Siyaset sahnesinde son günlerde yaşananlar gelişmeler, Türkiye iç siyasetinde yaşanacakların somut işaretlerini veriyor.
MHP Genel Başkanı ve AKP ile Cumhur İttifakı’nın ortağı Devlet Bahçeli’nin, Türkiye İttifakı söylemine yönelik kaygı mesajı, hemen ardından Çubuk’ta CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik linç girişimi gerilimi tırmandırdı.
Pazartesi günü sürpriz sayılabilecek gelişmelerden biri de eski başbakan Ahmet Davutoğlu’nun manifesto niteliğindeki açıklaması oldu.
Facebook hesabından yayımladığı uzun mesajında AKP’ye yönelik ağır eleştiriler sıralayan Davutoğlu, Cumhurbaşkanlığı makamının da halkın yarısı ile psikolojik bir kopuş yaşadığını söyledi.
Zülfikar Doğan, Ankara kulislerini hareketlendiren sıcak gelişmeleri Ankara Rüzgârı’nda değerlendirdi.
Bir süredir beklenen Davutoğlu’nun çıkışının, son gelişmeler üzerine erkene çekildiğini söyleyen Doğan, manifestodaki en önemli noktanın “Beka söylemiyle demokrasinin askıya alınması kabul edilemez” mesajı vermesi olduğunun altını çiziyor.
Seçim döneminde ve sonrasında Bahçeli’nin bu söylem üzerinden oy devşirmeye çalıştığını hatırlatan Doğan, Davutoğlu’nun, bu çıkışı ile hem MHP liderine hem de Erdoğan’a mesaj gönderdiğini kaydediyor.
Bu çıkışın AKP içinde de etraflıca tartışılacağını belirten Zülfikar Doğan, Davutoğlu’nun Meclis’te siyasi parti oluşturabilecek bir kadro kurup kuramayacağının ilerleyen günlerde görüleceğini ifade ediyor ve ekliyor:
“Mevcut tablo, AKP’de üç parçalı derinleşen bir ayrışma ve çözülme görüntüsünün giderek derinleştiğini ortaya koyuyor.”
Doğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Kızgın demiri soğutmak gerek, Türkiye İttifakı ile yolumuza devam etmeliyiz” çıkışının MHP tarafından Cumhur İttifakı’ndan kopuş olarak algılandığını söylüyor.
Muhalefette Türkiye İttifakı konusunda dolaylı yoldan bir dirsek teması olduğunu ve uzlaşı yolunda olumlu sinyaller verildiği kulisleri alındığını belirten Doğan, “CHP, AKP ve İYİ Parti’den bakanların olabileceği bir oluşuma gidileceği ve HDP ile diyalog zemininin aranması gibi duyumlar vardı” diyor.
“Erdoğan’ın Türkiye İttifakı çıkışı da bu zemini hazırlamak için söylenmişti” diyen Zülfikar Doğan, Kılıçdaroğlu’dan da bu çağrıya olumlu bir yanıt geleceği sırada bu saldırının gerçekleştiğine dikkat çekiyor.
AKP içindeki birtakım grubun bu uzlaşıdan rahatsızlık duyduğunun altını çizen Doğan, Kılıçdaroğlu’na yönelik saldırının bu ittifakın önünü kesmek amaçlı bir provokasyon olabileceği yorumunu yapıyor.
Zülfikar Doğan, son olarak AKP’nin İstanbul’da seçimin iptaline yönelik itiraz hakkında karar vermesi beklenen Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK), birkaç gün içinde bunu gerçekleştirmesinin beklendiğini kaydediyor. İçtihatlara göre seçimin tekrarı kararının verilmemesi gerektiğini belirten Doğan, MHP tarafından yapılan “Seçimin iptali beka meselesidir” söylemini hatırlatıyor ve ekliyor:
“Eğer YSK baskılara boyun eğer ve seçimin iptaline karar verirse mevcut gergin ortam ile birlikte siyasi ve ekonomiye bakan tarafıyla mevcut tablo katlanarak derinleşecektir.”