Acil servis doktorları, en sık gördüğü hastalıklar hakkında nedense çok konuşmayı sevmez. Evet, selülit tanısı koymak, tüp torakotomi işlemini yapmak kadar adrenalini yüksek bir durum değil. Halbuki her vardiyada karşılaştığımız bu enfeksiyonları tanıyarak, tedavi ederek daha fazla hasta için iyi şeyler yapmış olmuyor muyuz? Acil serviste %30 oranında yanlış teşhis konulan1 bu klinik durumun yüzdesini azaltmak yine bizim elimizde.
Selülit ve apse gibi cilt ve yumuşak doku enfeksiyonları (YDE), acil serviste çok karşılaştığımız tanılardır. YDE'ler komplike olmayan selülitten nekrotizan fasiite kadar uzanan hastalıkları içermekle birlikte, YDE'ler tipik olarak pürülan olmayan (selülit, erizipel gibi) ve pürülan formlara (folikülit, fronküller, apseler gibi) ayrılır. Bugün sizlerler daha çok selülit hakkında konuşacağız.
Bu yazının sonunda;- Selülitin tanımını, patofizyolojisini, oluşum mekanizmasını kavrayacaksınız,- Selüliti taklit edebilecek hastalıkları ve hastanın ilk değerlendirmesindeki önemli noktaları öğreneceksiniz,- Selülit şüphesi olan hastalarda kullanılan tanı yöntemlerini ve uygulanan tedavi yöntemlerini öğreneceksiniz.Hadi başlayalım.
Giriş
Her yıl yaklaşık 6 milyon hasta selülit veya apse için acil servise başvuruyor.2 Yıllık selülit insidansı, Amerika Birleşik Devletleri'nde her yıl 14 milyondan fazla vaka ile 1000 kişide 22 ila 50 arasında değişmektedir. 2Selülitli hastaların %10'undan daha azında hastaneye yatış gerektiği ve yatış gerektiren hastaların da %2.5'nin öldüğü tespit edilmiş.2,3Kimler risk altında? : Bozulmuş lenfatik drenaj veya venöz yetmezliğe bağlı ödem, obezite, cilt enfeksiyonu (egzama, radyasyon tedavisi, sedef hastalığı), cilt travması (aşınma/yırtılma, ülserler, ısırıklar, damardan ilaç kullanımı), bağışıklık sisteminin baskılanması ve önceden var olan yumuşak doku enfeksiyonları sayılabilir.
Patofizyoloji
Selülit, derinin bakteri tarafından ihlali sonrasında dermis ve deri altı dokuda oluşan akut bir enfeksiyonudur.Cilt bariyerinin herhangi bir şekilde bozulması, diğer bakterilerin dermise ve deri altı katmanlarına ulaşması için bir alan sağlar. Bu durum, etkilenen bölgelere nötrofil infiltrasyonuna ve etkilenen bölgelerde sitokin üretimi ile beraber inflamatuar bir yanıta neden olur.Enfeksiyonda tipik olarak iki bakteri rol oynar: beta hemolitik streptokok (selülit vakalarının %70'inden fazlasında) ve Staphylococcus aureus (daha nadir).4Streptococcus pneumoniae, Neisseria meningitidis, Clostridia (krepitant ve kangrenli selülit ile görülür) ve Haemophilus influenzae tip b, selülitin daha az yaygın nedenleridir, ancak bağışıklığı baskılanmış kişilerde daha sık görülür.
Şekil-1: Cilt anatomisi: Selülit, erizipel ve apseSelülit daha derin dermisi ve deri altı yağını içerir; aksine, erizipel üst dermisi tutar, tutulmuş ve tutulmamış doku arasında net bir sınır vardır. Apse, dermis veya deri altı boşluk içindeki bir irin topluluğudur.
Yaklaşım
Hastaya, şikayetinin ne zaman başladığını, nasıl ilerlediğini, varsa son operasyon öyküsünü (özellikle şikayetçi olduğu bölge ile alakalı), kullandığı ilaçları, önceki cilt ve yumuşak doku hastalıklarını mutlaka sorun. Diyabet, böbrek yetmezliği veya karaciğer yetmezliği gibi bağışıklığı baskılayıcı durumlar, kötü hijyen, obezite, venöz yetmezlik gibi durumlar selülit riskini arttırır.Etkilenen bölgenin çevresi, parmak arası boşluklar, fissür veya laserasyon açısından incelenmelidir. Selülit daha derin dermisi ve deri altı yağını kapsarken; erizipel üst dermisi ve yüzeysel lenfatikleri içerir.(Şekil-1) Selülit tek taraflı; eritem, şişlik, ödem, ısı artışı ve pürülanlı veya pürülansız olarak ken...