
Sign up to save your podcasts
Or


Bu videoda; yaz aylarında cıvataları gevşetmeden hem kulluğumuzu koruyabileceğimizi hemde helal daireyinasıl sağlayacağımızı konuştuk. Harama nazar tehlikesinden, gençlere helal alternatifler üretmenin öneminden kadar sizi rahatlatacak bir muhabbet gerçekleştirdik.
"Helal daire keyfe kafidir" düsturuyla, yazın uzayan günlerinde ibadetlerde nasıl zorlanmadan yapabileceğimizi ve Maksat 114 bünyesinde gençlerle yaptığımız eğlenceli etkinlikler de bu videoda!
00:00 İntro ve giriş
01:30 Yaz geldiğini nasıl anlıyorsunuz?
02:30 İslamiyet eğlenceyi kısıtlar mı? (Helal daire keyfe kafi mi?)
18:20 Nasıl bir dik duruşun olması lazım
20:45 Kadın - erkek arasındaki ilişki nasıl olmalı ?
23:30 İslamiyet neye göre kural koyuyor.
“Güneş kendi yörüngesinde akıp gider.”Bundan 400 yıl öncesine kadar umum müslümanlarca bu ayet, güneşin dünyanın etrafında döndüğüne delil olarak gösteriliyordu.Veya bir kısım insanlar “O, sizin için yeryüzünü bir döşek kıldı” ayetini dünyanın düz olduğuna delil olarak getiriyordu.Diğer yandan, hadislerde de, deccalin bina boyunda olduğu ve dünyanın bir öküz ile balık üzerinde durduğu ifade ediliyor.Peki, asıl amacı insanları hidayete erdirmek ve doğru yolu göstermek olan bu metinler neden bu tarz ifadeleri tercih ederek anlayışı zorlaştırıp insanları açıkça yanılgıya itiyor?Gelin, bu ifadelerin ardındaki mantık örgüsünü ve hakikatin neden bazen metaforlara ihtiyaç duyduğunu birlikte inceleyelim.#deccal #bilim #kuran #hadis
0:00 Intro
0:51 Kelamın Dört Filtresi ve Birinci Filtre (Sözün Maksadı)
3:31 Sözün Muhatabı
5:15 Mecaz Ve Gerçek Ayrımı
7:03 İlgili Rivayetler
10:03 Son
"Eğer Allah mutlak merhamet ve şefkat sahibiyse, şeytanların varlığına, insanların yoldan çıkıp cehenneme gitmesine neden müsaade ediyor?" Çoğu insanın aklına gelen bu zorlu ve müthiş soruya hiç bu açıdan bakmış mıydınız?
Bu videoda, Risale-i Nur Külliyatı'ndan 13. Lem'a ışığında şeytanın ve kötülüklerin yaratılış hikmetini inceliyoruz. İnsan ruhunun bir zerreden güneşe kadar yükselen mertelebelerine ulaşabilmek, neden bir "mücadeleye" (mücahede) ihtiyacı olduğunu ve "Şeytan olmasaydı, ne olurdu??" gibi soruları ele alıyoruz.
0:00 Giriş
0:49 On Üçüncü Lem'a - İkinci İşaret
2:21 Bir şeyin iyi veya kötü olduğuna neye göre karar verilmeli?
7:56 Şeytanın yaratılması her yönüyle kötü mü?
10:39 "Şeytan iyi ki var!"
12:20 Soruyu çözemeyen kişinin, soruya "yanlış" demesi
15:14 Melekler de insanın yaratılışını "şer" görmüştü
16:40 Yaratılışta asıl amaç güzellikler ve hayırlar
17:52 Sosyal medyanın iyi/kötü algısına etkisi
19:44 Elcevap: (On Üçüncü Lem'a - İkinci İşaret)
22:28 Kabiliyetlerin ortaya çıkması mücadele ile olur
27:27 Büyük hayır için küçük şerri kabul etmek
30.42 Mücadele etmek işimize gelmiyor
32:52 Önemli olan çokluk değil, kıymet
37:07 Şeytanlara karşı mücahedede nasıl galip geliriz?
39:23 SON
Bu videomuzda; insanın mutluluğunu çalan en sinsi düşmanı, yani kıyas hastalığını ve kalbini kurutan şekva (şikayet)durumunu ele alıyoruz. Sadece başkalarının hayatına bakarak kendi sahip olduğumuz eşsiz nimetleri nasıl görünmez kıldığımızı, zihnimizin bu kıyas tuzağına nasıl düştüğünü ve bu manevi sarmaldan kurtulup "şükür fabrikamızı" nasıl yeniden inşa edebileceğimizi keşfediyoruz.
00:47 – Giriş ve Mutsuzluk Virüsü
05:10 – Kıyasın Kökeni
05:25 – Sosyal Medya ve Teknoloji Baskısı
05:58 – Ailevi Koşullanmalar
06:54 – Ego Savaşları
07:34 – İman Zayıflığı ve Kadere Rıza Göstermemek
09:48 – Hırs ve Acelecilik
12:00 – Kıyasın Temeli
20:20 – Kıyas ve Hırs Bataklığından Kurtuluş Reçetesi
Bu videoda, modern insanın en büyük prangalarından biri olan onaylanma ihtiyacını masaya yatırıyoruz. Başkalarını razı etmeye çalışırken kendi özümüzden nasıl uzaklaştığımızı, sosyal onay arayışının bizi nasıl kimliksizleştirdiğini ve bu döngüden nasıl çıkabileceğimizi inceliyoruz.
0:00 Giriş
0:32 Onaylanma İhtiyacı ve Kimlik Kaybı
3:57 Niyetin Paradoksu ve Sahicilik Devrimi
8:26 İmkansız Onay
Kâinatta hiçbir şeyi yaratma gücü (icad) olmayan, elinde hiçbir ordusu veya silahı bulunmayan şeytan; nasıl oluyor da milyonlarca insanı peşinden sürükleyip kötülüğü bu kadar hızlı yayabiliyor? Hak ve hakikat bu kadar güzelken, neden çoğu zaman insanlar şer ve dalaletten yana oluyor?
Bu videomuzda, Risale-i Nur Külliyatı’nın en çarpıcı bölümlerinden biri olan 13. Lem'a (Hikmetü'l-İstiâze) Risalesi ile yepyeni bir seriye başlıyoruz. Kötülüğün neden sadece bir "yokluk (adem)" ve "tahrip" olduğunu, yapmanın (tamir) ise neden büyük bir emek gerektirdiğini anladığınızda, hayata bakış açınız değişecek. Neden her an "Eûzü billahi mineşşeytanirracim" diyerek mutlak bir güce sığınmaya muhtaç olduğumuzu tüm detaylarıyla masaya yatırıyoruz.
0:00 Giriş
0:24 Yeni seri: "Hikmetül İstiaze" ve düşmanı tanıma
1:46 Şeytanın bazı hileleri
8:39 On Üçüncü Lem'a
10:17 1) "Şeytanlar hiçbir şeyi vücuda getirememesine rağmen..."
11:51 2) "Allah mü'minlerle beraber olmasına rağmen..."
13:11 3) "İnsanın fıtraten iyilikten hoşlanmasına rağmen..."
14:21 4) "İnsanın fıtraten kötülükten nefret etmesine rağmen..."
15:34 "...neden şeytanlara mağlubuz/Allah'a sığınıyoruz?"
16:40 İyilik ve kötülüğün varoluşsal doğası
26:17 Ademî ve vücudî meselesinde istisnai durumlar
28:00 Şeytanların ve ehl-i dalaletin geçici galibiyeti
32:05 Ehl-i hakkın sığınacağı sağlam kale
34:01 SON
Halit Hoca, bu videoda ailemizi ve geleceğimizi manevi tehlikelerden korumanın pratik yollarını anlatıyor. Risale-i Nur hizmetinin sadece bir kitap okuma faaliyeti değil, bir kurtuluş reçetesi olduğunu hatıralarla kanıtlıyor. Samimiyet ve fedakarlık üzerine kurulu bu ders, hayatınızdaki öncelikleri yeniden sorgulatacak.
Modern çağın getirdiği varoluşsal sancılara, kaygıya ve huzursuzluğa karşı; Bediüzzaman Said Nursi’nin 17. Söz / İkinci Levha’da sunduğu hakikatleri inceliyoruz. Bu ders, sadece dini bir metin tahlili değil; insanın eşya ve hadiseye bakışını (nazarını) kökten değiştiren bir şuur inşasıdır.
Dünyanın geçici süsüne aldanan "ehl-i gaflet"in (gaflet ehlinin) gözünden dünya hayatı aslında nasıl görünür? Varlık neden yokluk gibi hissettirir, akıl nasıl bir cezaya dönüşür?
Bu videomuzda, Bediüzzaman Said Nursi'nin İstanbul Boğazı’ndaki Yûşâ Tepesi’nde dünyayı terk etme kararı aldığı bir dönemde kalbine ilham olan meşhur "Birinci Levha"nın derin hakikatlerini konuştuk. Gaflet perdesiyle dünyaya bakmanın insan ruhunda açtığı derin yaraları ve dünyanın fâni (geçici) yüzünü bu videoda görebilirsiniz.
0:00 Intro
0:48 Birinci Savaşı sonrası esarette verilen bir karar
2:20 İstanbul'a dönüş ve o kararı unutturan olaylar
3:04 Yaşanan 7 olay ile tekrar canlanan o eski halet
6:19 Büyük teklif
11:36 Birinci Levha
33:40 SON
Aslında hepimiz sonsuzluk için yaratılmışız. Ama elimizdeki tek sermaye olan şu dünya hayatı çok kısa. Çocukluk yılları, uykuda geçen zaman, yeme içme, geçim telaşı gibi vakitleri çıkardığımızda sırf ibadet için geriye kalan süre trajik şekilde azdır. Hele ki artık günahlara erişimin saniyeler bazına indiği bu ahirzamanda, bir müminin sade kendi çabasıyla bu zararı dengelemesi imkansız gibi görünüyor. Bu da elbette ki insanı ümitsizliğe sürüklüyor. Aslında tam da burada harika bir müjde var. Kadir Gecesi...
Tüm İslam âleminin Kadir Gecesi mübarek olsun.#kadirgecesi #mubarek #kuranıkerim
0:00 Intro
0:51 1 Gecede 1 Ömür
1:48 Akrebiyet Sırrı
3:44 Kainatın Beklediği Gece
5:45 Son
From the publisher's feed