
Sign up to save your podcasts
Or


Erkek şiddeti kavramını şiddetin öznesini görünür kılmak ve kadınların kadın olduğu için şiddete uğradığı, erkeklerin ise kadınlar üzerinde güç kullanmak, onları kontrol etmek ve baskı kurmak için şiddet uyguladığı erkek egemen sisteme işaret etmek için kullanıyoruz. Podcast serimizin bu son bölümünde "Neden erkek şiddeti diyoruz?" sorusunun yanıtını eşitsizliğin gündelik hayattaki sonuçları ile birlikte tartışıyoruz.
Şiddetle ilgili var olan genel yanılgının aksine kadınlar mağdur oldukları için şiddete maruz kalmaz; şiddet nedeniyle mağdur edilirler. Bu bölümde "kadınları bu mağdur tanımına sıkıştırmak bize şiddete uğrayan kadınlar hakkındaki toplumsal yargılara dair ne söylüyor?" sorusundan yola çıkarak şiddete karşı mücadele ve güçlenme yollarını konuşuyoruz.
Kadınların maruz kaldığı şiddet düşünülürken sorulan sorulardan biri kadının neden şiddeti durdurmadığı olabiliyor. Şiddet gören kadının yerine kendimizi koyduğumuzda ise ben olsam izin vermezdim derken kendimizi bulabiliyoruz. Bu bölümde “şiddeti durdurmak sanıldığı gibi mümkün mü” sorusu üzerine düşünüyor, şiddetin nedenlerini tartışıyoruz.
Fiziksel şiddetten farklı olarak diğer şiddet türlerinin ne zaman başladığını tespit etmek zor. Hal böyle olunca şiddeti fark etmek uzun zaman alabiliyor. Peki şiddetin kendisini fark etmenin dahi zor olduğu koşullarda şiddetin geliyorum dediğini nasıl fark edeceğiz? Bu bölümde şiddeti fark etmemizi sağlayacak sinyalleri konuşuyoruz.
Cinsellik hakkında konuşmanın bir tabu olması, cinsel birlikteliklerimizdeki şiddeti konuşmanın önünde engel teşkil ediyor. Bu bölümde "güvenli bir cinsellik deneyimleyip deneyimlemediğimizi nasıl anlarız" sorusu üzerine düşünüp onay kavramını tartışıyoruz.
Gebelik, kendi fiziksel ve ruhsal iyilik halimize göre, hayat koşullarımızı göz önünde bulundurarak verebileceğimiz bir karar...
Çocuk sahibi olmaya ya da olmamaya, olacaksak zamanına ve sayısına dilediğimiz gibi karar verebiliriz. Bu bölümde "Gebeliğe nasıl karar veriyoruz?" sorusu üzerine düşünüyoruz.
Hepimiz hayatı dilediğimiz gibi yaşamayı hak ediyoruz, peki bunu ne ölçüde yapabiliyoruz?
Bu bölümde “Hayatımıza dair kararları kim alıyor?” sorusu üstüne düşünüyoruz.
Bu bölümde ekonomik şiddetin sinyallerini konuşuyor, hiç kendi cüzdanımıza sahip olabildik mi ya da finansal durumumuza dair kararları kendi başımıza verebiliyor muyuz sorularına yanıt arıyoruz.
Kadına yönelik şiddetten bahsederken genellikle şiddetten nasıl korunacağımızı konuşuyoruz. Peki şiddetin geldiğini erkenden farketmek, sinyallerini tanımak ve mümkün olduğunca az zarar görerek ilişkiden uzaklaşmak mümkün mü? Cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklanan erkek şiddeti, eşitsizliği yeniden üreten ve ondan faydalanan söz, davranış ve tutumlarla geliyorum diyor. Mor Çatı Anlatıyor podcast serisinin yeni bölümlerinde şiddetin sinyallerini ve eşitsizliğin yarattığı sonuçları tartışıyoruz. Bu yolla kadın dayanışmasının gücüne sırtımızı yaslıyor, birbirimizin deneyimlerinden faydalanıyor ve beraber güçleniyoruz.
Şiddetten uzaklaşırken yargılanmadan dinlenebileceğimiz, şiddetsiz bir yaşamı kurarken adım adım plan yapabileceğimiz, ihtiyaçlarımızı ve alternatiflerimizi konuşabileceğimiz, bazen bu ihtiyaçları keşfedebileceğimiz ve aynı zamanda yasal mekanizmalardan ne şekilde yararlanabileceğimize dair bilgi alabileceğimiz alanlara ihtiyaç duyabiliriz. Dayanışma merkezleri ve sığınaklar bize bu alanı sağlar. Podcast serimizin son bölümünde dayanışma merkezi ve sığınakların nasıl yerler olduklarını, yapılan çalışmanın yöntemlerini ve nasıl destekler verildiğini konuşuyoruz.
From the publisher's feed

8 Listeners

1 Listeners

1 Listeners

0 Listeners

51 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

18 Listeners

4 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

0 Listeners

4 Listeners

5 Listeners

4 Listeners