
Sign up to save your podcasts
Or


Yüreğim sızlıyor, bu roman iyi bitmeyecek
Beterin beteri var diyenlere inanmıyorum...
Hep böylesi havalar besler fırtınaları
Korkarım bu mavi ışık çabuk sönecek
Duymazdım durgun suların bezgin türkülerini
Alışmak, ölümün bir başka adıymış, bilmezdim
Bir yangın sonu yorgunluğu yakıyor avuçlarımı
Bir rüzgar, kulaklarımdan hiç eksilmiyor
Esirgenmiş bir dünyada müthiş yalnızım
Ben, mısralarımı kerpiç gecelerinden çekmişim
Beş numara lamba kaderi var mısralarımda benim
Yitirmişim yıldız ışığında dost çizgileri
Deli çizgi, gözlerimi kör etmiş, kör etmiş, kör etmiş
Göçmüş kıtalar üstünde kuşlar dönüyor, garipsi
Gök mavisi bir türkü dolanmış yüreciğime
İnsan demişim, kitap yüzlü insanlar demişim
Ben böyle değildim
Böyle uysal ve kırılmış değildi şiirlerim
Rüzgar gibi, ağustos geçti ellerimizden
Meyveler bizi bal renkli günahlara çağırıyorlar
Bir yanda yaşanmamış günlerin hırsı,
Bir yanda boşa geçen gecelerin acısı,
Göçmüş kıtalar üstünde, kuşlar gibiydik
Her gören didik didik bizi denetliyordu
Biz kendi derdimize düşmüştük
Yine ağustos gelse, el ele versek
Yeni yoldan geçsek, güneşin bahçeleri emzirdiği saatte
Yine ağustos gelse, kovulsak cennetimize
Issız bahçelerden geçsek, unutulmuş sokaklardan
Çocuklar mavi mavi gülüşüp kaçışsalar,
Bir masal dinler gibi sessizliği dinlesek,
Kendimizi dinlesek, köklerin çığlığını
Yere batan şehrin tek yalnızıyım
Yüzyılın ağrısını, anlayarak çekiyorum
Düşün ki, coğrafyanın en güzel yerindeyiz
En güzel günlerinde gençliğimizin
Beterin beteri var diyenlere inanmıyorum,
İstesek, cenneti kurtarabiliriz
Ben bir ışık için tepmişim rahatımı
Bu güleç yüzlülerin ,bu acı türkülerini
Bu yoksul yerleri, anlayarak seviyorum...
By HedablidaYüreğim sızlıyor, bu roman iyi bitmeyecek
Beterin beteri var diyenlere inanmıyorum...
Hep böylesi havalar besler fırtınaları
Korkarım bu mavi ışık çabuk sönecek
Duymazdım durgun suların bezgin türkülerini
Alışmak, ölümün bir başka adıymış, bilmezdim
Bir yangın sonu yorgunluğu yakıyor avuçlarımı
Bir rüzgar, kulaklarımdan hiç eksilmiyor
Esirgenmiş bir dünyada müthiş yalnızım
Ben, mısralarımı kerpiç gecelerinden çekmişim
Beş numara lamba kaderi var mısralarımda benim
Yitirmişim yıldız ışığında dost çizgileri
Deli çizgi, gözlerimi kör etmiş, kör etmiş, kör etmiş
Göçmüş kıtalar üstünde kuşlar dönüyor, garipsi
Gök mavisi bir türkü dolanmış yüreciğime
İnsan demişim, kitap yüzlü insanlar demişim
Ben böyle değildim
Böyle uysal ve kırılmış değildi şiirlerim
Rüzgar gibi, ağustos geçti ellerimizden
Meyveler bizi bal renkli günahlara çağırıyorlar
Bir yanda yaşanmamış günlerin hırsı,
Bir yanda boşa geçen gecelerin acısı,
Göçmüş kıtalar üstünde, kuşlar gibiydik
Her gören didik didik bizi denetliyordu
Biz kendi derdimize düşmüştük
Yine ağustos gelse, el ele versek
Yeni yoldan geçsek, güneşin bahçeleri emzirdiği saatte
Yine ağustos gelse, kovulsak cennetimize
Issız bahçelerden geçsek, unutulmuş sokaklardan
Çocuklar mavi mavi gülüşüp kaçışsalar,
Bir masal dinler gibi sessizliği dinlesek,
Kendimizi dinlesek, köklerin çığlığını
Yere batan şehrin tek yalnızıyım
Yüzyılın ağrısını, anlayarak çekiyorum
Düşün ki, coğrafyanın en güzel yerindeyiz
En güzel günlerinde gençliğimizin
Beterin beteri var diyenlere inanmıyorum,
İstesek, cenneti kurtarabiliriz
Ben bir ışık için tepmişim rahatımı
Bu güleç yüzlülerin ,bu acı türkülerini
Bu yoksul yerleri, anlayarak seviyorum...