
Sign up to save your podcasts
Or


Göz, gamın ne olduğunu bilseydi,
Gökyüzü bu ayrılığı çekseydi,
Padişah bu acıyı duysaydı;
Göz gece demez, gündüz demez ağlardı
Padişah bakardı ününe,
Tacına, tahtına, kemerine,
Gece demez gündüz demez ağlardı.
Gül bahçesi güzün geleceğini duysaydı,
Uçan kuş avlanacağını bilseydi,
Gül bahçesi hem güle hem dala ağlardı,
Uçan kuş, uçmaktan vazgeçer ağlardı,
Ecel bu çığlığı duysaydı,
Cellâdın yüreği olsaydı;
Zaloğlu savaşa, yiğitliğe ağlardı,
Ecel bakardı kendine, ağlardı
Cellât, yüreği taş olsa, ağlardı
Kumru, başına geleceği duysaydı,
Tabut, içine gireni bilseydi,
Hayvanlarda bir parça akıl olsaydı;
Kumru selviden ayrılır, ağlardı...
Tabut omuzda giderken ağlardı
Bu dünya hayatında her neyi arıyorsan, vakti gelmemişse onu bulamazsın.
Ölüm acılarını gördü tatlı can...
Koyuldu işte böyle ağlamaya...
Olanlar oldu
Gitti dostum benim.
Şu dünya bir altüst olsa, ağlasa yeri var.
Pîri seçip ona teslim oldun mu, tahammülsüz olma
Balçık gibi gevşek ve uyuşuk bir hâlde bulunma
Her zahmete, her meşakkate kızar, kinlenirsen, o zaman cilalanmadan nasıl ayna olacaksın?
Denize bak,
Rüzgârı da dinle.
Toprağı da öp, ateşi de ısıt.
Martıyı da kıskan, çakala da özen.
Gözlerime de bak.
Ama bakmakla yetinme...
İç yaşlarımı!
Eminim çok seveceksin tadını.
Sesimi de duy,
Duymakla kalma boşluğunda kaybol.
Hisset beni,
En az içindeki ırmağın baş taşı kadar derinden hisset.
By HedablidaGöz, gamın ne olduğunu bilseydi,
Gökyüzü bu ayrılığı çekseydi,
Padişah bu acıyı duysaydı;
Göz gece demez, gündüz demez ağlardı
Padişah bakardı ününe,
Tacına, tahtına, kemerine,
Gece demez gündüz demez ağlardı.
Gül bahçesi güzün geleceğini duysaydı,
Uçan kuş avlanacağını bilseydi,
Gül bahçesi hem güle hem dala ağlardı,
Uçan kuş, uçmaktan vazgeçer ağlardı,
Ecel bu çığlığı duysaydı,
Cellâdın yüreği olsaydı;
Zaloğlu savaşa, yiğitliğe ağlardı,
Ecel bakardı kendine, ağlardı
Cellât, yüreği taş olsa, ağlardı
Kumru, başına geleceği duysaydı,
Tabut, içine gireni bilseydi,
Hayvanlarda bir parça akıl olsaydı;
Kumru selviden ayrılır, ağlardı...
Tabut omuzda giderken ağlardı
Bu dünya hayatında her neyi arıyorsan, vakti gelmemişse onu bulamazsın.
Ölüm acılarını gördü tatlı can...
Koyuldu işte böyle ağlamaya...
Olanlar oldu
Gitti dostum benim.
Şu dünya bir altüst olsa, ağlasa yeri var.
Pîri seçip ona teslim oldun mu, tahammülsüz olma
Balçık gibi gevşek ve uyuşuk bir hâlde bulunma
Her zahmete, her meşakkate kızar, kinlenirsen, o zaman cilalanmadan nasıl ayna olacaksın?
Denize bak,
Rüzgârı da dinle.
Toprağı da öp, ateşi de ısıt.
Martıyı da kıskan, çakala da özen.
Gözlerime de bak.
Ama bakmakla yetinme...
İç yaşlarımı!
Eminim çok seveceksin tadını.
Sesimi de duy,
Duymakla kalma boşluğunda kaybol.
Hisset beni,
En az içindeki ırmağın baş taşı kadar derinden hisset.