"Diorama ne ola ki?", "ben biliyorum ama hangi deli bu işe girer?", "nasıl mümkün? Ya da nasıl farklı özünde?" gibi sorularınız olsun, olmasın, sevgili Vildan Hoşbak ile sanat kavramını, sanatta "eyaletleşme" ihtiyacını ve tabi ki yebi dünya düzeninde yerimizi bulma çabasını derinlemesine deştiğimiz bal gibi bir sohbet.
Evet İstanbul'da değil Söke'de yaşıyor, evet en çok etkilendiği sanatçı Henry Kupjack ve yine evet hiç bir şeyi beklemeden, hep üretmek yaratıcılığının ana kaynağı...