Ahval

Ahval

By AhvalNews
Download on the App Store

Ahval episodes

  • Savaş Genç: İktidar seçimle değişir mi?
    Araştırma konusu Türkiye olan dünya çapındaki akademisyenler uzun süredir bu konuyu tartışıyorlar.
    Referandum akşamı geçersiz oyları geçerli kılan, AA ile seçim verilerinin akışını durduran ve kazanamadığı seçimi iptal ettirip yenileten AKP birgün başkanlık seçimini kaybederse iktidara da veda eder mi?
    Savaş Genç, Büyüteç'te analiz ediyor...
    20 min
  • Zülfikar Doğan: ABD ‘nokta atışla savunma sanayiini hedef aldı, İncirlik’in kapatma değerlendiriliyor
    ABD tarafından Rusya’dan S-400 satın alınması nedeniyle bir süredir gündemde olan CAATSA yaptırımları kapsamında Türkiye’ye yönelik ilk yaptırım kararını açıklayan ABD Hazine ve Dışişleri Bakanlıkları Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı’nı (CSSB) hedef aldı.
    CSSB Başkanı Prof. İsmail Demir ile bazı kurum yöneticileri yaptırım listesinde yer alırken, ABD’ye seyahatleri, vize verilmesi yasaklandı ve ABD’deki varsa nal varlıkları ile banka hesapları dondurularak bloke edildi.
    Cumhurbaşkanı daha bugün kabine toplantısı sonrasında yaptığı millete sesleniş konuşmasında savunma sanayiinin gösterdiği gelişmeleri aktararak yerlilik oranının yüzde 20’den yüzde 70’lere geldiğini söyledi. 17 Aralık’ta da Konya’da teknoloji organize sanayi bölgesinde Aselsan Silah Sistemleri Fabrikasının açılışını yapacak.
    Dışişleri Bakanlığı ABD’nin yaptırım kararına hemen tepki göstererek yaptırım kararını kınadığını ve reddettiğini açıkladı. Uygun zaman ve koşullara göre mukabelede bulunulacağını bildirdi.
    ABD’nin 12 CAATSA yaptırım maddesi içinden ilk adımı savunma sanayii için atması oldukça kritik sonuçlar yaratabilecek. Her ne kadar yerli savunma sanayii son dönemde önemli gelişmeler gösterse de bunların kritik elektronik parçaları, elektronik harp sistemleri ABD, Kanada ya da Avrupa ülkelerinden temin ediliyor veya lisans altında üretiliyor. ABD Yaptırımı teknoloji transferini, lisan teminini ve finansman, kredi sağlanmasını yasaklıyor. Uluslararası kuruluşların Türkiye savunma projelerine kredi-finansman temininde azami 10 milyon dolarlık bir limit getiriliyor ki her birisi milyar dolarlık savunma projeleri için bu çok komik bir tutar.
    CSSB’nin yaptırım kapsamına alınması Aselsan, Havelsan, TUSAŞ, MİLGEM, Roketsan, MKEK gibi savunma sanayii kuruluşlarını hem doğrudan hem dolaylı şekilde etkileyebilecek. Yürütülen Milli Tank, Milli Gemi, Milli Savaş Uçağı gibi projeler, TUSAŞ’ın İHA-SİHA projeleri, zırhlı araç, roket sistemleri vb. pek çok devam eden üretim ve yatırıma olumsuz etkiler söz konusu olabilir. TSK’nın F-16’ların modernizasyonu için ABD’li Lockheed Martin ile yürüttüğü proje zaten daha önce ABD kongresinin engeline takılmıştı.
    Geçen yıl Türk savunma sanayiinin toplam satışları 11 milyar dolara yaklaşmıştı. Bunun 4 milyar dolarlık kısmı ihracat, kalan tutar TSK’ya yapılan satışlardı. 2023’te savunma sanayi ihracatının tek başına 10 milyar doları aşması hedefleniyor. Bu yıl salgın nedeniyle nispeten düşüş yaşansa da eylülden itibaren savunma sanayii ihracatı artışa geçmişti. Şimdi ABD yaptırımı Türkiye’ye savunma ürünleri satan ya da ithal eden ülkeleri de kapsayacağı için bu alanda oldukça sert düşüşler yaşanabilir.
    Tabii sabah piyasalar açıldığında kurlarda yukarı yönlü hareketlenmeler olması kaçınılmaz görünüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan faizi yine tek haneye indirmeyi hedeflediklerini söylemişti ama şayet kurlar yukarı tırmanırsa 24 Aralık’ta Merkez Bankası yüklü bir faiz artışına mecbur kalacak gibi görünüyor.
    Savunma sanayii yan sanayilerle birlikte tıpkı otomobildeki ya da inşaattaki gibi yüzlerce yan sanayii, parça üreticisini kapsadığı için yaptırımın olumsuz etki alanı yerli sanayi kuruluşları, savunma sanayiine dönük üretim yapan özel sektör kuruluşlarını da etkisi altına alarak genişleyebilir. Bu açıdan salgın nedeniyle zaten sıkıntılı olan ekonomik tablonun sanayi üretimi, istihdamı, yatırım malı, ara malı, hammadde ithalatında darboğaza girmesiyle kriz derinleşecektir. İktidarın buna karşı nasıl bir hamle yapacağı kısa sürede ortaya çıkacaktır ancak Dışişleri açıklamasına bakılırsa şimdilik bekleme tercih edilecek. Siyasi kulislere ilk yansıyan değerlendirmeler İncirlik üssünün kapatılmasının gözden geçirildiği yönünde.
    10 min
  • 'İslamcılar Post-Kemalist’tir' - Gökhan Bacık
    Türkiye, Gezi Parkı eylemlerinden bu yana giderek otoriterleşen ve 15 Temmuz ile birlikte Batı’dan kopuşa yol açan AKP iktidarının, attığı adımların faturasını ödemeye devam ediyor.
    Özellikle son yıllarda dış politikada kavgacı bir tutum izleyen Ankara, ABD ve Avrupa Birliği’nden gelen yaptırım adımları ile iyiden iyiye köşeye sıkışmış bir görüntü çiziyor.
    Gökhan Bacık’la Ergun Babahan, Gidişat’ta bu hafta Amerika’nın kesinleşen S-400 yaptırımları üzerinden Türkiye-Batı ilişkisinin geleceğini konuştu.
    Avrupa Birliği’nin de net tutum için Biden yönetimini beklediğine işaret eden Bacık, “Erdoğan ve Avrasyacıların Ankara’nın Moskova ve Pekin’den aradığını bulamadığını çünkü Batı dışında başarılı bir ittifak modeli olmadığını” vurguluyor.
    “İslamcıların Post-Kemalist olduğu” yorumunu yapan Bacık, Türk dış politikasında Doğu'dan bir alternatif çıkarma beklentisinin hep var olduğuna dikkat çekerek, “Ancak Türkiye Doğu'da aradığını bir türlü bulamıyor. Çünkü Batı dışında sistemli, sofistike biçimde ekonomi ve güvenlik konularında fırsatlar sunan örgütler ve yapılar bulmak zor” görüşünü dile getiriyor.
    Bacık, Senato’dan geçerek Trump’ın imzasına kalan yaptırım adımı üzerinden ABD’nin yeni dönemde Türkiye’yle nasıl bir ilişki içine gireceğine ilişkin olarak, "Konjonktürel koşullar olumsuz görünmekle birlikte, ABD'nin yeni Türkiye siyasetini öğrenmek için Biden ve ekibinin ne yapmak istediğini görmek gerekiyor" ifadesini kullanıyor.
    Trump’ın ekibindeki isimlerin de Erdoğan’la limoni bir ilişki içinde olduğunu hatırlatan Bacık, “Biden olmasa da yaptırımların geleceği aşikârdı” diyor ve ekliyor:
    “Erdoğan değişmediği sürece yaptırımlar daha da ağırlaşacaktır. Bir süre sonra Türkiye'deki bu Post-Kemalist İslamcı, milliyetçi, Avrasyacı iktidar bileşenlerinin Batı sistemiyle uzlaşması imkânsız olacaktır. Belli ki, burada Bahçeli ile sorun var. Erdoğan iktidarda kaldığı sürece Bahçeli'ye açık çek vermiş durumda. HDP kapatıldığı zaman ABD ve Avrupa ile pragmatik bir ilişki kuramazsınız."
    47 min
  • ‘Nedir bu Kanadalı şirketlerden çektiğimiz?’ – Mavi Yeşil
    Mavi-Yeşil’in bu bölümünde Duygu Yıldız ve Ali Abaday, Kapadokya’daki altın madeninin bölgeye vereceği zararları, Artvin’deki HES’leri, Aydın’da JES karşıtı mücadeleyi, Siirt’teki Zorava Çayı üzerine yapılan HES projesini, Istranca ormanlarındaki ağaç kesimini, İstanbul başta olmak üzere birçok şehri bekleyen susuzluk problemini konuşuyor
    58 min
  • Zülfikar Doğan: 'Erdoğan’ın şiir sevdası İran ile krize yol açarken, 6’lı Platform önerisini gölgeledi'
    Ankara Rüzgârı’nda Türkiye gündemini yorumlayan Zülfikar Doğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şiir okuma merakına değindi. Erdoğan siyasi yaşamı boyunca şiir okumayı seven siyasetçilerden birisi. Zaman zaman AKP grup toplantılarında, katıldığı açılış törenlerinde de Necip Fazıl’dan, Mehmet Akif’ten şiirler okudu. Hatta yıllar önce Siirt’te okuduğu şiirle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken mahkumiyet cezası alınca, siyasi yasaklı konuma geldi. Sonrasında Denir Baykal CHP’nin de desteğiyle anayasa-yasa değiştirilerek 2003’te tekrar milletvekili olmasının ve siyasi yasağının kalkmasının yolu açıldı.
    Erdoğan’ın şiir sevdasının son olarak Azerbaycan ziyaretinde okuduğu Aras şiiri nedeniyle Türkiye ile İran arasında siyasi ve diplomatik krize neden olduğunu belirten Doğan karşılıklı büyükelçilerin dışişlerine çağrıldığını, iki ülke Dışişleri Bakanlarının telefon görüşmesiyle sorunun çözülür gibi olduğunu ancak bu kez İran parlamentosunda imzalanan ortak açıklamanın gündeme düştüğünü dile getirdi.
    225 İranlı parlamenterin imzaladığı ortak açıklama ile Türkiye ve Erdoğan’a yönelik tepki gösterildiğine dikkat çeken Doğan, özellikle dış politikada, diplomaside kullanılan dilin önemi, dikkat edilmesi gereğinin bir kez daha ortaya çıktığını söyledi.
    TBMM’deki bütçe görüşmelerinde yaşanan tartışmaları ve TÜİK’in açıkladığı işsizlik rakamlarıyla ortaya çıkan tepkiler değerlendiren Zülfikar Doğan bir kez daha verilerin güvenilirliği konusunun açıklanan korona vakalarındaki tabloda yapılan değişikliklerle de sorgulandığını kaydetti.
    AB liderler zirvesi sonrasında yapılan açıklamayla uzun süredir tartışılan Türkiye’ye ağır yaptırım tahminlerinin boşa çıktığını, Fransa ve Yunanistan’ın kaybettiğini ifade eden Doğan, yine de yaptırım konusunun gündemde tutularak Mart zirvesine ertelenmesinin ABD ile ortak Türkiye stratejisi izlenmesine hazırlığın işareti olduğu yorumunu yaptı.
    14 min
  • Memet Kılıç: Almanya'nın bir eyaletinde Alevilik dini inanç grubu olarak tanındı, sıra tüm Avrupa'da
    Almanya’da Aleviliğin diğer din ve inanç gruplarıyla eş düzeyde tanınması ve aynı haklara sahip olması yönünde yeni bir adım atıldı. Yaklaşık bir milyon Türkiye kökenli göçmenin yaşadığı Kuzey Ren Vestfalya, Alevilik inancını "bir din ve inanç toplumu" olarak tanıma kararı aldı.
    Konuşa Konuşa'da Gülten Sarı'nın konuğu olan Almanya Parlamentosu 17'inci dönem Milletvekili ve avukat Memet Kılıç, Aleviliğin Almanya'nın bir eyaletinde inanç grubu olarak tanınmasını ve kararın Avrupa'daki diğer Aleviler üzerindeki olası etkilerini değerlendirdi.
    21 min
  • 2020'de caz: En iyi albümler, parlayan isimler, kayan yıldızlar - Kerem Görsev / Yavuz Baydar
    Korona salgını müzik dünyasında en sert darbeyi caz'a vurdu. Festivaller, konserler iptal edildi, albüm satışları yavaşladı, müzisyenler ciddi mali sıkıntılara sürüklendi. Buna rağmen yaratıcılık etkilenmedi. 2020 boyunca pek çok albüm çıktı, yepyeni yetenekler yıla damgasını vurdu. Ama bu arada, özgürlüğün müziğine şekil vermiş pek çok efsane isim de ebediyete intikal etti. Bazılarını da COVID vurdu.
    Kerem Görsev ve Yavuz Baydar, pandeminin baskısı altında geçen 2020 yılında öne çıkan albümleri, isimleri, arayışları, ölenlerin insanlığa bıraktığı mirasın anlamını konuştular. 
    Sohbeti podcast NAR'da, Yavuz Baydar'ın "2020'nin en iyileri" dökümünü de aşağıdaki Spotify listesinden dinleyebilirsiniz.
    57 min
  • Gidenler dönmeyecek: Mars’a tek yönlü bilet alır mısınız?
    Dünya bir yandan koronavirüs salgınıyla boğuşurken, diğer yandan bilim insanlarının çalışmaları ve teknolojinin baş döndürücü yenilikleri hız kesmeden sürüyor.
    Hafta içinde eski İsrail uzay güvenlik şefi Prof. Haim Eshed’in, uzaylıların var olduğu yolundaki iddiası gündem oldu.
    Eshed, insanlığın buna henüz hazır olmadığını ileri sürerek, bu bilgiyi yıllardır sakladıklarını iddia etti. Öyle ki, ABD Başkanı Trump’ın uzaylılarla bir pazarlığa giriştiğini öne sürdü.
    İsrailli istihbaratçının iddiası sonrası yakın zamanda Mars’a yolculuk projeleri tekrar gündemde.
    Elon Musk’ın sahibi olduğu Space X, sürekli olarak Mars’a füzeler yolluyor. Son olarak "Starship SN8" adlı roket prototipi Teksas'ta yapılan testin inişi sırasında patlasa da başarıya ulaştı.
    Yakın bir gelecekte Mars’a insanların da kafileler şeklinde belirli testlerden geçerek yollanması planlanıyor. Ancak Mars yolculuğunun geri dönüşü olmayan tek yönlü bir yolculuk olacağı üzerinde duruluyor.
    Teknofilia’da bu hafta Ahval editörleri Ali Aslangül, Ali Abaday ve Evren Dede, “Mars’a tek yönlü bilet alır mısınız?” sorusuna cevap arıyor.
    Programda ayrıca Huawei üzerinden Çin’in Uygur Türkleri’ni fişleme planları da ele alınıyor.
    Huawei’nin, Uygur Türklerini anında hükümete ihbar eden yüz tanıma sistemini test ettiği ortaya çıkmasının ardından Fransız süper star Griezmann, bu şirketle sponsorluk anlaşmasını iptal etti.
    Ahval editörleri, Huawei skandalı üzerinden etik konusunu da masaya yatırıyorlar.
    Son olarak programda, Japonya’nın doğum oranını artırmak için devreye sokmayı planladığı yapay zekâ projesi de konuşuldu.
    Ülkede azalan doğum oranına karşı, 2021'den itibaren yapay zekâ yardımıyla eş bulma projelerine destek verilecek.
    1 hr 6 min
  • Geçen yılın kişisi Gergerlioğlu sordu, 2020'nin 'Yılın Kişi'lerinden Fincancı 'mücadele'yi anlattı
    Ahval editörlerinin 2019'da başlattığı 'Yılın kişisi' geleneğinde, bu yıl Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi eski Başkanı Prof Sinan Adıyaman, mevcut Başkan Şebnem Fincan Korurcu ile TTB ve sağlık çalışanları yılın kişi ve kurumları seçildi.
    HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ise 2019'un 'Yılın kişisi' seçilmişti. 
    Konuşa Konuşa'da Gülten Sarı'nın konuğu olan Fincancı ve Gergerlioğlu hem koronavirüse karşı mücadelede TTB'nin çabalarını hem de hak ihlallerine karşı insan hakları savunmasını değerlendirdi.
    37 min

About Ahval

From the publisher's feed

Ahval Türkiye’nin gerçek gündemi: Sıcak gelişmeler, bilmeniz gereken tüm haberler, özgür yorumlar, uzman analizleri.