Okulsuz Toplum Podcast

4 - Frankeştayn’ın Aynasında


Listen Later

Bir zamanlar, bir grup insan bilgiyle, sevgiyle ve inançla bir ışık üretmek istemişti.Cehaleti aydınlatmak, yoksulluğu azaltmak, genç zihinleri uyandırmak…

Ama sonra o ışık, yanlış aynalara çarptı.Yankı bozuldu.Ve insanlar kendi eserlerinden korkar oldular.

Harun (orta yaşlı bir akademisyen):Ben onu iyilikten yaptım.Parça parça, düşüncelerle, dualarla, yıllar süren çabayla…Her birini dikkatle birleştirdim: öğretmenlerin merhametini, öğrencilerin enerjisini, gönüllülerin inancını…Onu, insanlık için bir umut yapmak istedim.

Ama bir sabah uyandım…Ve dışarıda herkes “Canavar” diyordu.

Oysa Harun’un canavarı, insanın kalbinden doğmuştu.Köylerde okul açan, hastalara yardım eden, gençleri geleceğe hazırlayan bir varlıktı.Fakat bir fırtına çıktı; medya, nefret, korku…Ve yaratılan, bir anda korkulan oldu.

Harun:Ben nerede hata yaptım?İyilik yaptıkça niye daha çok korktular?Biz mi yanlış yaptık, yoksa aynaları mı kırdılar?

(Aynadan bir yankı gelir.) Genç bir kadın sesi — “Zehra.

Zehra:Hocam, belki de bizi değil, kendi korkularını gördüler.Biz ışık tuttukça, yüzleşmek istemedikleri gölgeleri belirdi.

Harun:Ama Zehra…Onlar o gölgeleri bizim yüzümüz sanıyor artık.

Zehra:Öyleyse hocam, biz yeni bir yüz yapalım.Eski bedenin külleri üstünde, ruhu aynı kalan bir beden.Tıpkı insan gibi – ölür, ama doğar yeniden.

Anlatıcı:Harun, eski laboratuvarına döndü.Yıllar boyunca sakladığı defterleri açtı.Sayfalar arasında, yanmış bir mektup buldu:

“İyilik, onu yapanın kontrolünde değildir artık.O, bir tohumdur.Toprağa düşer, kendi mevsimini bekler.”

Harun başını kaldırdı, pencereden kar tanelerinin süzülüşüne baktı.

Harun (fısıldar):Demek ki biz, sadece tohumu ekenmişiz.Fırtına toprağı dağıtsa da, tohum kalır.Canavar dedikleri şey, aslında o tohumun direnişiydi belki de.

Zehra (genç, umut dolu sesle):Hocam, bakın… Yeni nesil geliyor.İsimleri farklı, ama bakışlarında aynı ışık.Sizden kalan notlarla, biz yeniden başlıyoruz.

Harun:Peki, geçmişin gölgesi?O “canavar” imajı?

Zehra:Onlar konuşacak hocam.Ama biz bu kez hikâyemizi kendimiz anlatacağız.

Harun (gülümser):Yani... Frankeştayn’ın laboratuvarını bir okula mı çevireceğiz?

Zehra:Evet.Çünkü artık korkunun değil, bilincin doğma zamanı.

Ve böylece Harun, bir dönemin yanlış anlaşılan eserini yeniden yorumladı.Bir toplumun, kendi yarattığı değerlere yabancılaşması…Ama aynı zamanda, kendi içinden yeniden doğması.

“Frankeştayn Sendromu” bir uyarıydı belki —İnsan, kendi iyiliğini tanımadığı anda onu canavar sanabilir.

Ama zaman geçtikçe, hakikat kendi yüzünü gösterir.Ve bir gün, insanlar aynaya baktıklarındaKorktukları şeyin aslında kendi karanlıkları olduğunu fark ederler.

“Korku geçer, ama iyilik kalır.”



Get full access to Amish Insha at okulsuztoplum.substack.com/subscribe
...more
View all episodesView all episodes
Download on the App Store

Okulsuz Toplum PodcastBy Asım İşler