
Sign up to save your podcasts
Or


Oyuncunun görevi üzülmeyi, ağlamayı ya da korkuyu doğrudan “oynamak” değildir. Duygu, doğru koşulların, eylemin ve ilişkinin içinden kendiliğinden ortaya çıkan bir sonuçtur. Bu bölümde Stanislavski’nin duygusal bellekten fiziksel eylemlere uzanan yaklaşımını ele alıyor; kameranın karşısında bir duyguyu göstermeye çalışmak yerine, o duyguyu doğuracak “ateşi yakmayı” konuşuyoruz. Çünkü ateşi yakabilirsiniz; ama sıcaklığı oynayamazsınız.
https://kreosus.com/altkatsanat/about
Oyunculukta çoğu zaman duyguya, ifadeye ve “iyi görünmeye” odaklanırız. Oysa kamera, oyuncunun ne hissettiğinden önce dikkatinin nerede olduğunu kaydeder. Bu bölümde Stanislavski’nin “dikkat çemberi” üzerinden, oyuncunun kendisine bakmayı bırakıp partnere, ilişkiye ve içinde bulunduğu duruma gerçekten yönelmesini konuşuyoruz. Çünkü kamera karşısında korkuyu yenmenin yolu kendimizi kontrol etmek değil, dikkati doğru yere taşımaktır.
https://kreosus.com/altkatsanat/about
Bugün tiyatro dünyasında son zamanlarda en sık duyduğumuz cümlelerden birini konuşacağız: “Tiyatro biletleri çok pahalı.”
Destek için: Kreosus
Kamera gerçeği kaydetmez; gerçek olduğuna inandığı şeyi kaydeder. Oyuncunun görevi seyirciyi duygulandırmaya çalışmak değil, içinde bulunduğu koşullara gerçekten inanmaktır. Çünkü duygu değil, inanç bulaşır. Bu bölümde kamera karşısında gerçeklik duygusunu, oyuncunun inancını ve “oynamak” ile gerçekten yaşamak arasındaki farkı konuşuyoruz. https://kreosus.com/altkatsanat/about
Sahne oyuncuya saklanabileceği bir mesafe verir; kamera ise o mesafeyi ortadan kaldırır. Yakın planda küçük bir tereddüt, sahte bir bakış ya da gizlenen bir duygu bile görünür hâle gelir. Peki kamera karşısında gerçekten “küçük oynamak” mı gerekir? Bu bölümde yakın planın oyuncudan ne istediğini, neden bir mikroskop gibi çalıştığını ve kamera karşısında “saklanacak yerin olmaması" fikrini konuşuyoruz.
https://kreosus.com/altkatsanat/about
Kamera yalnızca bizi kaydeden bir araç değildir; bizi izleneceğimizi bildiğimiz anda değiştiren psikolojik bir etkendir. Bedenimiz, sesimiz, bakışımız, hatta nefesimiz bile kamera karşısında farkında olmadan dönüşür. Peki oyuncu, izlendiğini ve değerlendirildiğini bilmesine rağmen yaşamaya devam edebilir mi? İlk bölümde kamera karşısında oyunculuğun temel sorusunu buradan yola çıkarak ele alıyoruz.
https://kreosus.com/altkatsanat/about
Bir tiyatro mekânını gerçekten belirleyen şey yalnızca duvarları, sahnesi ya da koltukları değildir. Bakışın nasıl yönlendirildiği, sesin nasıl yayıldığı, ışığın nasıl kullanıldığı, ekonomik koşullar ve iktidar ilişkileri de sahnenin görünmeyen mimarisini oluşturur.
Destek olmak için: https://kreosus.com/altkatsanat/posts
Tiyatro mekânı sadece oyunların sergilendiği bir alan değildir; aynı zamanda seyirciyi, oyuncuyu ve anlatıyı şekillendiren görünmez bir dramaturjidir. Destek olmak için: https://kreosus.com/altkatsanat/posts
Rudolf Laban'ın hareket analizine dayanan yaklaşımı, oyuncunun bedenini yalnızca bir ifade aracı değil, düşüncenin ve duygunun taşıyıcısı olarak ele alır. Bu bölümde Laban'ın hareket kuramını, oyunculuk eğitimine katkılarını ve karakter yaratımında nasıl kullanılabileceğini sade ve uygulanabilir örneklerle konuşuyoruz.
Altkat Sanat Podcastlerine destek olmak için: https://kreosus.com/altkatsanat/about
Kahkahadan Kim Korkar? Deniz Göktaş'ın tutuklanması üzerine...
Altkat Sanat podcastlerine destek olabilirsiniz: https://kreosus.com/altkatsanat/about
From the publisher's feed

8 Listeners

23 Listeners