Antakya’dan İstanbul’a gelen değerli misafirlerimizi güncemize davet ettik, incelikle teşrif ettiler. Kendileriyle yaptığımız bu anlamlı söyleşileri sizlere sunarken, bölümlerin metinlerini yazan, özüyle sözüyle ışıldayan, özüyle sözüyle Antakya olan sevgili Tuğçe Tezer’e teşekkürlerimi sunuyorum. ☘️
Arif geçen ay Antakya'ya giderken "Merhaba Antakya" demiş, dönüşte arkadaşlarıyla birlikte kaydettiği "Antakya Güncesi"yle Antakya'ya seslenmişti. Geçtiğimiz günlerde bir imkân oldu ve Antakya'dan dostlar, İstanbul'a geldi. Bu defa Arif, Antakyalı dostları Postane'de misafir ediyor; onlarla hayata, Antakya'ya, deprem sonrası yaşama ve şüphesiz İstanbul'a dair sohbet ediyor.
Hoşgeldin Antakya sohbetlerinin üçüncüsünde Eda Dinçman, İstanbul ve Antakya'nın benzerliğini, depremden sonra Antakya'dan uzak kalmanın zorluğunu, depremi bekleyen İstanbul'un Antakya'da yaşananları yaşamamak için hazırlanması ihtiyacını, Antakya'nın ve şehirlerin iyileşmesi ve gelişmesinde sanatın, kültürün önemini, İstanbul'u sevmenin, Antakya'yla dayanışmanın değerini anlatıyor.
İyi ki varsın Eda Dinçman.
Yalnız değilsiniz, beraber iyileşeceğiz.