Önsöz
Bazı bölümleri hazırlamak için uzun uzun araştırır, notlar alır, kaynaklar karıştırırım.
Bazı bölümlerse hayatın içinden kendi çıkagelir.
Felsefeden, edebiyattan, psikolojiden ve insan olmanın o kırılgan tarafından geçerken, sezonun bu son bölümünde , ilk kez bu kadar yakından baktığım ağır ve derin bir duygunun arkasından sesleniyorum tüm çıplaklığımla sizlere : Babamın yasının.
Babamın kaybının iç dünyamda açtığı boşluğu, geçiciliği fark etmenin sarsıcılığını, vedaları çoğu zaman “veda olduğunu bilmeden” yaşayışımı konuşuyorum.
Bir insan , bir baba gerçekten gider mi?
Yoksa sesi, alışkanlıkları, cümleleri, şapkası, tavladaki zar sesleri , gün batımı ve çocuklarımın yüzünde yaşamaya devam mı eder?
Bu bölüm babama için.
Ve birini kaybetmiş, hâlâ onunla konuşmaya devam eden herkese…
⸻
Kaynakça
• Jorge Luis Borges — Anlar şiiri
• Paulo Coelho — Işığın Savaşçısının El Kitabı
• Yaşar Kemal
• Can Yücel
• Albert Einstein
• Parenting Ourselves After Loss
• Yas, geçicilik ve ebeveyn kaybı üzerine çeşitli psikoloji ve varoluşçu düşünce okumaları
• Kişisel deneyimler ve yas günlüğü notlarım
******