
Sign up to save your podcasts
Or


Bu bölümde Kaizen felsefesinden yola çıkarak iyileşmenin, motivasyonun ve değişimin büyük kararlarla değil, küçük ama sürdürülebilir adımlarla nasıl başladığını konuşuyoruz. Çünkü bazen tek bir şey yapmak, hiçbir şey yapmamaktan büyüktür.
Bazen bir kayıptan sonra hayata devam etmek, unutmak ya da ihanet etmek gibi gelir. Bu bölümde yasın, ayrılığın, acıya teslim olmanın ve kendini yeniden seçebilmenin mümkünlüğü üzerine konuşuyoruz. Çünkü bazı şeyler geçmez gibi gelir; ama her şey mümkün.
Bazen ne kadar uğraşsak da olmaz. Çünkü herkesin dönüşümü bizim mücadelemiz değildir. Bu bölümde kabul etmeyi, çözmeye çalışmayı bırakmayı ve insanın yeniden kendine dönmesini konuşuyoruz.
Bazı insanlar sizi kaybetmek istemez, ama aynı zamanda sizi seçmekte istemez. Bu kafalarının karışık olmasından değil, sizi seçmenin çaba , tutarlılık sorumluluk getirmesinden kaynaklıdır. Ve bunları vermek istememelerinden kaynaklanır. Sizin yolunuza devam etmenizi istemezler, ama kendileri de bir adım atmazlar. Sizi başkasıyla görmek istemezler ama size netlik de sunmazlar. Bağlılık olmadan yakınlık isterler. Sizin orada olduğunuzu bilmenin rahatlığını isterler. Ama gerçekten var olmanın sorumlulugunu almak istemezler. Ve gerçek şu ki, kötü biri gibi görünmek istemezler. Sadece temiz bır imajı korumak ısterler. Ama bir noktada ilgiyi niyetle karıştırmayı bırakmanız gerekir. Keyifli dinlemeler !
Bu bölümde şikayet etmeden
Yaşadıklarımı, öğrendiklerimi
ve en çok da kabullenmenin bize ne kadar iyi geldigini konusuyoruz.
Çünkü bazı şeyleri değiştiremiyoruz
Ama onlarla nasıl yaşayacağımızı öğreniyoruz.
Eğer sen de bir şeylerle savaşıyorsan
yalnız değilsin.
Ve sandığından daha güçlüsün.
Kimse seni tamamlamak zorunda değil.
Çünkü sen eksik doğmadın.
Ama çoğumuz…
değerimizi başkalarının ilgisine, sevgisine, varlığına bağlayarak yaşıyoruz.
Birinin gelmesiyle iyi, gitmesiyle eksik hissediyoruz.
Bu bölümde şunu konuşuyoruz:
Kendinin her şeyi olmak ne demek?
Kendi duygunu regüle edebilmek.
Kendi kendine yetebilmek.
Sevilmeyi istemek ama ona muhtaç olmamak.
Bu bir yalnızlık hikayesi değil.
Bu, içinde yaşayabileceğin bir sistem kurma meselesi.
Bu bölümde; çocuklukta hissedilen sevgisizlik duygusunun yetişkinlikte nasıl bir kimliğe dönüştüğünü, aile dinamiklerinin aslında sandığımızdan çok daha derin etkilerini ve “suçlu aramak” yerine “anlamaya çalışmanın” neyi değiştirdiğini konuşuyoruz.
Depresyonda mesele isteksizlik değil, enerjisizliktir.
Ve enerji bekleyerek gelmez. Üretilir.
Bu bölüm, en dipteyken bile sistemi ayakta tutmak üzerine.
Büyük adımlar yok.
Küçük, sürdürülebilir hareketler var.
Az.
Ama devam.
Son zamanlarda okuduğum ve diline hayran kaldigim o kitab yorumladım!
Ayrılık sonras bir kadının kendini nasıl toparladığını anlatan Aylin Balboanin kitabını neden okumalısınız ?
Keyifli dinlemeler.
İnsanlar dünyayı olduğu gibi değil, algıladıkları gibi yaşar.
Yani bir olayın kendisi ile o olaya verilen anlam farklı şeylerdir.
Ve çoğu zaman davranışlarımızı belirleyen şey olayın kendisi değil, ona yüklediğimiz anlamdır.
Bu yüzden aynı olay iki farklı insanda tamamen farklı sonuçlar doğurabilir.
İnsan başına gelen her şeyi anlamak zorunda değildir.
Ama yaşadığı her şeyin onu olgunlaştırmak için geldiğini fark edebilir.
Dağların olacağını kabul ettıgımız, ama yokuşlardan koşarak inmeyi de hak ettıgımız bir hayatı hepımız için diliyorum.
From the publisher's feed