O kadar da derin değil
Download on the App Store

O kadar da derin değil episodes

  • Kendini Neden Hâlâ Başkalarına Kabul Ettirmeye Çalışıyorsun? | Özgüven

    Neden bizi istemeyen insanların peşinden koşuyoruz?

    Neden davet edilmediğimizde bunu kişisel algılıyoruz?

    Neden bizi önemsemeyen birine kendimizi anlatmaya, küçümseyen birine kendimizi ispatlamaya çalışıyoruz?

    Belki de mesele özgüven eksikliği değil. Belki de kendimize ne kadar değer verdiğimizi, nelere razı olduğumuz gösteriyor.

    Bu bölümde özgüvene biraz farklı bir yerden bakıyorum.

    Son dakika davetler, görmezden gelinmek, kabul görmek istemek, başkalarının onayını aramak, kendini sürekli ispatlama ihtiyacı ve gerektiğinde mesafeni koyabilmek…

    Çünkü gerçek özgüven, herkesin seni sevmesi ya da seçmesi değil. Seni seçmeyenlerin peşinden koşmaya ihtiyaç duymamak.

    Eğer kendini zaman zaman “Neden beni çağırmadılar?”, “Neden beni istemedi?”, “Beni yanlış anlamasınlar” ya da “Kendimi bir anlatabilsem…” derken buluyorsan, bu bölüm sana bir şeyler söyleyebilir.

    Kısa, direkt ve belki biraz rahatsız edici.

    Ama o kadar da derin değil.

    2 min
  • Belki de Yeterince Başarısız Olmuyorsun

    Başarısızlık korkusu yüzünden kaç şeyi hiç denemiyoruz?

    Bir işe başlamak, bir fikri paylaşmak, bir yere başvurmak, bir şey istemek, risk almak… Bazen başarısız olmaktan o kadar korkuyoruz ki en güvenli seçeneği seçiyoruz: hiç denememek.

    Peki kendine tam tersini söylesen?

    “Bu ay 10 kere başarısız olacağım.”

    Bu bölümde başarısızlık korkusunu, fazla düşünmenin bizi nasıl hareketsiz bıraktığını, beynimizin hata yaptığında ve yanıldığında nasıl öğrendiğini ve neden bir şeyin olmamasının senin başarısız olduğun anlamına gelmediğini konuşuyorum.

    Çünkü başarısızlık sayını artırmaya çalışırken aslında artırdığın şey deneme sayın.

    Ve deneme sayın arttıkça birinin “evet” deme, bir fikrin tutma, bir şeyin beklediğinden çok daha iyi gitme ihtimali de artıyor.

    Belki de istediğin yere gelmenin yolu daha az başarısız olmak değil… daha çok denemeyi göze almak.

    O kadar da derin değil.

    başarısızlık korkusu, başarısızlık, denemek, risk almak, fazla düşünmek, harekete geçmek, hata yapmak, özgüven, kişisel gelişim, konfor alanı

    Do not add more. The important terms are already naturally present in the description, which is where I want them.

    So right now in RSS.com:

    Title → Belki de Yeterince Başarısız Olmuyorsun

    Description → paste the episode notes above.

    Keywords → paste the 10 terms above if RSS.com provides the field.

    Then Save/Update. After that, we do the Instagram Reel — exact audio section, screen text and final caption.

    3 min
  • Unboss Ol ... Nasıl Yani?

    Başkalarının onayını beklemeyi bırakıp kendi kararlarını vermek neden bu kadar zor?

    Kadınlar için özgüven ve kişisel gelişim üzerine bu kısa bölümde Özge McAree, “Unboss olmak” fikrini; bağımsız düşünmek, iç sesine ve içgüdülerine güvenmek, sınır koymak ve hazır hissetmeden harekete geçmek üzerinden anlatıyor.

    İş hayatında, girişimcilikte, kariyer değişiminde, sporda ya da özel hayatında sürekli izin veya fikir arıyorsan, kendi sesini yeniden duymak ve seçimlerinin sorumluluğunu almak için kısa ama düşündürücü bir bölüm.

    Çünkü bazen ihtiyacın olan şey daha fazla fikir değil; biraz daha kendini dinlemek.

    3 min
  • Sabah İlk İş Telefona Bakmak Beynine Ne Yapıyor?

    Sabah ilk iş telefonuna ve sosyal medyaya bakmak, günün geri kalanındaki odaklanmanı, motivasyonunu ve enerjini etkiliyor olabilir mi?

    Bu bölümde dopaminin aslında ne olduğunu, sosyal medyanın beynimizin ödül ve motivasyon sistemiyle nasıl çalıştığını ve neden hızlı, kolay ödüllerin spor yapmak, yürüyüşe çıkmak, çalışmak ya da önemli bir işe odaklanmak gibi emek isteyen şeyleri daha zor hissettirebildiğini konuşuyorum.

    “Cheap dopamine” yani kolay dopamin gerçekten ne demek? Telefon neden elimizde bu kadar çekici hale geliyor? Ve sabah rutinimizi değiştirmek için telefonu tamamen hayatımızdan çıkarmadan ne yapabiliriz?

    Benim sabahları uygulamaya çalıştığım üç basit şey var:

    Movement. Mindfulness. Mindset.

    Hareket etmek, zihnine biraz alan açmak ve günün yönünü telefonun değil senin belirlemen.

    Spor salonuna gitmek zorunda değilsin. Uzun bir meditasyon yapmak zorunda da değilsin. Ama güne sosyal medya ile başlamadan önce birkaç dakikayı kendine ayırmak, bedenini hareket ettirmek ve o gün neye odaklanacağını belirlemek düşündüğünden çok daha önemli olabilir.

    Ve kendine şu soruyu sormayı unutma:

    Bu akşam kendimle gurur duymak için bugün ne yapmış olmam lazım?

    Telefon bekler.

    O kadar da derin değil.

    Arama kelimeleri: sabah rutini, sabah alışkanlıkları, telefon bağımlılığı, sosyal medya bağımlılığı, dopamin, cheap dopamine, kolay dopamin, motivasyon, odaklanma, mindfulness, mindset, meditasyon, hareket etmek, kişisel gelişim, üretkenlik, sağlıklı alışkanlıklar, sosyal medyanın beyne etkisi, telefonun beyne etkisi, Türkçe podcast, O Kadar da Derin Değil.

    3 min
  • Başkalarının Fikri Seni Neden Bu Kadar Etkiliyor?

    Başkalarının söylediklerini neden bu kadar önemsiyoruz?

    Bir eleştiriyi neden günlerce kafamızda tekrar tekrar yaşıyoruz?

    Ve en önemlisi… Bir insanın senin hakkında düşündüğü şey gerçekten seni mi anlatıyor, yoksa onu mu?

    Bu bölümde; insanların fikirlerinin neden üzerimizde bu kadar güçlü bir etkisi olduğunu, beynimizin belirsizlik karşısında neden hikâyeler yazdığını ve eleştirileri kişisel almadan öz saygımızı nasıl koruyabileceğimizi konuşuyoruz.

    Eğer sen de;

    • İnsanların söylediklerini fazla düşünüyorsan,

    • Sürekli aynı konuşmaları zihninde tekrar ediyorsan,

    • Eleştirilmekten korkuyorsan,

    • Herkesi memnun etmeye çalışırken kendini unutuyorsan,

    • Ya da başkalarının fikirlerinin özgüvenini etkilediğini hissediyorsan…

    Bu bölüm tam sana göre.

    Çünkü bazen bizi en çok yoran şey…

    İnsanların söyledikleri değil,

    Onlara yüklediğimiz anlamdır.

    O kadar da derin değil.

    3 min
  • Geçmişi Bırakıp Bugüne Odaklanmak | Kendinden Ne Bekliyorsun?

    Geçmişi Bırakıp Bugüne Odaklanmak | Kendinden Ne Bekliyorsun?

    Bazen günün nasıl geçeceğini, daha gün başlamadan belirliyoruz.

    Geçmişte yaşadıklarımız, kendimizle ilgili inandığımız şeyler ve beklentilerimiz; bugün neye odaklandığımızı ve nasıl davrandığımızı etkileyebiliyor.

    Ama dün bitti. Ne yaptık, ne yapamadık, neyi erteledik… artık değiştiremeyiz.

    Bugünü değiştirebiliriz.

    Ben artık her sabah kendime tek bir soru soruyorum:

    “Bu akşam kendimle gurur duymak için bugün ne yapmış olmam lazım?”

    Belki de mesele dünü tekrar tekrar düşünmek değil; bugün kendimizden ne beklediğimize karar vermek.

    Dünü düzeltemeyiz. Ama bugünün nasıl geçeceğinde hâlâ söz hakkımız var.

    O kadar da derin değil. 🤍

    2 min
  • O kadar da derin değil | Fragman

    Gerçekten o kadar derin miydi?

    Bazen yaşadığımız bir şeyi, verdiğimiz bir kararı, söylenen bir sözü ya da sadece kötü geçen bir günü kafamızda olduğundan çok daha büyük bir yere koyuyoruz.

    O kadar da derin değil, hayata biraz daha uzaktan bakmak, bazı şeyleri olduğu yerde bırakmak ve kendimize gereksiz yere yüklediğimiz ağırlıkları biraz hafifletmek üzerine kısa bir seri.

    Bazen ihtiyacımız olan tek şey, kahveni eline alıp kendine şunu sormak:

    Gerçekten o kadar derin miydi?

    Özge McAree

    1 min

About O kadar da derin değil

From the publisher's feed

Bazen bir şeyi kafamızda öyle bir büyütüyoruz ki, sanki dünyanın en önemli meselesiymiş gibi geliyor. Söylenen bir söz, verilmesi gereken bir karar, başkasının ne düşündüğü, gün içinde olan küçücük…