
Sign up to save your podcasts
Or


Hukukta “her bir şey bağlandığı şekilde çözülür (Unumquodque eodem modo quo colligatum est dissolvitur). Yani bir işlem hangi usûlle tesis edilmiş ise yine aynı usûlle feshedilir. Buna “yetkide ve usûlde paralellik ilkesi” denir. Bu bağlamda, Libya-Türkiye Deniz Yetki Sınırlandırma Anlaşması da TEK TARAFLI olarak iptal olamaz! Uluslararası Andlaşmaların doğası etik değerler ve prensipler üzerine kuruludur. Bu nedenle Anlaşmalarda esas prensip olan "pacta sunt servanda" gereği tarafların verdiği sözü tutmaları ve anlaşmaya uymalarıdır. Fesih konusunda bir istisna olan Şartların değişmesi yani "rebus sic stantibus" ilkesi de Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanı Sınırlandırma Anlaşmasını geçersiz kılamaz]! Çünkü; "Anlaşmadan doğan yükümlülüklerini yerine getirmeyen bir taraf devlet bu yükümlülüklerinden kurtulmak için rebus sic stantibus ilkesine başvuramaz..." diğer yandan; Türkiye-Libya Anlaşması aynı zamanda bir sınır anlaşmasıdır! Bu noktada ise; "Rebus sic stantibus ilkesine dayanılarak sınır anlaşmalarına" son verilemez!! Türkiye-Libya Anlaşmasının tek taraflı fesh edilemeyeceği, 23 Mayıs 1969 tarihli Viyana Anlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nde Emredici hukuk normları kapsamında koruma altındadır! Bu bağlamda uluslararası anlaşmalar, tek taraflı olarak, yerinde olmayan bir gerekçe ile, tanımsız bir geçersizlik sebebine dayanılarak feshedilebilir hale getirelemez.
By Türk Degs PodcastHukukta “her bir şey bağlandığı şekilde çözülür (Unumquodque eodem modo quo colligatum est dissolvitur). Yani bir işlem hangi usûlle tesis edilmiş ise yine aynı usûlle feshedilir. Buna “yetkide ve usûlde paralellik ilkesi” denir. Bu bağlamda, Libya-Türkiye Deniz Yetki Sınırlandırma Anlaşması da TEK TARAFLI olarak iptal olamaz! Uluslararası Andlaşmaların doğası etik değerler ve prensipler üzerine kuruludur. Bu nedenle Anlaşmalarda esas prensip olan "pacta sunt servanda" gereği tarafların verdiği sözü tutmaları ve anlaşmaya uymalarıdır. Fesih konusunda bir istisna olan Şartların değişmesi yani "rebus sic stantibus" ilkesi de Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanı Sınırlandırma Anlaşmasını geçersiz kılamaz]! Çünkü; "Anlaşmadan doğan yükümlülüklerini yerine getirmeyen bir taraf devlet bu yükümlülüklerinden kurtulmak için rebus sic stantibus ilkesine başvuramaz..." diğer yandan; Türkiye-Libya Anlaşması aynı zamanda bir sınır anlaşmasıdır! Bu noktada ise; "Rebus sic stantibus ilkesine dayanılarak sınır anlaşmalarına" son verilemez!! Türkiye-Libya Anlaşmasının tek taraflı fesh edilemeyeceği, 23 Mayıs 1969 tarihli Viyana Anlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nde Emredici hukuk normları kapsamında koruma altındadır! Bu bağlamda uluslararası anlaşmalar, tek taraflı olarak, yerinde olmayan bir gerekçe ile, tanımsız bir geçersizlik sebebine dayanılarak feshedilebilir hale getirelemez.