Uluslararası ilişkileri "hukuksal" bir çerçevede ele alma aymazlığından kurtulma olanağı var mı? "Hak/Hukuk Devleti"nin yerini (Rechtsstaat) bundan böyle "Güç Devleti" veya "Totaliter Devlet" (Machtstaat) mi aldı, yoksa gerçekte olup biten hep böyle miydi? Osmanlı Devleti, modern anlamıyla "Uluslararası Hukuk" (Droit des gens) söylemiyle XIX. yüzyılda nasıl tanıştı ve uluslararası ilişkilerde belirleyici olanın kılıç olduğu geleneğinin temsilcileri olarak o dönemin Osmanlı siyaset ve devlet adamları bu yeni söyleme nasıl tepki verdiler? Bu söyleşide Maduro olayını bir de bu açıdan ele alacağız.
Become a supporter of this podcast: https://www.spreaker.com/podcast/konforsuz-alan--7149611/support.