Yeni Fikirler

Arkadaşlarla Kahve Molası: Bedava Terapi Seansı


Listen Later

Modern çağın en büyük sorunlarından olan giderek artan sosyal izolasyon, hayatımızda etkilerini çeşitli yönlerden gösterir. İnsanlar, evrimsel açıdan “ultra-sosyal bir tür” olarak tanımlanabilir. Hayatta kalmak için bir gruba ait olmamız gerekir ve bu durum, beynimizin sosyal sinyallere ve bağlara aşırı duyarlı bir şekilde gelişmesine yol açmıştır. Dolayısıyla sosyal bağlar kurmak, insanlığın en temel ihtiyaçlarından biri haline gelir.

Sosyal bağ yoksunluğunun hayatımızdaki etkilerine bakmadan önce, yalnızlığı fiziksel bir durum olan tek başına olmak anlamıyla değil; kimsesiz veya izole hissetmek anlamıyla kullandığımı belirtmem gerek. Hepimiz belirli zamanlarda yalnız olmayı ister ve bunu seçeriz. Fakat bu, çoğu zaman içsel bir yalnızlık hissine kapılmamıza neden olmaz. Duygusal bir deneyim olan yalnızlığın mental sağlık üzerindeki olumsuz etkileri araştırmacılar tarafından birçok kez incelenmiştir ve uzun süreli yalnızlık; depresyon, anksiyete ve uyku bozuklukları ile ilişkilendirilmiştir.

Aynı zamanda yalnızlık, psikolojide “ko-regülasyon” dediğimiz, duygusal düzenleme kapasitemizin başkalarıyla kurduğumuz güvenli ilişkiler aracılığıyla gelişmesini sekteye uğratır. Bunun sonucunda tekrarlayan düşünceler artabilir, kendimize gereğinden fazla yüklenmemize neden olabilir ve bu da içsel motivasyonumuzu düşürür. Yani büyüklerimizden sıkça duyduğumuz ‘Dert paylaşınca azalır, sevinç paylaşınca çoğalır’ deyimi aslında bilimsel bir çerçeveye de dayanmaktadır.

Bizi en çok güçlendiren şeylerden biri güçlü sosyal bağlarımızdır. Kendi hayatınızdan da yola çıkarsanız, yakın bir arkadaşınızla yaptığınız en basit aktivite bile, aktivitenin kendisinden bağımsız olarak size enerji verir; kendinizi güvende hissedersiniz ve onunla konuşmak yaşadıklarınızı ya da hissettiklerinizi daha iyi anlamanıza yardımcı olur. Bunun sonucunda adeta deşarj olursunuz. Bu da kurduğumuz arkadaşlıkları hayatımızda çok daha önemli bir yere taşır. Arkadaşlar sadece keyifli vakit geçirmek için değil; zihinsel sağlığımızı korumak, duygularımızı düzenlemek ve hayatın zorluklarına karşı daha dayanıklı olmamızı sağlayan insanlardır.

Bilimsel bulgular da arkadaşların hayatımızdaki önemini destekler niteliktedir. Örneğin, güvendiğiniz biriyle duygularınızı paylaşmanın beynin stres hormonu kortizol seviyesini düşürdüğü tespit edilmiştir. Yani bir arkadaşınızla dertleştiğinizde sadece iyi hissetmezsiniz; aynı zamanda kalp ritminiz düzenlenir, stresiniz azalır ve parasempatik sinir sisteminizin aktive olması nedeniyle daha sakin hissedersiniz. Kısacası arkadaşınızla dertleşmek, yalnızca bir paylaşımda bulunmaktan daha fazlasıdır; zihninizde büyük gibi görünen bir problemin daha yönetilebilir bir hale gelmesini sağlayan biyolojik ve psikolojik bir süreçtir.

Arkadaşlıklar sadece sosyal bir tercih değil, psikolojik bir ihtiyaçtır, hatta mental sağlığınıza yaptığınız bir yatırımdır. Güvendiğiniz bir arkadaş, beyninizde stresi azaltan, duygularınızı düzenleyen ve düşünce biçiminizi iyileştiren bazı mekanizmaları harekete geçirir. Bu nedenle, arkadaşınızla içtiğiniz bir kahve, sandığınızdan daha iyileştirici olabilir.

...more
View all episodesView all episodes
Download on the App Store

Yeni FikirlerBy Yeni Fikirler