Şiirlenelim

20 Yaşıma Mektup...(17)


Listen Later

Sevgili 20 Yaşım,

Umarım sırlarını sağ sola anlatmıyorsun

Yeniden tanışmak mümkün mü seninle?

Deniz temiz sabah saatlerinde, aydınlık, güneş neşeli. Oysa kahırlı günlerden geçiyoruz. Cehalet, vasatlık, bayağılık salgın! Sonra durup düşünüyorum da, bundan otuz sene önce de böyle değil miydi? Fırsatım olsa 20 yaşımla söyleşmek isterdim.

Hayatı 20 yaşında sevdim çünkü. Öte yandan 20 yaşında ölmek de istedim.


Biliyor musun, yarım asır geçti aradan. Ben çok okudum. Çok şey öğrendim. Öğrendikçe, öğrenilecek daha çok şey olduğunu öğrendim. Ama yine de, yarınlar daha güzel olacakmış gibi geliyor bana.

Gel 20 yaşım, otur şu karşımdaki koltuğa. Sana bütün sevinçlerimi, bütün üzüntülerimi, bütün pişmanlıklarımı ve hayatla dolu dolu olan bütün anlarımı anlatayım.


İlk gençliğimde Ferhan Şensoy sahneden söylerdi "Rakımız var, içesim yok!" diye. Olanakların olması, buna gereğince sahip çıkmak anlamına gelmiyor.

Sanki çocukluğu ve gençliği bir hücrede geçmiş, dünya hakkında bilgisi o hücrenin penceresinden gördükleriyle sınırlı, özgürlüğüne yeni kavuşmuş bir mahkum gibiydin.

Dünyanın her noktasına ve her derdine yetişemezdin.

Ne kâğıt-kalem ne de gitarın seni koruyabilirdi. Kendini iblislerden sakınacak kadar zeki falan da değildin. Kendini kendinden koruyacak kadar bile zeki değildin. Aklını kullanmanı önleyecek hasarların ve zaafların vardı. Kısacası, dallamanın tekiydin.


Kalabalığın peşinden gittim. Bu bir hataydı.

Yorumsuz kal, diyemem. Sinsileşemezsin ve kaçak güreşemezsin. Zayıfsan, eksik bilgiyle donanmışsan, yorumlamamanın aklını göstereceğini unutma.

Bir yargıda bulunman gerekiyorsa dikkatli ve özenli ol. Yargılamak, anlayışlı olmanın düşmanı olabilir.


Kendini bulmaya çalışıyorsun. Neden yaşadığını, yani yaşamanın bir sebebi olup olmadığını sorguluyorsun. Böyle oluşundan niçin acı çektiğini merak ediyorsun. Çözmen gereken bir bilmece olduğunu ve çözemeyeceğini sanıyorsun. Sadece olmakla, yani başka türlü olmamakla yetinmek zorunda olduğunu çok sonra öğreneceksin.

Bazen benliğini başkalarına ihale etmelerin, diğerlerini en öne koymaların olacak. Yavru kedi bile senden önemli kalacak hayatta. Özgürlüğünü kısıtlayan yüklerinden bağımsızlaş, diyemem. Hangi duyguya yakınsan onu akılcı bulacaksın. Kimileri dünyaya alacaklı geldiğini sanır, sen hep borçlu hissedeceksin. Ufacık iyiliklerin diyetini ödeyemeyeceksin ne yapsan. Yeter artık aptallaşma, seni kullanmalarına izin verme, kendini de düşün diyemem. Sen vermeyi almaktan çok sevmişsindir mutlaka.

Ama mesela sınavları filan fazla dert etme diyebilirim, hepsi palavra, geçersin yani. Hastalık kuruntularını da boş ver. Kalp hastası filan değilsin. Çarpıntıların kahve, sigara, uykusuzluk, biraz huysuzluk, biraz ucuz şarap yüzünden. İnsan o yaşlarda dramatize etmeye bayılır. Her şey dünyanın sonudur. Ya da tam tersi. Her şey dünyanın başlangıcı...

Yine kızdın, biliyorum. Kızma.

Mesele 20 yaşında olmak değil. Mesele 20'li yaşlara gelirken yaşadıklarımızın sonraki bizi belirliyor olması.

En büyük yarışın kendinle. Kendi içindeki güzeli, en kalıcı olanı keşfetmek için çabalıyorsun. Biraz zaman alacak ama göreceksin, bulacaksın aradığın sırrı.

Kusursuz bir denge olmayacak belki. Bazen yalpalayarak, uçurumun kenarında yürüdüğünü hissedeceksin. Yine de ayakta kalacaksın.

Bir gün gelecek, sahip olduğun her şeyi son küçük maceran için feda edebilecek hale geleceksin. Parayla satın alamayacaksın.


Şimdi sıkı dur:

En sevdiklerinden kaybettiklerin olacak. Tutunduğun en büyük dal kırılacak.

Onunla sen de kırılacaksın, hem de pek yakında. Sorarlarsa "biliyordum zaten'' diyeceksin.

"Hazırdım" diyeceksin. Çok bir halt biliyormuş gibi... Geçer sanacaksın.

Kibirlisin ya, geçmeyecek. Acılarımız geçmez, çocuk. Onların bizde bıraktıklarıyla yaşamayı

öğreniriz sadece. Sen de öğreneceksin.


Bu bence bir gencin bilmesi gereken en önemli şey Sevgili 20 yaşım,

Gençlik,

Yaşamamışlık,

Tecrübesizlik,

Ve cesaret...


...more
View all episodesView all episodes
Download on the App Store

ŞiirlenelimBy Hedablida