
Sign up to save your podcasts
Or


Birini severken kendinizi yavaş yavaş kaybettiğinizi hiç fark ettiniz mi? Mesaj atma şeklinizden planlarınıza, sınırlarınızdan ihtiyaçlarınıza kadar her şey, fark etmeden karşı tarafın ritmine göre ayarlanıyor… Ve bir noktada şunu soruyorsunuz: “Ben burada mıyım?” Ve tabi ki Jung’un persona, gölge ve projeksiyon kavramlarından yola çıkıp, ilişkilerde neden bazen “sevmek” yerine kaygıyı yönetmeye çalıştığımızı, tetiklenince neden kendimizi açıklamaya, küçültmeye ya da kontrol etmeye gittiğimizi anlatıyorum. Ve en önemlisi, ilişkinin içinde “ben” kalabilmenin, sınır koymanın, ihtiyaç söylemenin ve kendi merkezinize dönmenin neye benzediğini. Bu bölüm bir “taktik” listesi değil. Daha çok, kendinizi geri çağırma çağrısı. Çünkü sevgi iki kişinin varlığıyla büyür. Siz yokken değil.
Instagram: @bidileyy
By Diley KuruBirini severken kendinizi yavaş yavaş kaybettiğinizi hiç fark ettiniz mi? Mesaj atma şeklinizden planlarınıza, sınırlarınızdan ihtiyaçlarınıza kadar her şey, fark etmeden karşı tarafın ritmine göre ayarlanıyor… Ve bir noktada şunu soruyorsunuz: “Ben burada mıyım?” Ve tabi ki Jung’un persona, gölge ve projeksiyon kavramlarından yola çıkıp, ilişkilerde neden bazen “sevmek” yerine kaygıyı yönetmeye çalıştığımızı, tetiklenince neden kendimizi açıklamaya, küçültmeye ya da kontrol etmeye gittiğimizi anlatıyorum. Ve en önemlisi, ilişkinin içinde “ben” kalabilmenin, sınır koymanın, ihtiyaç söylemenin ve kendi merkezinize dönmenin neye benzediğini. Bu bölüm bir “taktik” listesi değil. Daha çok, kendinizi geri çağırma çağrısı. Çünkü sevgi iki kişinin varlığıyla büyür. Siz yokken değil.
Instagram: @bidileyy