Giriş
Dünyanın dağlık bölgelerinde kar ve buz çığları sık görülmektedir. Pek çok ülkenin bildirim sistemlerindeki eksiklikler nedeniyle çığ ilişkili morbidite ve mortaliteyi tam tahmin etmek oldukça güçtür. Avrupa ve Kuzey Amerika, çığ ilişkili ölümleri bildirmede oldukça iyi bir sisteme sahiptir. Her yıl Kuzey Amerika ve Avrupa’da ortalama olarak 150 kadar çığ ilişkili ölüm gerçekleşmektedir. 1983 ve 2015 yılları arasındaki 31 kış sezonunda, Avrupa ve Kuzey Amerika’da 5123 çığ ilişkili ölüm rapor edilmiştir. Ortalama olarak her yıl gerçekleşen 165 ölümün 130’unun Avrupa ülkelerinden olduğu bildirilmiştir. Aynı dönemde, ortalama olarak her sene Amerika’da 24, Kanada’da ise 12 kişi çığ nedeniyle hayatını kaybetmiştir.
Belgelenen Kuzey Amerika ve Avrupa'daki çığ ölümlerinin çoğu, kar motosikletleri, kayakçılar, snowboardcular, dağcılar ve kar ayakkabıcıları gibi eğlence amaçlı aktivitelerde meydana gelmektedir.
Yaralanma ve ölüm riskini azaltmanın ilk yöntemi çığdan kaçınma olmalıdır. Bir çığ olayı meydana gelirse, çığ altında kalan kişinin yakınındakilerin uyguladığı doğru resüsitasyon teknikleri ve ileri yaşam desteği, çığ ilişkili morbidite ve mortalitenin azalması için kritik öneme sahiptir.
Bu sebeple Wilderness Medical Society tarafından, "Çığ İlişkili ve İlişkisiz Kar Altında Kalma Kazaları" ile ilgili kanıta dayalı öneriler geliştirmek için bir çalışma grubu oluşturularak bu kılavuz hazırlanmıştır. Öneri sınıfları ve kanıt düzeyleri yine American College of Chest Physicians şemasına göre belirlenmiştir1.
Oldukça uzun olan bu kılavuzu2, çığ kazalarında mortalite ve morbiditeye neden olan patofizyoloji ve arama kurtarma tekniklerinden oluşan birinci kısım ve resüsitasyondan oluşan ikinci kısım olarak iki aşamada anlatmayı uygun bulduk.
1.PATOFİZYOLOJİ
Çığ ilişkili olmayan derin kar altına gömülme durumunun patofizyolojisi de çığ gömülmesine benzer olarak birlikte anlatılmıştır.
Çığ yaralanmalarının morbiditesi ve mortalitesi büyük ölçüde gömme süresine, hava yolunun açıklığına, hava cebi hacmine, gömülme derinliğine ve travmatik yaralanmalara bağlıdır.
Hava cebi terimi, açık hava yolu ve ağız ve burun önündeki herhangi bir boşluk olarak tanımlanır. Yaralanmamış bir kurban için tam gömüldükten sonra (baş ve göğüs karın altında) hayatta kalma şansı yaklaşık % 50'dir. Yalnızca kısmen gömülmüşse (baş ve göğüs karın dışında), travma katkıda bulunan bir faktör değilse hayatta kalma şansı neredeyse % 100'dür. Asfiksi, çığ gömülmesi sırasında en yaygın ölüm nedenidir. Çığ ölümlerinin yaklaşık %75'i asfiksiye, % 25'i travmaya ve çok azı hipotermiye bağlıdır.
1.A. Asfiksi
Çığa gömülme sırasında asfiksi 3 ana mekanizma ile gerçekleşir: üst solunum yolunun kar ile tıkanması, buz maskesi oluşumu ve verilen havanın yeniden solunması nedeniyle gelişen oksijen yoksunluğu.
Çığ altında kalan hastalarda kar ile üst hava yolunun tamamen tıkanması sonucunda 10 dakika içinde hipoksi gerçekleşir. Asfiksi ise ilk 30 ile 60 dakikada gerçekleşir.Hava yolu açık ise, solunan havadaki su buharı yoğunlaşıp yüzün önündeki karda donarak hava akışını engelleyen bir “buz maskesi” meydana getirir.
Çığa gömülme sırasında asfiksi başlıca ölüm nedeni olduğundan, kurtarılma zamanı hayatta kalmanın en önemli belirleyicisidir. Gömülü bir hastanın 30 dakikadan fazla bir süre sonra hayatta kalması için açık hava yolu ve bir hava cebi olması gerekir. Hava cebinin hacmi ne kadar büyükse, gömüldükten sonra olası hayatta kalma süresi o kadar uzun olur.
Solunan hava %21 oksijen (O2) ve %0,03'ten az karbondioksit (CO2) içerir. Yeniden solunan havada ise yaklaşık %16 O2 ve %5 CO2 ...