
Sign up to save your podcasts
Or


Bir şeyi yeterince istersek gerçekten gerçekleşir mi, yoksa evrenin de torpilli çocukları mı var?
Bu bölümde manifesting çılgınlığını, Lucky Girl Syndrome'u, delulu olmanın faydalarını ve neden hepimizin bir anda evrene sipariş vermeye başladığını konuşuyoruz. Bir yandan manifesting'in psikolojik tarafına bakarken diğer yandan kadınlara pazarlanan “doğru frekansta olursan her şey senin” kültürünü, spiritüelliğin nasıl bir sektöre dönüştüğünü ve 5.000 TL'lik manifest defterlerinin hayatımızda neyi değiştirdiğini sorguluyoruz.
Evrene mesajımızı ilettik ama A4 kağıdına yazdığımız için umarız bize kızmaz.
☆
Dua Lipa’dan thought daughter’lara, Letterboxd’dan Substack’e, Performatif erkeklerden Recep İvedik ve Almodóvar’a… Nereye varacağını kestiremediğimiz bir yolculuğa çıkıyor ve şu soruların peşine düşüyoruz:
Bir kitabı gerçekten okumak mı, yoksa kahveyle birlikte story atmak mı daha önemli?
Peki bir şeyi anlamadığımızda gerçekten “anlamadım” diyebiliyor muyuz, yoksa hepimiz biraz entelektüel görünmeye mi çalışıyoruz?
Biraz kendimizi, biraz da hepimizi ifşa ediyoruz.
Özetlemek gerekirse: entelektüelliği sorguladık, kültürel sermayemizi masaya yatırdık. Ve konu bir şekilde yine Dua Lipa’ya geldi.
☆
Bir süredir her şey birbirinin aynısı gibi görünmüyor mu? Aynı kafeler, aynı çantalar, aynı ayakkabılar, aynı estetikler… Bir şeyi önce “asla” diye reddedip birkaç ay sonra neden kendimizi onu isterken buluyoruz?
Bu bölümde algoritmalar zevkimizi mi öğreniyor yoksa şekillendiriyor mu, bir ürün viral olduğunda neden bir anda “basic”leşiyor, farklı olmaya çalışırken nasıl bu kadar aynılaşıyoruz ve capri pantolona daha ne kadar direnebileceğimizi konuşuyoruz.
Özetlemek gerekirse: Samba’yı aldık. Capri giymemeye de şeref sözü veriyoruz.
☆
From the publisher's feed