
Sign up to save your podcasts
Or


BÖLÜM HAKKINDA
Bu hafta sizlerle, « Sevgililer Günü »nü tartıştık. St Valentine’s Day ismiyle bugünün çıkış noktası olan 3.yy’da Roma’da orduya katılımı arttırmak amacıyla evlilik yasağı getiren İmparator II.Claudius’u dinlemeyen Aziz Valentinius’un gençleri evlendirmeye başlaması olduğunu öğrendik. İdamından yaklaşık 1200 sene sonra, 15.yy sonunda dönemin papası VI.Alexandre’ın onu affetmesiyle, « aşkın koruyucusu, aşk şehidi » olarak anılıp Avrupa’ya ününün yayıldığını konuştuk. Hatta 14 Şubat kutlamalarının pagan karşılığı Lupercales’in, kadınların doğurganlığı kutlayan, bir sene 13’ü bir sene 15’ine denk gelen bu geleneğin, zamanla St Valentin’e nasıl dönüştüğüne baktık. Evlilikten ziyade romantizm yönü baskın 14 Şubat’ın ise İngiliz şairlerin, kuşların çiftleşme tarihi 14 Şubat’a methiyeleri ve « lovebirds » kavramını ortaya atmalarıyla gelindiğini söyledik.
Tarihin ardından, kutlama şekillerini kısaca konuştuk, Japonya’da çikolata alan tarafın kadınlar olmasına şaşırdık, hediye mevzularına girdik. İktisatçı bakış açısı « marjinal ödeme isteğini » hatırladık : insanların, bir mal ya da hizmete biçtiği maksimum değer olduğunu, ve bunun üzerinden, neden kutlama zamanlarında zam geldiğini açıkladık. Artan gül fiyatlarıyla örnekledik. Hediyelerden « oyuncak ayı »ya eleştiriler getirdik, reklamlara güldük, Sevgililer Günü Mezatı ve Kırık Kalpler Müzesi’sini andık. Bugünü şevkle kutlayanların, yılın geri kalan 364 günündeki huzurunu sorguladık.
Dolaylı bir anı tamamladık : eski sevgilisini kıskandırmak isteyen bir arkadaşımdan ve bunu yapmak için benden ne beklediğini size anlatıp fikir danıştım. Kendisine gül gönderip göndermeme konusunda yorumlarınızı bekliyorum.
GENEL
Ben Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu, kimlikte 21, görüntüde 17, ruhunda 57, Kadıköy-Beşiktaş Hattı’nın, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi.
By Eylül SunarBÖLÜM HAKKINDA
Bu hafta sizlerle, « Sevgililer Günü »nü tartıştık. St Valentine’s Day ismiyle bugünün çıkış noktası olan 3.yy’da Roma’da orduya katılımı arttırmak amacıyla evlilik yasağı getiren İmparator II.Claudius’u dinlemeyen Aziz Valentinius’un gençleri evlendirmeye başlaması olduğunu öğrendik. İdamından yaklaşık 1200 sene sonra, 15.yy sonunda dönemin papası VI.Alexandre’ın onu affetmesiyle, « aşkın koruyucusu, aşk şehidi » olarak anılıp Avrupa’ya ününün yayıldığını konuştuk. Hatta 14 Şubat kutlamalarının pagan karşılığı Lupercales’in, kadınların doğurganlığı kutlayan, bir sene 13’ü bir sene 15’ine denk gelen bu geleneğin, zamanla St Valentin’e nasıl dönüştüğüne baktık. Evlilikten ziyade romantizm yönü baskın 14 Şubat’ın ise İngiliz şairlerin, kuşların çiftleşme tarihi 14 Şubat’a methiyeleri ve « lovebirds » kavramını ortaya atmalarıyla gelindiğini söyledik.
Tarihin ardından, kutlama şekillerini kısaca konuştuk, Japonya’da çikolata alan tarafın kadınlar olmasına şaşırdık, hediye mevzularına girdik. İktisatçı bakış açısı « marjinal ödeme isteğini » hatırladık : insanların, bir mal ya da hizmete biçtiği maksimum değer olduğunu, ve bunun üzerinden, neden kutlama zamanlarında zam geldiğini açıkladık. Artan gül fiyatlarıyla örnekledik. Hediyelerden « oyuncak ayı »ya eleştiriler getirdik, reklamlara güldük, Sevgililer Günü Mezatı ve Kırık Kalpler Müzesi’sini andık. Bugünü şevkle kutlayanların, yılın geri kalan 364 günündeki huzurunu sorguladık.
Dolaylı bir anı tamamladık : eski sevgilisini kıskandırmak isteyen bir arkadaşımdan ve bunu yapmak için benden ne beklediğini size anlatıp fikir danıştım. Kendisine gül gönderip göndermeme konusunda yorumlarınızı bekliyorum.
GENEL
Ben Eylül Sunar, nam-ı diğer Vapur Filozofu, kimlikte 21, görüntüde 17, ruhunda 57, Kadıköy-Beşiktaş Hattı’nın, hiç de çatlak olduğunu göstermeyen, gözlüklü, sempatik, biraz da tombik müdavimi.