" 2. Kaplumbağa " Söz & Müzik & Düzenleme: Yusuf Can Gökkaya 10 bölümden oluşan hikayenin ilk sözleri. Tam anlayabilmek için demeyeceğim ama biraz olsun içerisine dalabilmek için sırayla dinlenmesi daha güzel geliyor bana. Size de öyle tavsiye ediyorum bu yüzden.
"Neden buradan konuşuyorum seninle biliyor musun? Hayır hayır, sadece bu yerim olduğu için değil, burası olduğu için değil; burayı da sevmek istediğim için… Çünkü, yani burada, var olduğun bir alandaymış gibi hissediyorum kendimi. Biraz fazla özgürce belki. Bu, hani birbirimize söylemekten sakındığımız güzel cümleler var ya, onlardan bazılarını kullanmak istedim burada. Bunca gürültünün içinde, sanki elâ gözlere bakarak oturuyormuşum gibi oturdum. Evet, gülümsüyorum hâlâ Ela’yı her duyduğumda. Burada özgürüm ya konuşurken, düşünürken de öyleyim aslında. Onun ne olduğunu, ne kadar değişken bir şey olduğunu düşünüyorum, özgürlüğün. Her şeyi, her ânı gerçekleştiren bir koşul var ya, o koşulun bu kadar güzel oluşunu seviyorum biraz da. Şey gibi geliyor burası: Kimsenin umurunda olmayan ve kimsenin umurumuzda olmadığı bir yer gibi… Özgürce sana bir şeyler söylemeyi o kadar çok özlemişim ki… Hayatın içinde değil de sanki ânın içerisinde bir hayatı yaşıyorum ve bu ânı çok seviyorum. Telefon kapanana kadar vaktim olsa da çok seviyorum. Her kelime bir yeni sen oluyor ve her biri, o ânı, yani hayatımı uzatıyor. Ölümsüzlük gibi değil de sanki bir kaplumbağanın sonunda yolun öbür tarafına geçebilmesi gibi. Bir yanı ölüm bir yanı hayat onun için. Zor olsa da varıyorlar ama. Orada mısın?"