye cemiyeti kurulur ve Şeyh Nuri Efendi de yapılan anadolu kongresine katılır.
Midede başlayan ağrılar, kanamalar ve kusmalarla devam eden hastalıklar sonucu 4 aralık 1920 günü, işgal günleri sürerken saat 13.30’da göğsünde hissettiği acı ve ardından gelen kalp kriziyle hakka yürür, dergaha defnedilir.
Vefatın ardından oğlu celaleddin efendi postnişin olur. Yenipostnişin Şeyh Celaleddin efendi, henüz 13-14 yaşlarındadır. Bu yüzden akraba oldukları da bilinen Râkım Elkutlu bir süre şeyh nâipliği yapar.
Şeyh Celaleddin efendinin postnişinliği ancak 5 yıl sürer. Yeni kurulan türkiye cumhuriyeti meclisi 30 kasım 1925 tarihinde tekke ve zaviyelerin kapatılması kararını alır.
1850 yılında kurulan Mevlevihanenin ömrü, yani semah dönenlerin gökten aldığı selamı toprağa, topraktan aldığını göğe vermesi 75 yıl sürer.
Yolunuz Basmaneye ve patlıcanlı yokuşuna düşerse, yokuşutırmanın, sonra durup biraz soluklanın. Yokuşa komşu duvarlardan hala ney seslerinin geldiğini duyabilir, belki beyaz kıyafetleri ve deve tüyü renginde külahlarıyla dolaşan semazenleri, dervişleri görebilirsiniz.
Gökten üç elma düşmüş, biri benim başıma, biri sizinbaşınıza, diğeri İzmir Mevlevihanesinin dervişlerinin başına.
Kaynak: Üzel, M. (2018) İzmir Mevlevihanesi. Ankara: HTC Ofset Yay.
By Mert KayaEvvel zaman içinde kalbur saman içinde, kervanların birigidip biri gelir, her sesin gürültüsü birbirine karışır, nargile dumanları göğe yükselirken hanlar içinde, Mevlananın gönül köprüsü Simirniye de uzanır.
Mevlevihânenin kurucu şeyhi Halil Âkif Dede 1803 yılındadünyaya gelir. (1803-1888). İyi yetişmiş bir Mevlevî olan Halil Dede daha yedi yaşındayken hâfız olur, 18 yaşında kıraat ilminde icâzet alır. 35 yaşında iken Nakşıbendî tarîkatine girer. Yenikapı’da aldığı ilimle ve tecrübelerle Mevlevihane kurma çalışmalarına başlar.
Mevlevihane, bugün Patlıcanlı yokuş diye bilinen 806 sokakile onu kesen 803 sokağın birleştiği yerden başlar, 803 nolu sokağın içine doğru yayılır. Sultan Abdülmecid hibesiyle kurulur.
1858’de oğlu Nureddin dünyaya gelir, mutluluğu katlanır. 1874 yılında bir oğlu daha olacaktır, Yahya Cemaleddin isminde.
38 sene şeyhlikten sonra 3 eylül 1888’de vefat eder.
Hafız Halil dedenin vefatının ardından 7 ekim 1888 tarihinde32 yıl sürecek postnişinliğe büyük oğlu Nureddin dede geçer. İzmir Mevlevîhânesi’nin en aktif ve renkli sîmâsı Şeyh Nûreddin Efendi’dir. Şeyh Nureddin dede de siyasetten pek uzak kalmaz.
Mevlevihane musiki üstadların fasıllarıyla şenlenmeye başlar.Tokadizade ve Tevfik Nevzat gibi şairler şiirler okur. Halit Ziya Uşaklıgil de bazı fasıllara katılıp, Nureddin dedenin musikişinas karakterinden faydalanır.
Entelektüel buluşmalar, siyasi buluşmalara evrilir zamanla. Tapu idaresinde memur Mustafa efendi hafiyelerden biridir. Abdülhamit'in kötü yönetimi hakkındaki yorumları toplayan Mustafa bunları kelime kelime yıldız sarayına telgrafla iletir.
9 eylül 1899 sabahı, Şeyh Nureddin Dede, Abdülhalim Memduh, Tokadizade Şekib, Hizmet Gazetesi sahibi doktor İbrahim Ethem, baş yazar Nevzat Efendi Bitlis'e sürgün edilmek üzere Karahisar trenine bindirilirler. Sürgün 13 ay sürer.
Birinci dünya savaşı bitince, İzmir'in işgal edileceği dilden dile yayılır. 23 kasım 1918 günü Müdafaa-i Hukuk-i Osmaniye cemiyeti kurulur ve Şeyh Nuri Efendi de yapılan anadolu kongresine katılır.
Midede başlayan ağrılar, kanamalar ve kusmalarla devam eden hastalıklar sonucu 4 aralık 1920 günü, işgal günleri sürerken saat 13.30’da göğsünde hissettiği acı ve ardından gelen kalp kriziyle hakka yürür, dergaha defnedilir.
Vefatın ardından oğlu celaleddin efendi postnişin olur. Yenipostnişin Şeyh Celaleddin efendi, henüz 13-14 yaşlarındadır. Bu yüzden akraba oldukları da bilinen Râkım Elkutlu bir süre şeyh nâipliği yapar.
Şeyh Celaleddin efendinin postnişinliği ancak 5 yıl sürer. Yeni kurulan türkiye cumhuriyeti meclisi 30 kasım 1925 tarihinde tekke ve zaviyelerin kapatılması kararını alır.
1850 yılında kurulan Mevlevihanenin ömrü, yani semah dönenlerin gökten aldığı selamı toprağa, topraktan aldığını göğe vermesi 75 yıl sürer.
Yolunuz Basmaneye ve patlıcanlı yokuşuna düşerse, yokuşutırmanın, sonra durup biraz soluklanın. Yokuşa komşu duvarlardan hala ney seslerinin geldiğini duyabilir, belki beyaz kıyafetleri ve deve tüyü renginde külahlarıyla dolaşan semazenleri, dervişleri görebilirsiniz.
Gökten üç elma düşmüş, biri benim başıma, biri sizinbaşınıza, diğeri İzmir Mevlevihanesinin dervişlerinin başına.
Kaynak: Üzel, M. (2018) İzmir Mevlevihanesi. Ankara: HTC Ofset Yay.