Muhteşem 13. Yüzyıl’ın bu bölümünde, Hacı Bektaş'ın “Senin kilidini Tapduk’a verdik” sözünün açtığı kapıdan giriyoruz. Yunus Emre’nin sesi ve nefesiyle şekillenen dönemin toplumsal ve siyasal dokusuna bakarken, Moğol istilalarının gölgesindeki Anadolu’yu, dağılmış otorite içinde doğan yeni arayışları ve halkı dönüştüren büyük kırılmaları inceliyoruz. 13. yüzyılın bugüne ve Cumhuriyet’e uzanan etkilerini, düşünsel renklerini ve Yunus’un bu çok katmanlı evrendeki yerini ele alıyoruz.