Konforsuz Alan

Türk Olduğunu Söyleyememek - Dücane Cündioğlu


Listen Later

DEV-GENÇ'in eski öğrenci liderlerinden tarihçi Taner Akçam Medyascope'ta ardısıra çok değerli iki yazı kaleme aldı: i. "Oğuzhan Müftüoğlu vesilesiyle Türk Solu" (29 Mart 2026); ii. "Türklüğümün Üç Hali" (31 Mart 2026). DEV-GENÇ'in yöneticilerinden Oğuzhan Müftüoğlu'nun, eski dava arkadaşlarından Ertuğrul Kürkçü'ye yönelttiği eleştirilerden hareketle yazdığı ilk yazısında, Akçam, şu sorulara dikkat çekmekte: • "Türk solu niçin bu halde? Niçin bu dalgadan geriye belli bir siyasi ağırlığı olan bir örgütsel yapı bile kalmadı? Niçin, toplumda izler bırakan önemli kültürel birikimler yaratamadı? Evet, neydik ne olduk? 60 yıl önce “sen öyle mi yapmıştın, böyle mi yapmıştın” yerine acaba bu “niye böyle olduk” sorusuna cevap aramaya başlansa nasıl olur?" Bu paragrafın hemen ardından ilginç bir ara başlık gelir: TÜRK OLDUĞUNU SÖYLEYEMEMEK. • "Benim kendimce bu sorulara bazı cevaplarım var. Bunlardan bir tanesi “Türk” kelimesinde yatıyor olabilir mi? Türk solcuları kendilerine “Türk” diyemediler. Onlar da İttihat ve Terakkicilerin 1913’lere kadar Türk ve Türkçü olduklarını gizlemeleri ve kendilerini Osmanlıcı olarak göstermeleri gibi, “Türkçülüklerini” gizlemeyi ve kendilerini “Türkiyeci” diye göstermeyi tercih ettiler. “Türkiye” kelimesi sıcak bir battaniye gibiydi. Kullanmayı çok seviyorduk. Acaba niye? Utandık mı? Kendimize Türk dememe ile “utanma” duygusunun bir ilintisi var mı? Eski Marksist jargonumla söyleyeyim: “Ezen ulus devrimcileri, kendilerini ezen ulus yöneticileri ile özdeşleştirecek biçimde tanımlamazlar.” Acaba Türk solcuları, “kötü” olduklarını düşündükleri “ebeveynleri” ile araya mesafe koymak isteyen çocuklar gibi mi davrandılar? Türk sıfatını kullanmayarak, belki Türk yöneticilerinin işlediği suçlar ve günahlar ile araya mesafe koymuş olacaktık. Yapılan kötülüklerle ilgisi olmayan “enternasyonalistler” olduğumuzu göstermenin bir yoluydu belki bu…" Türk olduklarını söylemekten kaçınanlar yalnızca sosyalistler miydi? Hayır, İslamcılar da benzer tepkiler geliştirdiler. (II. Meşrutiyet'in İslamcıları Babanzade'ler, Akif'ler şöyle dursun, özellikle 80'li yıllardan itibaren T.C. kimliğini yırtıp kafir bir devletin yurttaşı olduğunu inkar eden arkadaşlarımız vardı. Radikal İslamcılar olarak bizim kuşağın çoğu aynı gerekçeye dayanarak Cuma namazı kılmamakla diğerlerinden ayrışırdı.) Bu akşam Prof. Taner Akçam'la bu iki yazının ele aldığı konular çerçevesinde söyleşeceğiz.

Become a supporter of this podcast: https://www.spreaker.com/podcast/konforsuz-alan--7149611/support.
...more
View all episodesView all episodes
Download on the App Store

Konforsuz AlanBy Konforsuz Alan