Ahval

Ahval

By AhvalNews
Download on the App Store

Ahval episodes

  • 'Yeni işsizlik verileri tutarsızlıklarla dolu ama bir gerçek ortaya çıktı' - Güldem Atabay/Eser Karakaş
    Türkiye ekonomisinde bu hafta hesaplama yöntemi değişikliği sonrası TÜİK, ilk revize işsizlik verilerini açıkladı.
    İlk defa yayımlanmaya başlayan “atıl işgücü” oranı yüzde 29,1 olarak açıklandı.
    Ahval ekonomi yazarları Güldem Atabay ve Prof Eser Karakaş, Ekonomi Gündemi programında son gelişmeleri ele aldı.
    Güldem Atabay, “İşsizlik verisi 2019 başında 13,5 iken, yeni düzenleme ile 2021 ocak başında bir anda 12,2’ye iniyor. Biraz daha geniş kapsamlı baktığımızda 2019 başında 14,6 ile başlayan işsizlik oranı, 2020 başında 15,4’e yükseliyor. 2021 ocak başında ise 19,7’ye yükseliyor” diyor ve ekliyor:
    “TÜİK, ‘atıl işgücü’ diye bir şey yaratmış yeni düzenlemede. Bu zannediyorum geniş işsizlik olarak hesapladığımız bir oran. Yüzde 29,1 olarak açıklanan işsizlik oranı, her üç kişiden birinin toplumda işsiz olduğunu ortaya koyuyor.” 
    Eser Karakaş ise, tarımda 5,1 milyon kişinin çalıştığı verisine dikkat çekiyor. 
    Türk tarımının 70 milyar Euro’luk çıktısı olduğundan bahseden Karakaş, şunları kaydediyor:
    “Fransa da tam 70 milyar dolar çıktı üretiyor ama bunu 450 bin kişi ile üretiyor. Şu anda ben Türkiye tarımından 3 milyon insanı çektiğin zaman Türkiye’de tarımsal üretimin düşmeyeceği kanaatindeyim. Bunlar işsizlik hesaplamalarına nasıl katılır bilemiyorum ama bunlar TÜİK verilerinde açıklanmıyor.Dolayısıyla işsizlik görünenden çok daha fazla. İşini kaybeden biri, köyüne gidip dönüyor ama ailesine yardım ettiği için resmi olarak çalışmasa da beyan üzerinden istihdam gösteriliyor. İş dönüp dolaşıp Türkiye’de kötü yönetime geliyor.”
    Öte yandan ekonomistler, bir süredir siyaset gündeminin de öne çıkan başlıkları arasında yer alan eski Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak döneminde 128 milyar dolarlık döviz rezervinin eritilmesini de değerlendiriyor.
    Güldem Atabay, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Merkez Bankası rezervlerinin toparlandığını ileri sürüp CHP’nin Berat Albayrak’ı suçlayan 128 milyar dolarlık rezerv eritilmesi karşısında “Damat kadar taş düşsün başınıza” sözlerine atıf yaparak, “Erdoğan, ‘bu para Merkez’in hesabında’ diyor ama bu doğru değil. Merkez’in elindeki rezervler - 43 milyar dolar geçen hafta itibarıyla. Yok bu para, kuru sabitlemek için satıldı ama kime satıldığı belli değil. Bunun toplamı 1,5 senede 128 milyar doları buldu. Çok kötü yönetiliyoruz” ifadesini kullanıyor.
    Eser Karakaş ise, “Erdoğan yalan söylemiyor olabilir çünkü bilmiyor” görüşünü dile getiriyor ve şöyle devam ediyor:
    “Etrafında bir tane ciddiye alınabilecek iktisat danışmanı yok. Ağzından çıkan her şeyi onaylayan bir danışman güruhu var. Varlık Fonu’nun başına dahi ekonomi eğitimi olmayan birini getirdiler. Arda Ermut diye bir çocuk. Tek özelliği Bilal Erdoğan’ın Kartal İmam Hatip’ten sınıf arkadaşı olması. Kötü yönetim tam da bu demek. Bu kadar kötü yönetilen bir ülkede nükleer santral açılışı yapılıyor. Bunun işletebilmesi mümkün mü diye soruyorum. Yarın bir gün Allah muhafaza 'Nükleer santrallerin radyasyon patlatması fıtratında var' diyebilecek mi bu yönetim. Bu, becerebileceğimiz bir şey değil.”
    Siyasetin geldiği nokta üzerinden ekonomi piyasalarına etkileri için de ayrı bir parantez açan ekonomistler, Bahçeli’nin İYİ Parti lideri Meral Akşener'e yönelik ağır ifadeler kullanıp hedef göstermesi ve Gazeteci Levent Gültekin'in 25 kişilik bir grubun saldırısına uğramasının olumlu beklentiler yaratmaya engel olduğunun altını çiziyorlar.
    Eser Karakaş, Levent Gültekin’e yapılan saldırıyı “bir Türkiye faciası” olarak yorumluyor ve ekliyor:
    “Nasıl düzenlendiği herkesin malumu olan bir saldırıyı polisin ve istihbaratın haber almaması akla gelebilecek bir şey değil normal bir ülkede. Bu kabul edilebilir değil. Sağda solda çalışan kişileri örgütlüyormuş malum kişiler ve parti. Bir olay olacağı zaman ‘Gidin, şunu halledin’ diye haber veriyorlarmış. Çok yakın bir kaynaktan aldım bu bilgiyi. Bir genç kadın müdahale etmiş. Necip ve ulu Türk milleti deniyor ya, yere yatmış birisine tekme atıyor birileri ve etraftan müdahale yok. Bir tek o kadın şahit olu
    43 min
  • Gergerlioğlu: ‘Çıplak arama boyun eğdirme metodu olarak kullanılıyor’
    8 Mart Kadınlar Günü’nde yapılan Feminist Gece Yürüyüşü’ne katılan kadınların attıkları sloganlar nedeniyle gece yarısı evleri basılarak gözaltına alınmaları tartışmalara neden oldu.
    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planı’nda yer alan “gece yarısı gözaltılara son verilecek” ve “insan onuruna yakışır biçimde arama yapılacak” ifadelerine rağmen mevcut uygulamaların devam etmesi tepki yarattı.
    "Cumhurbaşkanı'na hakaret" gerekçesiyle gözaltına alınan kadınlardan ikisine çıplak arama dayatması yapıldığı iddia edildi.
    Türkiye’de cezaevlerinde ve karakollarda çıplak arama yapıldığı yönündeki iddiaları kamuoyunun gündemine getiren ve bu konunun takipçisi olan İnsan Hakları Savunucusu, HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Hak ve Hukuk’ya gece yarısı gözaltına alınan kadınlara dayatılan çıplak arama uygulaması hakkında konuştu.
    Gergerlioğlu, çıplak aramanın boyun eğdirme metodu olarak kullanıldığını söyledi.
    14 min
  • Zülfikar Doğan: 'Salgın yeni pike giderken, iktidar ittifakı olası seçimde kendine çıkış arıyor'
    Türkiye gündemindeki yoğun iç ve dış gelişmeleri, ekonomik reform paketi hazırlıklarını değerlendiren Zülfikar Doğan, İYİ Parti’nin demokrat merkez sağ ve milliyetçi tabandaki yükselişinin başta MHP olmak üzere iktidar ittifakının paniğini artırdığını, İYİ Parti’ye saldırıların hızlandığını söyledi.
    MHP’nin Meral Akşener’e karşı başlattığı cinsiyetçi söylem üzerinden saldırılara Devlet Bahçeli’nin de katıldığına dikkat çeken Doğan MHP’nin ‘Fosforlu Meral’ kampanyasının ters teptiğini, Akşener’e desteği ve MHP’den kopuşları hızlandırdığını belirterek Bahçeli’nin bu yüzden anket şirketlerine de tepki göstermeye başladığını ifade etti.
    Akşener’in son grup konuşmasında Bahçeli ve MHP yöneticilerinin yürüttüğü bel altı kampanyayı ifşa ettiğini dile getiren Doğan; ‘Akşener, geçmişte MHP’de iken Bahçeli ve yakın çevresinin kadın kimliği, namusu, ailesi üzerinden kendisine dönük söylemlerini, alaylarını açıkça dile getirerek hem MHP hem de bunlara suskun kalan Erdoğan’dan hesap soracağına yemin etti. Tam da 8 Mart Dünya Kadın Emekçiler Günü nedeniyle kadın cinayetlerinin, kadınlara saldırıların gündemin ilk sırasında olduğu, son iki saldırının faillerinin MHP ve Ülkü Ocakları yakınlığının açığa çıkması, MHP’deki sıkıntılı görüntüyü gözler önüne serdi. MHP’lilerin Pervin Buldan’a da cinsiyetçi söylem ve saldırılarının bu kez siyasi lakabı Asena olan MHP-Ülkücü kökenden gelen Akşener’e yönelmesi sarsıntıyı daha da büyüttü” dedi.
    Doğan, AKP’nin de siyasi kayıplardan dolayı paniklediğini, bu nedenle kendisinin işine yarayacak seçim yasası değişikliklerine ağırlık verdiğini belirterek, MHP ile bu taslak üzerinde son karar için çalışılacağını kaydetti. AKP seçim barajının yüzde 7’ye düşürülmesini, her seçim bölgesinin azami 5-7 milletvekili çıkartacak şekilde düzenlenmesini öngören taslağı MHP ile tartışmaya açacağını dile getirdi. Seçim yasalarıyla geçmişte en çok oynayan partinin ANAP ve başkanı Turgut Özal olduğuna dikkat çeken Doğan buna rağmen ANAP’ın art arda yerel ve genel seçimleri kaybederek, siyaset sahnesinden silindiğini anımsattı.
    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 12 Mart’ta açıklayacağı ekonomik reform paketine de değinen Doğan, pakette yeni vergilerin yanı sıra vergi ve borç ertelemelerinin, bankaların batık kredilerine dönük yeni yapılandırmaların yer alacağını yerli ve yabancı yatırım sermayesini çekmek için de bazı teşviklere ağırlık verileceğini aktardı. Buna rağmen güven erozyonunu önleyecek bir atmosferin oluşmadığını vurgulayan Doğan ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin 128 milyar dolar nerede ve damat nerede kampanyalarıyla giderek daha çok köşeye sıkışıyor. Cevap vermekte zorlanıyor. Nitekim dün sonunda muhalefet başınıza damat kadar taş düşün bedduası ederek çaresiz kaldığını sergiledi. Öfkesini, kızgınlığını apaçık dışa vurmak zorunda kaldı. Açıklamaları birbiriyle çelişmeye başladı. Ekonomi yönetiminde peş peşe gelen istifalar, görevden almalar, atamalar, yönetim içindeki çatlakların büyüdüğünü açığa çıkarttı” dedi.
    Zülfikar Doğan, TÜİK yeni yöntemle hesapladığı işsizlik verilerinin de tartışmaya yol açtığını ancak yeni kavram ve tanımlar altında gizlenmeye çalışılan geniş tanımlı gerçek işsizliğin ‘atıl işgücü’ adı altında yüzde 30,2 olarak açıklandığını bunun da yaklaşık 11 milyon işsize karşılık geldiğini söyledi.
    1 Mart’tan itibaren geçilen aşamalı normalleşmeyle günlük vaka artışlarını yeniden 15 bine doğru tırmanışa geçtiğine dikkat çeken Doğan, Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) kırmızı ve turuncu illerde tam kapanma, tam karantina ve seyahat yasağı çağrısı yaptığını ancak ekonomik ve siyasi çaresizlikle bu uyarıları, çağrıları iktidarın duymazlıktan geldiğini vurguladı.
    AKP kongrelerinin çektiği yoğun tepkilerin kamuoyunda giderek arttığını dile getiren Doğan; “Şimdi 18 Mart’ta MHP, 24 Mart’ta AKP olağan büyük kongrelerini yapacak. Kırmızı ve turuncu yani salgının en yaygın olduğu iller de dahil 81 ilden binlerce delege, partili, izleyici Ankara’ya gelecek, tüm illerden yoğun bir seyahat trafiği yaşanacak. Bununla ilg
    16 min
  • Dr Kerim Has: Kim bu Avrasyacılar, Rusya Suriye'de Türkiye'yi mi vuruyor?
    Türkiye'de özellikle Aydınlık ve çevreleri tarafından "Avrasyacılığın teorisyenlerinden" biri olarak lanse edilen ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in özel temsilcisiymiş gibi lanse edilen Aleksandr Dugin'in yayın yönetmeni olduğu Rus milliyetçisi televizyon 'Tsargrad'ın internet sitesinde, "Rusya Türkiye'yi bombalıyor. Şimdilik Suriye'de” bir makale yayımlandı.
    Sitenin daimi yazarlarından Aleksandr Ziganov imzalı makalede, "Rus Hava Kuvvetleri'nin Suriye'nin Lazkiye kentinde düzenlediği hava saldırılarının asıl amacının Türkiye Cumhurbaşkanı'nın hırsları olduğu” iddiası dile getirildi.
    Rusya uzmanı Dr Kerim Has, Moskova'dan programında Türkiye'deki Avrasyacıları anlatırken, Dugin'in Putin’in Rusya’daki ağırlığının ne olduğu konusunu etraflıca ele alıyor.
    Has, Rusya’nın Suriye’de Türkiye'yi bombaladığı yolundaki haberin aslında bir süredir bölgede devam eden gerilime dayandığını ifade ediyor.
    Rusya’nın bölgedeki cihatçıların varlığından rahatsızlığını uzun süredir dile getirdiğini vurgulayan Kerim Has, makalenin yayımlandığı Tsargrad’ın aslında bir televizyon yayını olduğunu ve ülkede popüler olmadığını ifade ediyor.
    Türkiye’de Perinçek’in başın çektiği Avrasyacıların Rusya’da bir ağırlığının olmadığının altını çizen Has, “Öyle ki bu gruptan bazı isimlerin ve hatta Erdoğan’ın danışmanlarından bazı kişilerin Rusya’ya giriş yasağı olduğunu biliyorum” ifadesini kullanıyor.
    Aleksandr Dugin'in, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin olarak, "14 Temmuz'da uyardık" iddiasını da değerlendiren Has, Dugin'in bu tarz söylemler üzerinden Türkiye'de Avrasyacı olarak anılan medya ile 'Putin'e yakın Avrasyacılar" söylemine dayanan şehir efsanesine katkı sunduğunu ifade ediyor.
    1 hr 33 min
  • Ahmet Dönmez ‘Bence, Gülen 15 Temmuz’u önceden biliyordu’
    Ali Abaday ile Gündem-Siz’e konuk olan gazeteci Ahmet Dönmez, kişisel bloğunda yazmaya başladığı “Cemaat içeriden adım adım 15 Temmuz’a nasıl sürüklendi?” yazı dizisi ve bu yazı dizisini yazmaya başlamadan önce öğrendiklerinin kendisinde yarattığı etkiyle ilgili konuştu. Dönmez Fethullah Gülen’in 15 Temmuz’u bildiğini düşündüğünü, cemaatin pek çok soruya açıkça cevap verene kadar kendisini cemaatin bir parçası olarak görmediğini söyledi.
    1 hr 30 min
  • Why Turkey just can't easily give up the S-400
    Turkey’s Minister of Defence Hulusi Akar proposed moving the system to a location away from NATO facilities, akin to Greece’s acquiring of the S-300 in the 1990s from Cyprus. However, Akar acknowledged in an interview with Sabah that the U.S has remained dug into its position that the S-400 would have to go and that all negotiations for a second batch have to be halted to remove sanctions. He also noted that he has so far failed to get in touch with his American counterpart, Secretary of Defence Lloyd Austin.
    Dr. Aaron Stein, director of research at the Foreign Policy Research Institute (FPRI) in Philadelphia, said that the Biden administration’s approach to Turkey, and in some cases the cold shoulder given to it, is indicative of a new approach that breaks from its predecessor.
    “It is clear from the outset that the Biden team has come in and has sought to reset the terms of the Turkish-American relationship from the Trump administration,” explained Stein in a recent podcast interview with Ahval News.
    25 min

About Ahval

From the publisher's feed

Ahval Türkiye’nin gerçek gündemi: Sıcak gelişmeler, bilmeniz gereken tüm haberler, özgür yorumlar, uzman analizleri.