
Sign up to save your podcasts
Or


''Sessizliğe gömülen geceler kaybolmazmış aslında. Kiminin acısını, kiminin sevdasını, kiminin de gözlediği yolları saklarmış. Sırrı en iyi o geceler saklar, kadere de ortak olurmuş hiç belli etmeden. Esen her rüzgarda bir şeyler fısıldarmış. Kimi zaman göz yaşını silercesine narin bir esintiyle, kimi zaman da insanı kendine getiren fırtınalar kopartarak belli edermiş kendini....
Ben bir güzellik gördüm.
İnsanlar içinde, bir yalnızlık gördüm
Köpükleri gökyüzü, merdiveni bir su gördüm.
Ben de usulca daldım o gecelere. Bu diyarda tanıdık olan tek şey gökyüzüydü. Her şey değişiyordu. Zamanla ben bile değişiyordum ama nereye gidersem gideyim gökyüzü aynıydı. Gökyüzü tek tutunduğum dalımdı. Genelde ben, susarım. Çünkü geceler bilir beni. O fısıldar ben dinlerim, ben dinlerim o hep anlatır. O susunca ben anlatmak isterim ama bozmak da olmazdı sessizliği...
Emin ol, ne kadar sessizce ağlarsan ağla bir gün biri senin sesini duyacak. Gözyaşlarını silmek için kendini hapsettiğin karanlığa elini uzatacak. O el senin yüzünü bulacak, gözyaşlarını silecek. Çünkü senin öyle güzel bir ruhun var ki, şunu unutma, güzel ruhlar asla yalnız kalmaz... Güzel ruhlar her daim birbirini bulur. Şanslıysan bir de Ay’ı çıkartır karşına, belki biraz da yıldız serpiştirir. En çok da böyle zamanlarda hissedersin acizliğini. Önce aklını kurcalayan her ayrıntı geçer gözünün önünden. Sonrasındaysa o kadar da büyük olmadıklarını fark edersin. O küçülen şeylerle sen de küçülürsün. Bağırsan da kimse fark etmez hatta gece bile zor duyar olur çığlıklarını. Sonra daha da ufalırsın. O sessiz gecenin bir parçası olursun. O da yadırgamaz seni, dinginliğiyle sarıp sarmalar. Bir de bakarsın ki çoktan geceye karışmışsın. Ve aslında yalnız da değilmişsin.
Geceyi bilen herkes, ona bırakırmış kendini. Her gece birilerinin ona ihtiyacı olduğunu bilir, puslu düşüncelere dalanları kucaklarmış.''
By Hedablida''Sessizliğe gömülen geceler kaybolmazmış aslında. Kiminin acısını, kiminin sevdasını, kiminin de gözlediği yolları saklarmış. Sırrı en iyi o geceler saklar, kadere de ortak olurmuş hiç belli etmeden. Esen her rüzgarda bir şeyler fısıldarmış. Kimi zaman göz yaşını silercesine narin bir esintiyle, kimi zaman da insanı kendine getiren fırtınalar kopartarak belli edermiş kendini....
Ben bir güzellik gördüm.
İnsanlar içinde, bir yalnızlık gördüm
Köpükleri gökyüzü, merdiveni bir su gördüm.
Ben de usulca daldım o gecelere. Bu diyarda tanıdık olan tek şey gökyüzüydü. Her şey değişiyordu. Zamanla ben bile değişiyordum ama nereye gidersem gideyim gökyüzü aynıydı. Gökyüzü tek tutunduğum dalımdı. Genelde ben, susarım. Çünkü geceler bilir beni. O fısıldar ben dinlerim, ben dinlerim o hep anlatır. O susunca ben anlatmak isterim ama bozmak da olmazdı sessizliği...
Emin ol, ne kadar sessizce ağlarsan ağla bir gün biri senin sesini duyacak. Gözyaşlarını silmek için kendini hapsettiğin karanlığa elini uzatacak. O el senin yüzünü bulacak, gözyaşlarını silecek. Çünkü senin öyle güzel bir ruhun var ki, şunu unutma, güzel ruhlar asla yalnız kalmaz... Güzel ruhlar her daim birbirini bulur. Şanslıysan bir de Ay’ı çıkartır karşına, belki biraz da yıldız serpiştirir. En çok da böyle zamanlarda hissedersin acizliğini. Önce aklını kurcalayan her ayrıntı geçer gözünün önünden. Sonrasındaysa o kadar da büyük olmadıklarını fark edersin. O küçülen şeylerle sen de küçülürsün. Bağırsan da kimse fark etmez hatta gece bile zor duyar olur çığlıklarını. Sonra daha da ufalırsın. O sessiz gecenin bir parçası olursun. O da yadırgamaz seni, dinginliğiyle sarıp sarmalar. Bir de bakarsın ki çoktan geceye karışmışsın. Ve aslında yalnız da değilmişsin.
Geceyi bilen herkes, ona bırakırmış kendini. Her gece birilerinin ona ihtiyacı olduğunu bilir, puslu düşüncelere dalanları kucaklarmış.''