I. Dünya Savaşı sonrasında İngiltere ve ABD'de Alman Edebiyatının müfredattan çıkarıldığını, böylelikle Goethe ve Schiller gibi isimlerin okunamaz hale getirildiğini pek kimse anımsamaz. Ne ki Rusya-Ukrayna savaşı başladığında İtalya'daki Milano-Bicocca Üniversitesi'ndeki bazı işgüzarlar Dostoyevski dersini programdan kaldırmaya çalıştığı, bazı Avrupa orkestralarının ise programlarından Çaykovski'nin yapıtlarını çıkardıkları, hatta Kuğu Gölü'nü bile tartışma konusu yaptıkları hala belleklerimizde canlı olarak duruyor. Şimdi'de Epistein Çetesi (ABD-İsrail) ile İran arasındaki savaş nedeniyle ülkemizde cübbeli cübbesiz kimi kullanışlı aptallar sahaya sürülerek kendilerince İranlı düşünür Ali Şeriati'nin günah defterlerini dillerine doluyorlar. Sözümona Sünni-Şii çatışmasının psikolojik zeminini kurmaya çalışıyorlar. Bu zavallılara kanan safdillerin sayısı hiç kuşkusuz az değil. Ne diyebilirim, düşünce ve sanat, yani insan onuru savaş zamanlarında bile bu denli ayaklar altına alınmamalı, kötü niyetli maşaların oyununa gelmemeli. AKsi takdirde, birgün kara bulutlar dağılır, geriye yalnız utanç kalır.
Become a supporter of this podcast: https://www.spreaker.com/podcast/konforsuz-alan--7149611/support.