Toplumsal gerilimin sürekli yükseldiği, nefret söyleminin ve sindirme pratiklerinin yaygınlaştığı bir ortamda, toplumsal barışı sağlayacak demokratik bir anayasa yapmanın mümkün olmadığı aşikârdır. Toplumsal barışın özgürlükçü, eşitlikçi ve çoğulcu bir temelde tesisi ve anayasa tartışmalarının buna hizmet etmesi için, silahların susmasını sağlayacak barışçıl yöntemleri gecikmeden devreye sokmak lazım. Aksi takdirde, yeni ve demokratik bir anayasa uzak ve silik bir hayal olarak kalacaktır.