
Sign up to save your podcasts
Or


Günümüzde Modern dünyaya insanın sadece yaşaması yetmiyor. İlla daha farklı Bir şey olması gerekiyor. Başarılı olması, Kariyer yapması, İngilizce öğrenmesi, Yüksek lisans/Doktora yapması, Spor yapması, Kitap okuması, Sabah beşte kalkması, Bir şeyler üretmesi, Hatta tüm bunların hepsini aynı anda yapması gerekiyor. Ve bütün bunların sonunda da…Kendisine dönüp: “Yetiyor mu?” diye sorması gerekiyor. Bugün bu bölümde biraz bunun tersini konuşmak istiyorum. Her başaralı hayat mutlu hayat mıdır? Başka ihtimaller var mıdır?
Dönem dönem Uyku hijyeni ve uyku düzeni hepimizin sorunu olabiliyor. Bu sorun için teoride bir sürü yöntemler var fakat hayat şartları her zaman bunlara uymuyor maalesef. Peki biz bu konuda gerçekçi olarak neler yapabiliriz?
Gebelikte cam bir fanusun içine girenlerden misiniz? Yoksa neye nerede ne kadar dikkat edeceğinizi bilenlerden, dozunda yaşayanlardan mısınız? Sevgili anne adayı geçen haftaki bölüme kaldığımız yerden devam ediyoruz, bu bölümde gebelikte beslenmeye, değişen duygularımıza ve eş desteğine değindik.
Gebelikte cam bir fanusun içine girenlerden misiniz? Yoksa neye nerede ne kadar dikkat edeceğinizi bilenlerden, dozunda yaşayanlardan mısınız? Sevgili anne adayı bu bölümde gebelik öncesi dönemdeki mental ve fiziki hazırlığımızı, ilk trimesterdeki bebek ve anne değişimlerini, annelere yüklenen mental ağırlığı, fiziki zorluklarımızı gerçekçi bir şekilde konuştuk.
Bir şeye küstüğünüzde elinizde kalan her şeyi fırlattınız mı ? Belki de en doğrusu gidenlerden sonra elimizde kalanlara sarılmaktı. Bu bölümde kendi seçimlerimizin hayatımıza getirdiği yenilgi(!) ve kayıplardan(!) bahsediyoruz. Gelin söylemekten ve duymaktan hoşlanmayacağımız o gerçekleri bugün beraber söyleyelim.
Bir gün biri çıkıp Felsefe taşını buldum, ölümsüzlügü buldum deseydi o taşı iyi insanlara bırakırlar miydi? Hiç bitmeyen bir insanlik meselesi: güç aşkı, ölümsüzlük arayışı. Simyacilar bunun için, ömürlerini hatta bazen akıllarını harcadi. Peki bu ölümsüzlük gerçekten aradigimiz kadar güzel bir sey mi ? Bu gün bölümde Güney Korenin Alchemy of Souls : Ruhların Simyası dizisini konuştuk ve oradan biraz simya tarihine uzandık.
Hepimiz bir zaman tüneline girip bir kere olsun geçmişe gitmek ister miydik? Bir senede nereden nereye gelmiştik? Olana bitene çare yok sanırım ama gelecek bizlerin. Geçmişe dönemeyiz belki ama dersler çıkarabiliriz.
Bu bölümde Ahşap Gramofonda bir senede duygular üzerine yapılan bölümlere geri ışınlandık bölümler üzerinde ne konuştuk? Neler değişti? 2025 bize ne kattı ? sorularını cevaplamaya çalıştık.
Bu bölümde tüm endişelerimi yanıma alıp hayatımı yeniden inşa etmeye karar verdiğim bir süreci konuştuk. Yaşadığım/yaşayacağım bir tecrübe, hissettiğim bir his belki sizin de yolunuzdan geçer. Başka yerlerde aynı savaşı veriyor olabiliriz. Ben harekete geçtim. Kayboldum mu ? Bilmiyorum. Ama nerede olduğum da emin değilim. Tabi şimdilik...
Toplanın Kore dizileri neden ekrana bağlıyor onu konuşuyoruz. Bu bölümde favori Kore dizilerini anlattım, hızımı alamadım Korece çocuk şarkısı söyledim. Siz de Kore dizilerini seviyorsanız veya hiç bilmiyor ya neymiş bu böyle bir bakayım diyorsanız bölümü dinlemeye bekliyorum.
Bir bakışla taş kesmek, bir bakışa taş kesilmek. Aslında ne kadar sık kullandığımız cümleler. Peki bu cümle aslında kimin hikayesi?
Bu hafta Defne ve Artemis'ten sonra yine gücün arasında yitip giden bir ismin hikayesini; Medusa'yı konuştuk.
From the publisher's feed