
Sign up to save your podcasts
Or


Bu eser, Türklerin İslamiyet'i kabul etme sürecini alışılagelmiş kahramanlık anlatılarının aksine, eleştirel ve sorgulayıcı bir tarih perspektifiyle ele almaktadır. Yazar, bu dönüşümün gönüllü bir kabullenmeden ziyade Arap/İslam ordularının istilaları, katliamlar ve ağır vergilerle şekillenen zorlu bir süreç olduğunu savunur. Metinde, Türklerin kadim inançları olan Budizm ve Maniheizm'deki hoşgörü kültürünün, fetihler sonrası yerini dini bağnazlığa ve kültürel asimilasyona bıraktığına dikkat çekilir. Özellikle Kuteybe bin Müslim gibi figürlerin yürüttüğü askeri harekatlar, insan hakları ve evrensel ahlak ilkeleri çerçevesinde yeniden yargılanmaktadır.
By Yıldırım AktuganBu eser, Türklerin İslamiyet'i kabul etme sürecini alışılagelmiş kahramanlık anlatılarının aksine, eleştirel ve sorgulayıcı bir tarih perspektifiyle ele almaktadır. Yazar, bu dönüşümün gönüllü bir kabullenmeden ziyade Arap/İslam ordularının istilaları, katliamlar ve ağır vergilerle şekillenen zorlu bir süreç olduğunu savunur. Metinde, Türklerin kadim inançları olan Budizm ve Maniheizm'deki hoşgörü kültürünün, fetihler sonrası yerini dini bağnazlığa ve kültürel asimilasyona bıraktığına dikkat çekilir. Özellikle Kuteybe bin Müslim gibi figürlerin yürüttüğü askeri harekatlar, insan hakları ve evrensel ahlak ilkeleri çerçevesinde yeniden yargılanmaktadır.