Okulsuz Toplum Podcast

7 - Yabancı Yüzler


Listen Later

1. SAHNE: “Tanıdık Yabancılar”

İstanbul’un sokakları o yıl sessizdi.Sadece sirenler ve fısıltılar dolaşıyordu havada.Gazete manşetleri her sabah yeni bir “düşman” ilan ediyordu.

Ali, o sabah aynaya baktığında kendini tanıyamadı.Yüzü aynıydı, ama bakışları başka birine aitti sanki.Kendi yansımasında bile bir yabancının gölgesini görüyordu.

Eşi, Elif, kapıdan seslendi:

“Ali, bugün dışarı çıkma, komşular garip davranıyor.”

Ali aynadan ayrıldı, ama içindeki ses susmadı:

“Artık kimse bizi tanımıyor, Elif.Sanki hepimiz, birer sahte versiyonumuza dönüştük.”

2. SAHNE: “Beni Tanımadılar”

O akşam Ali markete gitti.Kasadaki genç, yıllardır tanıdığı öğrencisiydi.Ama bu kez bakışları buz gibiydi.

Ali: “Ahmet, nasılsın oğlum?”

Kasiyer: (şaşkın ve soğuk) “Pardon… tanıdık biri misiniz?”

Ali: “Benim, hocan… Ali öğretmen!”

Kasiyer: “Hocam… siz… siz o musunuz gerçekten?”

Genç, bir adım geri çekildi.Ali’nin gözlerine bakamıyordu.Sanki karşısında bir hayalet vardı.

Ali’nin elleri titredi.

“Ben buyum,” dedi kısık sesle.“Değişen ben değilim… değişen sizsiniz.”

Marketin kapısı kapanırken içerideki aynada kendi siluetine baktı:Artık o bile kendine inanmakta zorlanıyordu.

3. SAHNE: “Aynalar Şehri”

Ertesi gün Elif, otobüste tanıdığı bir kadına rastladı.Birlikte yıllarca yardım derneğinde çalışmışlardı.Kadın gülümsemeden oturdu, başını çevirdi.

Elif sessizce yaklaştı:

“Benim, Elif…”

Kadın fısıldadı:“Sen Elif değilsin. Elif gitti.”

O cümle, Elif’in içinde bir duvar gibi yankılandı.O günden sonra Elif, kimseyle konuşmamaya başladı.Aynaya bakarken bile yüzünü yarım çeviriyordu —çünkü artık kendine bile güvenemiyordu.

4. SAHNE: “Toplumsal Capgras”

Ali, bu durumu anlamaya çalıştı.Bir psikoloji kitabında şöyle bir satır buldu:

“Capgras delüsyonu, güven duygusunun yıkımıyla başlar.”

Altını çizdi.

“Evet,” dedi kendi kendine,“bizim toplumda güven yıkıldı.Kimse kimseye inanmaz oldu.”

Artık komşular, iş arkadaşları, akrabalar bile birbirini yabancı görüyordu.Sanki herkesin yüzü, bir başkasının maskesiydi.

Bir gün mahalle camisinde eski dostu Hasan’la karşılaştı.Yıllarca beraber vakit geçirmişlerdi.Ama Hasan başını çevirdi.

Ali: “Kardeşim, beni tanımıyor musun?”

Hasan: (soğukça) “Sen… sen o Ali değilsin. O gitti.”

Ali, caminin avlusunda yere çöktü.Kuşlar bile kaçtı o sessizlikten.

5. SAHNE: “Yüzünü Kaybedenler”

Aylar geçti.Ali ve Elif artık kimseyle konuşmadan yaşıyorlardı.Sanki şehir, kimlikleriyle birlikte seslerini de almıştı.

Bir gece elektrikler kesildi.Elif mum yaktı, duvardaki gölgeler kıpırdadı.Ali sessizce sordu:

“Elif, sence biz hâlâ biz miyiz?”

Elif cevap vermedi.Ama gözlerinden bir damla yaş süzüldü.

“Bilmiyorum,” dedi sonunda.“Ama içimde bir ses diyor ki…Bizi unutanlar, aslında kendi yüzlerini kaybetti.”

6. SAHNE: “Yabancılar Arasında”

2020’de Ali ve Elif başka bir şehre taşındılar.Orada kimse onları tanımıyordu — belki bu daha güvenliydi.Yeni bir ev, yeni sokaklar, yeni bir sessizlik.

Bir gün, parkta oynayan çocukların sesini duydu Ali.Bir kız çocuğu, yere düşmüş bir aynayı kaldırdı.Aynada kendi yansımasını görünce gülümsedi.

Ali, uzaktan o sahneyi izledi.Birden içinden bir cümle döküldü:

“Biz aynayı kırdık… ama çocuklar bir gün yeniden tutacak.”

O an, ilk defa yıllar sonra gülümsedi.

7. SAHNE: “Geri Dönmeyen Yüzler”

Bir akşam Elif, eski arkadaşlarının sosyal medya fotoğraflarına baktı.Hepsi hâlâ aynı yüzlerle oradaydı,ama o yüzlerin arkasında başka bir hikâye saklıydı artık.

Birine mesaj yazdı:

“Hatırlıyor musun, bir zamanlar birlikte öğrencilere umut götürürdük.”

Cevap geldi:

“Sen kimsin? Elif öldü.”

Elif telefonu kapattı.Bir süre öylece oturdu.Sonra gözlerini kapadı ve içinden sessizce dua etti:

“Allah’ım, bizden yüzünü gizleyenleri affet.Çünkü onlar aslında kendi suretlerini kaybettiler.”

8. SAHNE: “Yüzlerin Geri Dönüşü”

2023’te, bir akşam haberlerde bazı itiraflar duyuldu.Bir dönemin medya mensupları, yargıçları, akademisyenleri konuşmaya başlamıştı:

“Biz korktuk.İnsanları tanımadık.Onları düşman sandık.”

Ali televizyonu sessizce izledi.Elif’e dönüp dedi ki:

“Belki yüzler geri dönmeye başlıyordur.”

Elif gülümsedi:

“Yüzler değil Ali… vicdanlar dönüyor.”

9. SAHNE: “Gerçek Yüz”

Yıllar geçmişti.Ali, artık yurtdışında mülteci bir öğretmen olarak çalışıyordu.Bir gün bir öğrencisi sordu:

“Hocam, neden ülkenizi bıraktınız?”

Ali durdu, pencereye baktı.Kendi yansımasını camda gördü.Ama bu kez tanıdı onu.O yüz artık korkak değildi.

“Bırakmadım,” dedi.“Ben sadece yüzümü kaybettiğim yere geri dönüyorum —insanlığın yüzüne.”

10. SAHNE: “Son Kadraj”

Film, Ali’nin aynaya bakmasıyla biter.Elif, arkasından yaklaşır.Aynadaki yansımalarında artık iki yabancı değil, iki eski dost vardır.

Ali yavaşça fısıldar:

“Capgras bitti, Elif.Artık kimseyi sahte görmüyorum.Çünkü hakikati tanıyan, yüzleri değil kalpleri görür.”

Kamera aynadan uzaklaşır.Aynadaki yansımalar silinirken, fonda şu söz belirir:

“Bir toplumu öldüren, düşmanları değil, birbirini yabancı gören kalplerdir.”

🧩 Sembolik Yorum

Unsur Temsil Ettiği Anlam Capgras Sendromu 2016 sonrası Türkiye’deki kitlesel yabancılaşma, “yakın olanın düşman görülmesi” hali Ayna Kimlik ve vicdanın yansıması; bireysel yüzleşme Elif & Ali Hizmet hareketinin idealist kuşağı — vicdanla sınanan insanlar Kasiyer / Komşu / Arkadaşlar Toplumun “tanımadığı” eski dost figürleri; yabancılaşmış vicdan Çocuk ve ayna sahnesi Yeni neslin saf aynası; gelecekteki onarım umudu Yüzün geri dönüşü İnsanlığın ve inancın yeniden tanınması; toplumsal iyileşme süreci



Get full access to Amish Insha at okulsuztoplum.substack.com/subscribe
...more
View all episodesView all episodes
Download on the App Store

Okulsuz Toplum PodcastBy Asım İşler